Milet Okulu

MİLET OKULU

Thales (M.Ö. 624-546)

Bugün Aydın ili sınırlarında yer alan bir İyonya
kenti olan Miletos’ta yaşamıştır. Aynı kentte yaşayan Anaksimandros ve
Anaksimenes ile birlikte Milet Okulu düşünürleri olarak anılırlar.

Herakleitos, onun ilk yıldızbilimci olduğunu
söyler.
M.Ö. 585 yılındaki güneş
tutulmasını önceden tahmin etmiştir.

İlk filozofların ortak özelliklerinden biri
Doğu’ya, özellikle Mısır’a seyahat etmeleri ve oralardaki matematik, astronomi
gibi bilgiler içeren kaynaklardan haberdar olmalarıdır. Thales de Mısır’a
gitmiş ve oradan bir şeyler öğrenmiştir.

Elimizde yazılı bir eseri bulunmayan
Thales’le ilgili malumat ağırlıkla Aristoteles’in eserlerinde Thales’e
atfedilenlerle sınırlıdır.

Su (hydor), her şeyin arkhesi, ilkesi, doğası veya nedenidir
(Metafizik, 983b, 20).

Bu sözüyle varolanı mitoslarla açıklayan
gelenekten ayrılır ve varolanların kökenine dair rasyonel bir açıklama ortaya
atar.

Maddi özellikli suyu her şeyin kökeni
olarak kabul eden Thales, bu bakımdan hilozoizmin de öncüsüdür (hilozoizm =
canlı maddecilik).

Anaksimandros (M.Ö. 611-M.Ö. 549)

Anaksimandros evrendeki tüm şeylerin kökeni
(arkhe) olarak, “apeiron” denen soyut bir kavram
önermektedir. “Sınır” anlamına gelen “peras” sözcüğünün
önüne, olumsuzluk anlamı veren “a” harfi
getirilerek türetilen “apeiron” sözcüğü, nicel
bakımdan sınırsız, nitel bakımdan ise belirsiz bir yapıya işaret eder.

Bu metafizik sıçrama ileriki düşünürler
tarafından fark edilmemiş ve tekrar maddi arkhe arayışlarına devam edilmiştir.

İlk filozofların önemli bir kısmı evrende zıt
özellikler ya da unsurlar arasında dinmek bilmez bir mücadele olduğunu, evren
düzeninin de zıtlar arası bir uyumdan ibaret olduğunu düşünmekteydiler.

Anaksimandros, birbirleriyle çatışma
halinde olan zıt unsurlardan herhangi birini köken olarak görmek yerine, maddi
unsurlardan ve zıtlık mücadelelerinden bağışık, soyut bir yapıyı arkhe olmaya
daha uygun bulmaktaydı. Kısacası, evrendeki her şeyin bir zıtlık ilişkisi
içinde olduğunu ama tüm bu zıtlıkların apeiron denen bir ilk kökenden çıkıp
yine ona döndüklerini savunmaktaydı.

Anaksimandros’un felsefenin gelişimine yaptığı
en büyük katkı, evrende tek bir yasanın hüküm sürdüğünü belki ilk kez dile
getirmiş olmasıdır. Anaksimandros’un düşüncelerinde yasa, bir anlamda kör
kaderin (moira) yerini almıştır.

Anaksimandros’un evreni, hiçbir boşluk
içermeyen ve belli sayıda karşıtlığın, bir yasa doğrultusunda birbirlerinin
yerlerini alıp dönüştükleri bir düzendir

Anaksimandros, bilinen ilk dünya haritasını
çizmiş, başlangıçta tüm canlıların suda yaşadıklarını, oradan karaya çıktıklarını
söyleyerek evrimci açıklamaların atası olmuştur.

Anaksimenes (M.Ö. 585-528)

Arkhe olarak Anaksimandros’unki gibi soyut
bir yapı yerine, hava (aer) gibi somut bir yapı
önermiştir.

Anaksimenes, ilk madde olan havanın, kendi
yapısında bir hareket özelliği taşıdığını, karşıt nitelikleri barındırabilecek
bir yapı olduğunu düşünmekteydi.

Hava, seyrelerek ve genleşerek diğer
maddeleri meydana getiriyordu.

İLKÇAĞ FELSEFESİ

Yard. Doç. Dr. Serdar Uslu

Anadolu Üniversitesi Yayını No: 1944

Ağustos 2009, Eskişehir