Mescidi Nemire Nedir, Tarihçe, Özellikleri, Hakkında Bilgi

25

Mescid-i Nemire. Arafat’ta vakfe öncesi öğle ve ikindi namazlarının cemedilerek kılındığı büyük mescid.

Nemire, Arafat’ın batı tarafında küçük bir dağın adıdır. Veda haca sırasında Hz. Peygamber için burada kıldan bir çadır kurulmuştu. Yine burada Harem sınırının bittiği yerde Ürene vadisinde düz bir alan­da Resûl-i Ekrem Veda hutbesini okumuş ve öğle ile ikindi namazını cem’-i takdimle kılarak vakfe mahalline geçmişti. Resûlullah’ın namaz kı­lıp hutbe okuduğu bu mekânda sonradan bir mescid yapılmıştır. Mescid kaynaklar­da daha çok Mescid-i Arafe ve Mescid-i İbrahim olarak geçer. Buraya vadinin adı­na izafetle Mescid-i Ürene, Arafat’a iza­fetle Arafat Musallası da denilmiştir. An­cak Hz. Peygamberin çadırının kuruldu­ğu tepeciğe nisbetle Mescid-i Nemire di­ye meşhur olmuştur. Mescidin Arafat da­hilinde bulunduğuna ve kıble duvarının tam Ürene vadisine sınır olduğuna dair bazı âlimlerin görüşünü aktaran İbn Ab­dülber mescid mahallinin Ürene vadisine dahil olduğu­nu ve burada vakfe yapılamayacağını be­lirtir. Bugünkü mesci­din ise yalnız batı ve kuzeyindeki bir bö­lümü Arafat sınırı dışında kalmaktadır.

Resûi-i Ekrem’in insanlara hitap et­mesi için Urene’de küçük taşlardan bir minber yapılmıştı. Sei suları zamanla bu minberi yıkınca Abdullah b. Zübeyr, Mek­ke hâkimiyeti sırasında buraya hurma kütüğünden yeni bir minber koydurdu. Burası, vakfe için gelen müslümanların öğle ve ikindi namazlarını cemederek kıl­mak üzere toplandıkları, etrafı duvarsız ve üstü açık düz bir alan iken Emevîler döneminde etrafı duvarla çevrildi. Mes­cidin ölçüleriyle ilgili olarak III. (IX.) yüzyı­lın ortalarında vefat eden Ezraki ile ondan çeyrek asır sonra vefat eden Fâkihî’nin verdiği rakamlar arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Fâkihî’nİn ver­diği 313 x 340 zira şeklindeki ebat (yak­laşık 150 x 163 m.), XX. yüzyılın başında hac emirliği yapan İbrahim Rifat Paşa’nın 90 x 80 m. olarak verdiği ebattan çok da­ha geniştir. Önceleri mescidin etrafı üze­rinde burçlar bulunan duvarlarla çevriliydi. Mescidin mihrabının önüne arka­daki cemaatin imamı görebilmesi için 1 m. kadar yükseklikte bir seki yapılmış­tı; imam onun üzerinde durarak namaz kıldırırdı.