Melihi Şair, Divan Şairi, Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

26

Melî­hî. Fâtih Sultan Mchmed devri divan şairi.

Hemen bütün kaynaklarda Tokat’ta doğduğu belirtilmekte, yalnız Âşık Çelebi Sinoplu veya Kastamonulu olabileceğini söylemektedir. Küçük yaştan itibaren iyi bir öğrenim gören Melîhî tahsilini ilerlet­mek için genç yaşta gittiği İran’da Arap­ça ve Farsça ile belagat ilmini öğrendi; şiir ve edebiyat bilgisini geliştirdi. Bu ara­da Molla Câmî ve Aydınlı Dede Ömer Rûşenî ile ders arkadaşı oldu, sohbetlerde bulundu.

Fetihten kısa bir süre sonra İstanbul’a gelen Melîhî hayatında bir dönüm noktası teşkil eden Bursalı Ahmed Paşa ile tanış­tı. Bir süre ona hocalık ederek edebî kişi­liğinin şekillenmesinde etkili oldu. Ahmed Paşa ile yakınlığı vesilesiyle Fâtih Sultan Mehmed’in huzuruna çıktı ve onun musahihleri arasına girdi. Melîhî’nin bulun­madığı sohbetlerden Fâtih’in zevk alma­dığı birçok tezkirede kaydedilir. Nitekim Âlî Mustafa Efendi Künhü’l-ahbâr’da, “Onsuz olan meclisi taâm-ı bî-nemek ad­dederlerdi” demektedir.

İçkiye olan aşırı düşkünlüğü ve rindâne bir hayatı tercih etmesinden dolayı Melî­hî bu güzel ortamı çabuk kaybetti. Şeyh Rûşenî, kendisine birkaç defa İran’dan mektup yazıp kötü alışkanlıklarından vaz­geçmesini tavsiye ettiyse bir etkisi olma­dı. Molla Câmî’nin tasavvufa dair yazdığı birkaç risaleyi kendisine gönderince Me­lîhî, “Bizde bu hediyeyi alacak liyakat kal­madı” diyerek kabul etmedi ve alışkanlık­larını sürdürmeye devam etti. Kaynak­larda belirtildiğine göre MelîhFnin içkiye olan zaafı üzerine onu çekemeyenlerin yaptığı dedikodular Fâtih Sultan Meh­med’in kulağına kadar gitmiş, sultan onu içki içmeyeceğine dair tövbe ettirip ye­min verdirmiş, buna rağmen Melîhî’nin yeminini tutamadığını görünce de onu affetmiştir. Fâtih’in vefatından sonra ip-tilâsı bir kat daha artan Melîhî, II. Bayezid devrinin (1481-1512) başlarında öl­müştür.