Melchior Palagyi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

21

PALAGYI, Melchior (1859-1924)

Macar, filozof ve bilgin. Yanlışların nesnel gerçeklerle düşünsel gerçekleri birbirine benzetmekten kaynaklandığını ileri sürmüştür.

26 Aralık 1859’da, Macaristan’da Paks’ta doğdu, 13 Temmuz 1924’te Darmstadt’ta öldü. Ortaöğreniminden sonra Budapeşte Üniversitesi’nde fizik, matematik, biyoloji ve psikoloji okudu. Uzun süre yazın eleştirileriyle uğraştı. 1900’den sonra Almanya’ya gitti, Alman filozoflarıyla yakın ilişkiler kurdu. Macaristan’ın Kolozvar (bugün Romanya’da Cluj) kentinde fizik ve matematik okuttu. Sonra yeniden ölünceye dek kaldığı Almanya’ya döndü.

Palagyi’nin felsefe çalışmaları doğa bilimlerinden kaynaklanır. Felsefesinin odağını bilgi sorunlarının çözümü oluşturur. Bu sorunlara çözüm ararken biri doğa bilimlerinden, özellikle fizyoloji ve kuramsal fizik verilerinden yararlanma, öteki eleştiri olmak üzere iki yönteme dayanır. Eleştiride Hegel’in geliştirdiği diylektik yöntemi benimser, bilginin açıklanı-şında yaşamla tini birbirinden ayırarak Dirimselcilik’ in öngördüğü kurama yaklaşır. Özellikle diyalektiğin temelini oluşturan sav-karşısav karşıtlığından yola çıkarak sorunları çözmeye çalışır. Öte yandan önsel (a priori) ve deney sonrası (a posteriori) arasındaki ayrıma dayanan bilgi kuramına karşı çıkar. Halagyi’ ye göre yanlışların kaynağı dirimsel (vital) olanla anlıksal olanı, bilinç akışı içinde gerçekleşeni birbirinin özdeşi ya da benzeri sanmaktır.

Gerçek insana bilinç akışı içinde verilir. Bu konuda Palagyi üçlü bir yöntem önerir. Mekanik olayı bütün insanlar gözlemleyebilir, dışadönük olduğundan, bütün duyulara açıktır. Dirimsel olan ise dolaylı olarak, ancak bu alanda çalışanlarca, gözlemlenebilir. Çünkü yaşamın akışı içindedir ve onunla bağlantılıdır. Bilinçle ilgili olanı gözlemleme olanağı yoktur, o başka süreçlere uygulanamaz. Bu nedenle bilinçsel gerçek yalnız bilincin akışı içinde kavranabilir. Bilinç, dirimsel süreci kesintisiz bir akış içinde değil, belli aşamalarda sınırlandırarak, “noktalayarak” yakalar. Bilginin kazanılması, bilincin bu kesintili sınırlandırmalardaki hızına bağlıdır.

Tanrı bir olgudur, bütün zaman sürecini çok kısa süre içinde sınırlandırarak kavrar. Onun için değişik sınırlandırmalar, ayrı ayrı bilinç aşamalarında durma, söz konusu değildir. O, bütünü belli ve en kısa sürede, kapsar, bilir. Palagyi için algılamanın temelini düşleme, nesneyi bilincin akışı içinde simgeleştirme oluşturur. Ona göre ancak düşlenebilen, anlama yetisinde canlandırılabilen bir nesne algılanabilir.

Palagyi’nin öngördüğü kuramsal fizik, birtakım karşıtlıkların birliğinden oluşan, uzayın algılanmasına dayanır. Ona göre bütün devinimler, gerilimlerden (akımlardan) ve gerilimleri birinden ötekine aktaran, dingin bir taşıyıcı “âther”den kaynaklanır. Gerçekte bağımsız bir uzay (Raum) yoktur, uzam bir “akış”tır. Uzayın üç eksenli koordinatlar dizgesi, zamanın dört eksenli düzenine dayanır. Uzayı oluşturan zamanın birbirini izleyen kısa süreli etkinlikleridir.

•    YAPITLAR (başlıca): Der Streit der Psychologisten und Formalisterı in der modernen Logik, 1902, (“Modern Mantıkta Psikolojistler ve Formalistler Çekişmesi”); Die Logik auf der Scheidewege, 1902, (“Mantık Yol Ayrımında”); Naturphilosophische Vorlesungen über die Grund-probleme des Lebens und des Bewusstseins, 1908, (“Yaşam ve Bilincin Temel Sorunları Konusunda Doğa Felsefesine Özgü Konuşmalar”); Zur Weltmechanik, (ö.s.), 1925, (“Evren Mekaniği Üstüne”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi