Mehmet Şefik Bey -Hattat- Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

44

Mehmed Şefik Bey (1820-1880) Osmanlı hattatı.

Beşiktaş’ta Kılıçali semtinde dünyaya geldi. Babası Babıâli Tahvil Kalemi hulefâ-sından Süleyman Mahir Bey’dir. Doğum tarihi kayıtlı değilse de altmış yaşında iken vefat ettiği yakıniarınca belirtildi­ğinden bu tarih 1820 olarak kabul edil­mektedir. İlk tahsilini bitirdikten sonra Dîvân-ı Hümâyun Tahvil Kalemi’ne girdi. Burada mahlas almak usulden olduğu için vaktiyle aynı yerde çalışmış olan büyükba­basının Sebzî mahlası kendisine de verildi. Ancak Tahvil Kalemi’ndeki yeknesak iş dü­zeninden sıkılan Şefik Bey kalemden ay­rılıp hüsn-i hat öğrenmeyi tercih etti. Ga­lata Sarayı’nın hat hocası Ali Vasfı Efen-di’den sülüs-nesih yazılarını meşkederek İcazet aldı. İcazetnamesinin akıbeti bilin­memekle beraber teyzesinin zevci olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin kendi­sine verdiği icazet tasdikinden bunu 183S yılında aldığı anlaşılmaktadır.

Şefik Bey, herhalde Ali Vasfı Efendi’nin 1837’deki ölümünden sonra Mustafa İz­zet Efendi’nin öğrencisi oldu ve otuz yıl boyunca evin bir ferdi gibi yeni üstadının konağında ikamet etti. Hocasının Eyüp Sultan Camii hatipliğine getirildiği 1839 yılında ondan tekrar icazetname almaya hak kazandı. Kazasker Mustafa İzzet Efendi, evlâdı gibi sevdiği bu müstesna talebesinin hüsn-i hat sahasında yetişme­si için elinden geleni esirgemedi ve ken­disi 1845’te Sultan Abdülmecid’in ikinci imamlığına tayin edildiğinde uhdesinde bulunan Hademe-i Hümâyun ve Muzıka-i Hümâyun hat muallimliklerini Meh­med Şefik Bey’e devretti. Bu vazifesini otuz dört yıl sürdüren Şefik Bey, ayrıca Silâhşorân-ı Hassa-i Şâhâne’de hat mu­allimliğinde bulundu. Sultan Abdülme­cid’in şahsî takdirleri dolayısıyla ken­disine 11 Eylül 1849’da “rütbe-i hâcegâ-nî” tevcih edildi. Fakat Nişân-ı Hümâyun Kalemi mensubu olmadığı halde, Os­manlı tahtına çıktığı vakit tuğrasını çeke­cek kadar Sultan V. Murad’a bağlılık duy­masından ötürü 1879’da 750 kuruş ma­aşla emekliye ayrıldı. Vefatında Yahya Efendi Dergâhı naziresine defnedildi. Kabrinin hem mâna hem vezin itibariyle bozuk, ayrıca kötü bir ta’lik hattıyla ya­zılmış olan manzum kitabesi şimdi yerin­de değildir. Şefik Bey’in iki kızından küçü­ğü Huriye Hanım da sülüs ve ta’likyazmış olup askerî mektepler yazı muallimlerin­den Ali Rızâ Efendi’nin zevcesîdir. Hayatı boyunca Beşiktaş’ta oturan Şefik Bey, kı­zının deniz havasından rahatsızlanması üzerine son yıllarında Hırka-i Şerif (Yeni-bahçe) taraflarına taşınmıştır.