Mehmet Kaya Bilgegil Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
80

Mehmet Kaya Bilgegil, (1921-1987) Edebiyat tarihi araştırmacısı, edip.

Sivas’ın Gürün ilçesinde doğdu. Gürün’de Moilavelioğlu diye tanınan bir aile­ye mensuptur. Üç yaşında babası Abdul­lah Bey’in, bir yıl sonra da annesi Zeli-ha Hanım’ın vefatıyla küçük yaşta yetim kaldı, dedesi ve dayılarının himayesi al­tında yetişti. İlk öğrenimini bu kasaba­da yaptı, ortaokulu Sivas’ta bitirdi. Er­zurum’da başladığı lise tahsilini İstan­bul’da Kabataş Erkek Lisesi’nde tamam­ladı (1942]. İstanbul Üniversitesi Edebi­yat Fakültesi ile Yüksek Öğretmen Oku-lu’nun Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri­ni bitirdikten sonra (1947) İzmit, Trabzon ve Adana liseleriyle Gazi Eğitim Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951’de Paris Sorbonne Üniversitesi Mu­kayeseli Edebiyat Kürsüsü’nde “Lamartine’de İstanbul” konusu üzerine hazır­ladığı “doctorat d’universitö” ile edebi­yat doktoru unvanını aldı. Dönüşünde bir müd­det daha Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Öğ­retim faaliyetine devam ettikten sonra 1966’da yeni Türk edebiyatı doçenti ola­rak Erzurum Atatürk Üniversitesi Ede­biyat Fakültesi’ne tayin edildi. 1970’te profesörlüğe yükseldi. Aynı üniversite­nin İslâmî İlimler Fakültesi’nde kurucu dekan olarak görev yaptı. İstanbul kü­tüphanelerinde daha iyi çalışabilmek için Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Ede­biyat Fakültesi’ne geçti. Sağlık durumu dolayısıyla 21 Temmuz 1986’da emekli oldu. 21 Ekim 1987’de vefat etti. mezarı Karacaahmet’te Os­man Şems Efendi’nin kabri yakınındadır.

Öğrencilik ve gençlik yıllarında Yedigün, Değirmen ve Türk Yurdu gibi der­gilerde şiirler yayımlayan Bilgegil, haya­tı boyunca bu ilgisini bir sanat zevki ola­rak devam ettirmişse de bunları kitap haline getirmemiştir. Bir araştırmacı ola­rak çalışmaları daha önemlidir. Henüz fakülte öğrencisi iken Darendeli saz şai­ri Kusûrî hakkında hazırladığı ve ken­disinin ilk kitabı olan araştırması, halk edebiyatı alanında metotlu ve ilmî bir çalışma olarak dikkat çekti. Yine aynı yıllarda neşrettiği ve mensur şiir tarzı­nın son güzel örneklerini veren Cehen­nem Meyvası adlı kitabının “Şiir ve Mâbâdi” adını taşıyan uzun giriş kısmı, mis­tik ve şairane tarafları ağır basan önem­li bir şiir estetiği nazariyatıdır (poetika). Kaya Bilgegü’in ilmî araştırmada verim­li yılları Gazi Eğitim Enstitüsü ile Atatürk Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliği yıllarına rastlar (1959-1980).

Dar bir alanda ihtisas sahibi olmak yerine diğer disiplinlere yabancı kalma­mak gerektiği kanaatinde olan Kaya Bil-gegil Türk edebiyatının çeşitli alanları­na ilgi duyduğu gibi aynca edebiyat ve siyaset tarihimizi ilgilendiren arşiv vesi­kaları üzerinde de önemli çalışmalar yap­mıştır. Zİyâ Paşa hakkında hazırladığı monografisi ve özellikle Yeni Osmanlılar üzerindeki çalışmaları onun bu tarafla­rını aksettiren örneklerdir. Yerli arşivi­mizin yanı sıra Avrupa arşivlerinde de araştırmalarda bulunan Kaya Bilgegil Yeni Osmanlılar tarihine de değerli bilgi­ler kazandırmıştır. Son olarak 1981 “de Fransa’da yaptığı etraflı arşiv çalışması­nın neticelerini ortaya koymaya imkân bulamamıştır. Gazi Eğitim Enstitüsü İn­celeme ve Araştırma Dergisi, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Araş­tırma Dergisi, Kubbealtı Akademi Mec­muası gibi dergilerle Zafer, Son Hava­dis, Orta Doğu gibi gazetelerin sayfa­larında kalmış diğer yazıları da onun bazan âlimane, bazan şairane taraflarını aksettiren ve ihmal edilmemesi gere­ken makaleleridir. Bunlar arasında ye­ni İstanbul gazetesinde tefrika edilen “Kaybedilen Topraklar” (1966] adlı uzun yazısı, Osmanlılar’ın Rumeli’nden çeki­lişlerini anlatan duygu yüklü bir tarihî nesir örneğidir.

Eserleri

  • XVIII.’nci Asır Saz Şairle­rinden Kusûrî.
  • Ce­hennem Meyvası.
  • Abdülhak Hâmid’in Şiirlerinde Ledünnî Meselelerden Allah I: Allah ve Onun Vücûdunu İfade Eden İsimler. Bilgegil bu kitabında, Hâmid’de genel olarak İslâmî ve metafizik prob­lemleri ele aldıktan sonra, bütün şiirle­rinde Allah kelimesiyle Allah’ın diğer isim ve sıfatlarının morfoloji, sentaks ve se­mantik açılarından kullanılış şekillerini gözden geçirmiş, ayrıca bu kavramın fe­sahat ve belagat bakımından gösterdi­ği özellikleri incelemiştir. Esere bu ba­hisleri değerlendiren şemalar ve İstatis­tik cetvelleriyle daha da müşahhas bir özellik kazandırılmıştır. Yazar tarafından eserin Hâmid’de dinî ve metafizik mese­lelerin kaynağının araştırılacağı bildirilen ikinci cildinin neşri ise gerçekleşeme­miştir. Yakın devir edebiyatımız için te­oloji-stilistik bağlantılı bir çalışma ola­rak önem taşıyan eser alanında benze­ri yapılmamış bir araştırma örneğidir.
  • Türkçe Dilbilgisi. Önce Türkçe Dil­bilgisi, Edebiyat Bilgi ve Teorilerine Giriş adıyla iki fasikül halinde yayımla­nan eserde yalnız dilbilgi­si konulan yer almış, daha sonra aynı muhtevayla Türkçe Dilbilgisi adıyla tek­rar yayımlanmıştır.
  • Ziyâ Paşa Üzerinde Bir Araştırma.
  • Tevfik Fikret’in İlk Şiirleri.
  • Mehmed Akif, Resmî Hal Tercümesi, Basılmamış Bazı Mektup ve Manzu­meleri (1971).
  • Hârâbat Karşısında Nâmık Kemâl. Bu çalış­ma edebiyat tarihimizde Ziyâ Paşa’nın Hârâbat adındaki antolojisi etrafında ce­reyan eden çok ünlü polemiğin kronolo­jik ve her bakımdan tenkidî bir dosyası­nı ortaya koymaktadır. Meseleyi özellik­le fesahat ve belagat ilimleri açısından değerlendiren eser, yaygın kanaatlerin aksine, Nâmık Kemal’in Ziyâ Paşa’y ten­kitlerinde haklı olmadığını, eski edebi­yat kültürüne de zannedildiği gibi tam bir hâkimiyet ve vukufu bulunmadığını meydana çıkarmıştır.
  • Şâir Şinâsi, Hal Tercümesi Üzerinde Küçük Bir Araş­tırma.
  • Rönesans Ça­ğı Cihan Edebiyatında Türk Takdirkârlığı. Çok zengin ve geniş bir literatüre ve kütüphane araş­tırmalarına dayanan bir çalışmadır.
  • Yafan Çağ Türk Kültür ve Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar I: Yeni Osman­lılar.
  • Yakın Çağ Türk Kültür ve Edebiyatı Üzerinde Araştır­malar II: Müteferrik Makaleler.
  • Edebiyat Bilgi ve Teorileri I: Belagat. Bilgegil’in bu kitabı Hâmid ve Nâmık Ke­mal hakkındaki araştırmalarına temel teşkil eden bilgileri veren ve belagat me­selelerini derli toplu olarak bir araya ge­tiren bir eserdir. Kaya Bilgegil, Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ının yeni bir neşri mü­nasebetiyle yazdığı uzun tanıtma yazısın­da ise Şeyh Galib’i, devrini ve mesnevisini yeni bir yorumla ele almak­tadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi