Medrese Mimarisi, Mimarileri, Tarihi, Hakkında Bilgi

44

İslâm dünyasında gelenek­çi yöntemlerle idare edilen eğitim kurum­ları olan medreseler X. yüzyılda Irak’ta ortaya çıkmakla birlikte kurumsallaşma­larının XI. yüzyılın ilk yarısında Horasan ve Mâverâünnehir’de Gazneli, Karahanlı ve Büyük Selçuklu siyasî çevrelerinde ger­çekleştiği bilinmektedir. Özellikle Vezir Nizâmülmülk’ün yaptırdığı Nizamiye med­reseleri bunların kapsam ve düzen bakı­mından teşkilâtlandırılmasında önemli rol oynamıştır.

İlk medrese binalarının kuruluş ve iş­leyişi hakkında fazla bilgi bulunmamakla beraber bunlar, Selçuklulardan itibaren başta sultanlar olmak üzere önemli kişi­lerce kamu yararına vakıf eserler olarak tesis edilmiştir. Günümüze ulaşmış en eski medrese yapıları eş zamanlı olarak Gazneli, Karahanlı ve Selçuklu çevrelerin­de görülün Karahanlılar’a ait Semerkant’-taki İbrahim Tamgaç Han Medresesi ile (458/1066) Selçukluların Nîşâbur. İsfahan, Merv, Bağdat, Hargird ve Rey gibi şehir­lerde kurdukları medreselerden bugüne kadar gelen son ikisi, medrese mimarisin­de tipik dört eyvanlı şemanın uygulandı­ğını göstermektedir. Bu şemada dörtgen planlı avlunun her kenarında birer eyvan, bunların yanları İle köşelerinde müderris ve talebelerin barındığı hücreler yer al­makta, biri giriş kısmına ayrılan eyvanlar derslik olarak kullanılmakta, kıble yönünde bulunan eyvan ise mihrap ilâvesiyle mescide dönüştürülmektedir. Sonraki ör­neklerde görülen hela. hamam gibi birim­lerle dershane ve hücre duvarlarına açıl­mış niş ve ocak gibi unsurların bu yapı­larda da bulunduğu söylenebilir.

Horasan’ın sivil mimari örnekleriyle pa­ralellik gösteren bu şema, İslâmiyet’in ilk yıllarında eğitimin sürdürüldüğü hoca­nın evinden hareketle geliştirilmiş olma­lıdır. Öte yandan dönemin ev tasarımla­rının sadece kapalı avlulu medreselere örnek olabileceğini ileri süren Aptullah Kuran dört eyvanlı şemanın kökenini Bu­dist manastırlarına dayandırmaktadır. Ancak her amaca uygulanabilmesine son derece fonksiyonel olan bu şema Asya, Anadolu, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika gi­bi farklı coğrafyalarda değişik uygulama­larla değerlendirilmiş ve karakteristik medrese şeması ortaya konulmuştur.