Mecit Gafuri Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

29

Mecid Gafürî (1880-1934) Başkırt ve Tatar Türkleri’nin tanınmış şair ve yazarı.

1 Ağustos 1880’de Başkırdistan’ın Sterlitamak bölgesine bağlı Jilem-Ka­ran köyünde doğdu. İlk tahsilini köyün öğretmeni olan babası Nurgani’den yap­tı. Ortaokul seviyesindeki öğrenimi için Üteş köyünde bulunan medreseye devam etti. Daha sonra Troiski’deki Resû-liye Medresesi’nde okudu. 1901 “de Ka­zak ve Kırgız bölgelerinde öğretmenlik yaptı. 1905 yılında İj-Bubi Medresesi’ne girdi, ancak burada okuyamadan aynı yıl Kazandaki Muhammediye Medresesi­ne devam etti. Gafürî hayatını kazan­mak için çeşitli işlerde çalıştı ve bu se­beple Tatar. Başkırt, Kazak ve Kırgızlar’ı yakından tanıma imkânı buldu. 1911 ‘de Milletke Mehebbet adlı şiir kitabı Çar­lık tarafından toplatıldı ve Gafürî sıkı bir takibata uğradı. Aynı yıl başladığı Şarık Matbaası’ndaki işinde ihtilâle kadar ça­lıştı. 1923’te Sovyetler Birliği tarafından kendisine Başkırdistan halk şairi unva­nı verildi. Özellikle Tatar ve Başkırtlar’ın en sevilen şairlerinden biri olarak haya­tının büyük bir kısmını Ufa’da geçiren Gafürî 28 Ekim 1934’te burada öldü.

Gafürî İlk yazılarını Çağatay ve Kazak edebiyatlarının etkisiyle yazdı. Özellikle Kazak şair Akmollanın tesiri altında yaz­dığı ilk şiirleri sade ve basit dörtlükler­den oluşuyordu. Bu çalışmalarıyla Baş­kırt-Tatar edebiyatına yeni bir tarz ge­tirdi. Daha sonraki makale ve şiirleri­ni ise Tatarca olarak kaleme aldı ve şi­irlerinde aruz veznini kullandı. Gafürî-nin şiir, hikâye, tiyatro, opera, roman ve makaleleri Tercüman, Yoldız, Ka­zan Mohbiri, İrek, Bizning Yul, Hu­kuk ve Hayat, Başkırdistan, Şarık Yar-hları, Anğ, Tataristan, Sovyet Edebi­yatı gibi o dönemin en önemli gazete ve dergilerinde yayımlandı.

Mecid Gafürî, Tatar edebî dilinin or­taya çıkmasında Abdullah Tokay gibi ki­şilerle beraber önemli rol oynamış bir yazardır. Aynı şekilde Başkırtlar’ın da en önde gelen şair ve yazarları arasında kabul edilir. 1917 Sovyet Bolşevik İhti­lâli içinde yaşamış bir yazar olduğun­dan ihtilâlin bütün sıkıntıları eserlerine yansımıştır. İhtilâlden önce yazdığı eser­lerinde daha çok İslâmî ve millî temaları işlemişti. Millî edebiyat geleneğine bağlı kaldığı ve millî kültüre önem verme, millî hamle yapma, bağımlılıktan kurtulmanın gerekliliği gibi konulan ele aldığı bu dö­nemde İslâm âlemini haşmetli mazisine sahip çıkmaya çağırdığı görülmektedir. Ayrıca adaletsizlik ve haksızlıkla müca­dele, açlık, yoksulluk, sefalet, çarlık re­jiminin insanlara uyguladığı baskı, yıldır­ma ve asimilasyon politikası, bağımsız­lığa duyulan özlem, müsiümanlann ge­leceğine beslenen ümit bu dönem eser­lerindeki belli başlı temalardır.

Mecid Gafûrî 1917 İhtilâl’inde ve daha sonraki yıllarda toplumsal konulan işle­yen bir Sovyet halk şairi olarak görün­mektedir. Gafûrî’nin bu dönemde yazdığı birçok şiir ihtilâlciler tarafından elden ele dolaştırıldı. Özellikle “İşçi Poemi”. Tataristan Cumhuriyeti ile Tatarca konuşan di­ğer bölgelerde halka dağıtıldı, “Gizil Bay­rak”, “Azatlık Günleri” gibi şiirleri Azerî Türkçesi’ne nakledildi. “Red-Banner” adlı şiir albümü devrimci Başkırt lirik edebi­yatının başlangıcı ve ana eseri olarak ka­bul edildi. Ancak Gafûrî’nin bu dönemde yazdıklarına bakarak onun dinden çıktığı İleri sürülmüştür. Hayat Merdivenleri ve Kara Yüzler adlı romanları İle Yoksan-mış Tanrı (yok sayılan Tanrı) ve Lenin için yazdığı Ul Ülmegendir (o ölümsüzdür) ad­lı şiir kitapları onun dinsizliğini ispat için gösterilen en önemli delillerdir. Müellif Hayat Merdivenleri’nde cihada karşı çıkmış. Kara Yüzler’ûe ise gayri meşru bir hayatı tasvip etmiştir. Aynca Gafûrî’­nin son zamanlarda yazdığı eserler ihti­lâlde ve ihtilâl sonrasında Sovyetler ta­rafından tamamen propaganda için kul­lanılmıştır. 22 Haziran 1930’da Kazan’da sahneye konan “İşçi” adlı operası Sov­yet Rus yönetimi ileri gelenlerinin bü­yük takdirlerini toplamıştır.

Gafûrî’nin bütün eserleri beş cilt ha­linde yayımlanmıştır. Ancak bunlar 1980 yılında Kazan’da Eserler, Medt Gafuri adıyla iki cilt halinde yeniden basılırken İnsan Yiyenler Poeması gibi birçok ese­ri bu yeni neşre dahil edilmemiştir. Ga­fûrî’nin önemli eserleri şunlardır. Fakir­lik Belen Utken Tereklek, Seber Timer Yuli, Yaş Gomerem, Milletke Me-hebbet, Şigır Mecmuaları, Zamanın Şigırien, Şigırler[655], İke Ceben, Agıydel Buyenda, Tormış Baskıçları, Yarlılar Ya-ki Öydeş Hatın, Mun ve Zar, Emsal, Yoksanmış Tanrı (Kazan (?| 1915), Kara Yüzler, Eşçe, Ul Ülmegen­dir (Kazan |?j 1927), Şapırnen Altın Pri-iskasmda.[

TDV İslâm Ansiklopedisi