MAZOŞİZM

 

MAZOŞİZM

 

XIX. yüzyılda yaşamış
Avusturyalı ro­mancı Leopold von Sacher Masoch’un ro­manında anlattığı cinsel
uygulamalarına dayanılarak, yazarın adıyla anılan bir cinsel tutuma verilen
addır. Bu kavramla, kendine eşi tarafından eziyet, ulandırma ve ceza gibi acı
verici davranışlar uygulanmaksızın cin­sel doyuma ulaşamayan bireyin cinsel tu­tumları
anlatılır. Kimi zaman da birey, acı verici uygulamaları çeşitli biçimlerde
kendi kendisine uygulayarak cinsel doyuma ula­şır, buna otoseksüel mazoşizm
denir. Ta­nımlandığı zamandan beri, bir cinsel sap­kınlık olarak görülen
mazoşizme, modern psikiyatrik sınıflamalarda psikoseksüel bo­zukluklar içinde
yer verilmektedir.

Rahatsızlığın
psikanalitik açıklanma­sında, çocukluktaki iğdiş edilme kompleksi (Castration
complex) sorumlu tutulur. Bu­na göre mazoşist birey, iğdiş edilme korku­su
yüzünden cinsel hoşlanma duygusunu reddetmekte ve beraberinde suçluluk duy­gusu
hissetmektedir. Acı veren tutumlara maruz kalmayı bu kadar istemelerinin ne­deni,
suçluluk duygusunu hafifletebilmek­tir. Bu yolla adeta kendi kendisini iğdiş et­mektedir.
Psikanalizin kurucusu S. Freud’a göre, insanda apayrı bir mazoşistik içgüdü
yoktur; sadizm ve mazoşizm birbirlerinin tamamlayıcılarıdır, mazoşizm bireyin
ken­di benliğine yönelmiş saldırgan sadislik ar­zulardan başka birşey değildir.

Mazoşistik tutumlar,
kendilerini top­lumsal hayatta da gösterirler. Buna moral mazoşizm denir. Moral
mazoşistler fiziksel açıdan çok, aşağılanma ve eksiklik arayışı içindedirler.
Bu kişilerde ilaç ve uyuşturucu madde bağımlılığı, intihar girişimleri gibi
kendi kendini cezalandırma özelliği göste-

ren davranışlara sık
sık rastalanılır.

E. Fromm’a göre ise
mazoşizm, modem insanın varoluşunun temel çelişkilerinden kaçmak için
başvurduğu nevrotik mekaniz­malardan biridir. E. Fromm da Freud gibi, mazoşizmi
sadizmle birlikte alır; bu özel­likleri gösteren kişilik tipine
sado-mazoşis-tik veya otorite yanlısı kişilir der. Mazoşiz­min daha egemen
olduğu sado-mazoşistik kişi, özgürlüğü aramaktan ve Özgürce dav­ranmaktan
korkar. Bazan zayıflık, çaresiz­lik duygularını, sevgi, sadakat ve bağlılık adı
altında gizlemeye çalışır.

Mazoşizme
psikopatoloji teorisi içinde yer veren bir başka psikoloji teorisyeni San-der
Rado’dur. Rado’ya göre mazoşizmin te­melinde yasaklanmış haz verici yaşantılara
ulaşılmadan Önce ebeveynlerin yaptığı ceza tehditlerine boyun eğme ve itaat
etme dav­ranışının otomatikleşmesi yatar. Yasaklan­mış nazlara ulaşma isteği
suçluluk duygu­sunu, o da kendini cezalandırma isteğini or­taya çıkar. Rado,
buna “acıya bağımlı dav­ranış” adını verir ve haz işlevinin bozuldu­ğu
bütün durumlarda ortaya çıktığını söy­ler.

Psikolojideki
sosyo-kültürel yaklaşımın önde gelen isimlerinden Karen Horney’e göre mazoşizm,
bağımlı olma ve kendini ayaklar altına atma yoluyla, bireyin hayatla başa çıkma
çabasının bir şeklidir. Kendini en çok cinsel alanda göstermesine rağmen
mazoşistik tutum, insan ilişkilerinin bütün alanlarında karşımıza çıkar.
Mazoşizm, bi­reyi yarışma ve sorumluluktan, karşılıklı suçlamalardan kurtarma
amacına hizmet eder. Mazoşist, çarpıtılmış değer s i sem inde çektiği acıya
karşılık sevgi, kabul ve ödül kazanacağını sanır.

(SBA) Bk. Psikanaliz;
Sadizm.