Max Weber (1864-1920)

Sosyolojinin tartışmasız üç büyük kurucularından birisi olarak kabul edilen ve çalışmaları günümüz sosyologları için halen ilham kaynağı olarak görülen M.Weber Almanya’da Erfurt’da doğdu. Heidelberg, Berlin ve Göttingen Üniversitelerinde çalıştı. 1902’de Alman Sosyoloji Derneğinin kurucuları arasında yer aldı. En önemli eserleri arasında Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu (1905), Ekonomi ve Toplum: Yorumlayıcı Sosyolojinin Bir Taslağı (1922) ve Sosyal Bilimlerin Yöntemi (1949) yer almaktadır

Weber, Durkheim gibi sosyolojinin bağımsız bir disiplin olarak gelişmesine yaptığı katkılardan dolayı sosyolojik düşünce tarihi içinde önemli bir yere sahiptir. An- cak Weber, doğa bilimleri ile kültür bilimleri arasında kesin bir ayrım yapan Alman felsefe geleneğinde yetişmiştir. Bu bakımdan Weber’in bilim anlayışı, doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasında önemli bir fark görmeyen pozitivist yaklaşımdan önemli açılardan ayrılır. Bu nedenle de sosyolojinin konusu hakkında Durkhe- im’dan tamamen ayrılır. Durkheim’ın insanı belirleyen toplumun yapısıdır yaklaşı- mı Weber’in sosyolojik yaklaşımı içinde tersine çevrilmiştir. Ona göre sosyolojinin konusu toplumsal eylemlerin incelenmesidir. Sosyoloji, bireylerin toplumsal davra- nışı ve bu davranışların içerdiği anlamları analiz etmelidir. Weber, pozitivizmi eleş- tiren yorumlayıcı bir sosyolojik bakış açısına sahiptir. Çünkü ona göre pozitivizm, toplumu bireylerden bağımsız ve nesnelere benzeyen bir gerçeklik olarak ele alır- ken bireyi ve bireylerin toplumsal eylemlerini ihmal etmektedir.
Öte yandan Marx’ın çalışmaları ile karşılaştırıldığında; Marx temelde bir kapita- lizm teorisi sunarken Weber’in çalışmalarında esas olarak bir rasyonelleşme/akılcı- laşma teorisi sunduğu savunulur (Brubaker, 1984; Aktaran, Ritzer, 1996, s.27). Bu açıdan Weber’in çalışmalarının genel olarak modern toplumlarda, özellikle de Ba- tı’da yükseliş halinde olan rasyonelleşme sürecinin kavranması çabalarına oldukça önemli ve zengin bir katkı sağladığı kabul edilir. Weber’in yorumlayıcı sosyolojik yaklaşımı, toplumsal eylem analizi, ideal tip yaklaşımı, rasyonelleşme ve bürokrasi teorisi, toplumsal sınıf, din ve kapitalizm analizi sosyolojik teorinin gelişimine özellikle önemli katkılar sağlamıştır.