Martin Heidegger – Hegel ve Yunanlılar

Martin Heidegger – Hegel ve Yunanlılar

Yunanlıları ifade etmekle felsefenin başlangıcını, Hegel’i ifade etmekleyse söz konusu felsefenin tamamlanmasını düşünürüz.
Felsefe, lojistiğe, psikoloji ve sosyolojiye göç etmiştir.

Hegel için felsefe tarihi, tinin kendisine doğru ilerlemesine doğası gereği birleşik ve bu suretle de zorunlu bir süreçtir.

“…felsefe tarihi sadece felsefenin kendini geliştirmesidir.” (Hegel)
Ona göre, tarihin mutlak bilgiye doğru kendi geliştirmesi olarak felsefe ve felsefe tarihi hemen hemen aynıdır. (s. 10)

Ego cogito olarak, öznellik, bir şeyi temsil eden, bu temsili kendisiyle ilişkilendiren ve bu suretle de kendisiyle bir araya getiren bilinçtir.

Bir araya getirmek ->; legein
Çeşitliliğin ‘Ben’ tarafından bir araya getirilmesi ->; legesthai
Bir şeyle doğru çaprazlanmak -> dia
Kendini meydana çıkarmak, kendini üretmek ->; dialegesthai

Diyalektik, öznelliğin, mutlak öznenin kendisini üretme süreci ve bu bağlamda da ‘gerekli eylem’dir.

Yöntem > > Yapıt

“Yöntem” öznelliğin en içteki hareketidir.

Yöntem, ki Hegel için kurgul diyalektiktir, edimselliğin temel niteliğidir. Yöntem buna bağlı olarak bütün olayların hareketini, yani tarihi belirlemektedir. O halde açık olan odur ki, felsefe tarihi tinin gidişatının, yani mutlk öznelliğin kendisine doğru iç hareketidir. Bu gidişatın başlangıcı, ilerlemesi, geçişi ve dönüşü kurgul diyalektik olarak belirlenmektedir. (s. 11)

Anahtar konumdaki ‘varlık’ sözcüğü ‘einai’(eon, ousia) olarak ifade edilmektedir. Batı fesefesi kararlı bir şekilde sonuç alarak zamanımıza getirerek konuşmaktadır. Hegel tarafından tercüme edilen sıralamada, dört temel sözcük hüküm sürmektedir:
1- En, bütün
2- Logos, akıl
3- İdea, kavram
4- Energia, edimsellik
“En”, Parmenides’in sözcüğüdür. “Logos”, Herakleitos’un sözcüğüdür. “İdea”, Platon’un sözcüğüdür. “Energia”, Aris’oteles’in sözcüğüdür. (s. 12)

“İlk evrensel ivedi evrenseldi, yani varlıktı. İçerik, amaç o halde nesnel düşüncedir, ne olduğuna dair düşüncedir.” Hegel

Usatölyesi
Aylık Felsefe Dergisi
Yıl 1, Sayı 4, Ekim 2003, İstanbu