Maârif Bahaeddin Sultan Veled Konusu, İçeriği

39

Bahaeddin Sultan Veled,  Maârif’ini de İntihanâme gibi, Hicri 700 – 712, Miladi 1301 – 1303 yılları arasında yazmış olduğu sanılmaktadır.

Maârif, Bahaeddin Sultan Veled’in Farsça mensur, tasavvufi bir eseridir ve onun tarikat kuruculuğu yönünü, diğer eserlerine nazaran daha açık olarak göstermektedir. Maârif içerdiği konulara nazaran çeşitli uzunlukta elli altı fasla ayrılmıştır.

Sultan Veled’in düşünce yönünden değerli olduğu gibi nev’inin, tarzının teknik özelliklerini de tebarüz ettirebilen nesir dili, nazmına nazaran daha zen­gin; fakat daha kapalıdır. Maârif’in üslûbu, genelde sade ve sağlamdır.

Maârif’te, tevhide ve tasavvufa ait akideler, tarikat âdabına ve şeriata dair kurallar her fasılda, muhtelif vesilelerle ortaya koyularak, âyet ve hadîsler ile teyid edilmiştir. Sultan Veled inanç ve görüşlerini açıklamak için meşhur kıssalardan, babasının ve kendisinin şiirlerinden Senâi ve Attar’dan faydalanmıştır. Bunlardan ayrı olarak verdiği kendi öz buluşları olduğu anlaşılan örnekler, esere başka bir özellik kazandırmıştır. Ayetler, Hadisler ve bilhassa Mesneviden alınan beyitler, mısralar, rubâîler, sık sık tekrar edilmiş olduğu halde, Sultan Veledin kendi buluşları olan bu örnekler her yerde başka başkadır. Tekrar edilen âyetler, hadîsler, manzum parçalar, meseller de esere yeknasaklık ver­meyip, aynı mahiyette, fakat çeşitli yollardan ve çeşitli suretle ifade edilen mese­leleri birleştirmektedir. Bazı fasıllarda aşağı yukarı aynı bahislerin tekrar edildiği görülür. Risâle-i Sipehsâlâr’da, herhangi bir hususta güçlükleri bulunan mürîdlerin, Sultan Veled’in manzum eserlerine ve mensur sözlerine başvurduklarını, bunlarda müphem ve müşkil görünen kısımları Sultan Veled’in tekrar açıkladığı yazılıdır. Bu, bize tekrarların nedenlerini anlatmış olduğu gibi, Maârif’in ne gibi bir ihtiyaç karşısında ve ne şekilde tertip edildiği hakkında da bir fikir veriyor. Sultan Veled, Maârifi örneğin  İbtidanâmesi gibi, belli bir süre içinde başlayıp bitirmemiştir. Bu, çeşitli tarihlerde kendisinden sorulan suallere verdiği cevap­ları tesbit ve bilhassa telkin etmek istediği fikirleri de bunlara ilâve etmek suretiyle, yani parça parça yazılarak meydana getirilmiştir.

Yüzyıllarca önce yaşamış büyük bir topluluğun, düşünce ve duygusuna hâkim olan inanç, düşünüş ve görüşleri büyük bir açıklıkla ifâde ve her yönüyle ihtiva etmesi bakımından Maârifin değeri ve önemi, büyüktür.

Sultan Veled’in diğer eserleri:
Divan, (1267-1291), İbtidanâme, (1291), Rebabnâme, (1300), İntihanâme, (1303-1312),