LİDERLİK

182

 

LİDERLİK

 

Liderlik, paylaşılan
hedeflerin ve amaç­ların gerçekleştirilmesine doğru, az ya da çok organize
kollektif ve gönüllü gayreti harekete geçiren statü konumunu ve aktif rol
performansını ifade eder. Diğer yan­dan liderlik, “bireylerin halkı, ya da
hal­kın faaliyetlerini organize bir gayretle yön­lendirdikleri davranışların
niteliğini” gös­terir. Ayrıca liderlik, hem kollektif çaba için gerekli
önemden yoksun etki türleri­ne, hem de hakimiyete ve resmi otoriteye dönüşür.
Herhangi bir somut liderlik ko­numu, gayrı resmî etkinin, duygusal haki­miyetin
ve otoritenin unsurlarını içermek­tedir.                                          ;

Son zamanlarda,
liderliğin bir takım özel yeterliliklere, ya da kişisel vasıflatd
indirgenebileceği fikri, hemeti’heirien ta­mamen terkedilmiştir. Liderliğin
niteliği, bireyin değil, belirlenmiş bir sosyaî sis­temde oynanan rolün özünde
vardır. Li­derliğin kişisel özelliklerini tanımlamak için yapılan çalışmalar,
onun “sosyal bir konumda kişiler arasında varolan bir ili£ ki olduğunu ve
bir konumda lider olan ki­şilerin, başka konumlarda lider olma ge­rekliliğinin
olmadığını” göstermektedir.

Liderlik sadece
prestij, marifet, ya da ye­terlilik değil, daima etkin bir faaliyettir. Böylece
H.D.Lasswell veA.Kaplan, lider­liğin formel ve etkin güç anlamında oldu­ğunu
ifâde etmişlerdir. Bunlardan ikinci­si,’yani etkin güç varolduğunda, ama ger­çekte
ç*ok az kullanıldığında, liderlikten değil, formel otoriteden sözedilmiş olur.

Liderlik esasında
sosyal bir ilişkiyi içe­rir. Liderlik davranışının manifestosu sa­dece liderin
izinde hareket eden ve hepsi­ne topluca takipçiler denilen diğer insan­lar
bağlamında gözlenebilir. Ama lider­lik, genelde muhalefeti deberaberinde ge­tirdiğinden,
bu takip organize bir grupla aynı yer ve zamanda varolan bir şey olma­dığı
gibi, daima birleştirici de değildir. A. W. Gouldner, lideri, davranışı herhan­gi
bir grubun davranış türünü (şeklini) ha­rekete geçiren, takipçilerini oluşturan
herhangi bir birey olarak ele alıp bu nok­tayı vurgulamıştır.

Kullanımdaki üçüncü
unsur, liderin gru­bunun faaliyet sahasının odak noktasında bulunması
anlamında, merkezi bir konu­mu işgal etmesi gereksinimidir. Lider sık sık
takipçilerinin önerilerini beklemeden grup için faaliyetleri başlatır.

Liderliğin merkezi
etkisi, kollektif faali­yetle irtibadandırümalıdır. Bu gereklilik Lasswell ve
Kaplan’ın “taraftarlar liderde kendilerini bulur ve onun görüş açısını ka­bul
ederler” önermesiyle dile getirilmiş­tir.

Liderlik ve etkinliğin
diğer türleri arasın­da açık bir ayrım yapmak önemlidir. Grup, ya da kişisel
etkinlik terimleriyle li­derlik kavramını tanımlama çabalan, li­derliği
etkinliğe indirger. Bu R.B.Cat-tell’in “her grup üyesi…bir dereceye ka­dar
bir liderdir” önermesinde gösterilmiş­tir.

Lider ve duygusal
ilişkilerin üzerinde odaklandığı merkezi bir kişi arasmdaki ay­rımı ortaya
koymak içinde birtakım çaba­lar sarfedilmiştir. Eğer hakim bireyin ko­numu,
“duygularını harekete geçirme ve içgüdülerine hitap etme yoluyla grubun
üyelerinin dikkatini çekme kapasitesinden daha fazla bir şeye dayanmıyorsa, bi­reylerinin
bağımsız olmaya çalıştığı bir ka­labalığa seslenen bir ajitatör, ya da bir de­magog
olarak sınırlandırılacaktır.

(SBA)