Leyla ve Mecnun – Fuzuli Leyla vü Mecnun Edebi Özellikleri, Hakkında Bilgi

274

Leylâ ve Mecnûn. Fuzûlî’nin (ö. 963/1556) aşk konulu ünlü mesnevisi.

Leylâ ve Mecnûn hikâyesini Türkçe ola­rak anlatan en güzel eserin Fuzûlî’nin Leylâ vü Mecnûn’u olduğu kabul edilir. Aruzun “mef’ûlü mefâilün feûlün” kalı­bıyla 153S yılında yazılan mesnevi men­sur bir girişle (dîbâce) başlar. Tevhid, münâcât, mi’râciyye, na’t, sâkînâme, Kanunî Sultan Süleyman’a methiye, sebeb-i te’-lîf gibi bölümlerden sonra Leylâ ile Mec­nûn’un aşk hikâyesi lirik bir üslûpla anla­tılır. Araya gazeller ve murabbalar da ser­piştiren Fuzûlî, eserinin yazılış sebebini anlatırken İstanbullu birtakım şairlerin kendisinden bir Leylâ ve Mecnûn hikâye­si yazmasını istediklerinde bunu bir im­tihan olarak kabul ettiğini ve eserini kısa zamanda yazıp bitirdiğini söyler. Fuzûlî’­nin bahsettiği şairler Kanûnî’nin Bağdat seferine katılan Taşlicalı Yahya Bey. Ha­yalî Bey, Celâlzâde Mustafa Çelebi ve Üs­küdarlı Aşkî’dir. Fuzûlî, Bağdat Valisi Üveys Paşa’ya sun­duğu eserini kaleme almadan Önce hikâ­yenin Farsça yazılmış örneklerini incele­miş, bunların içinde Nizâmî-i Gencevî’nin mesnevisini kendisine örnek edinmekle birlikte yer yer tasarruflarda bulunmuş, bazı motifleri değiştirmiş, özellikle konu­nun ele alınışında bir kısım değişiklikler yapmıştır.[konu özeti için bk. Leylâ ve mecnûn] Meselâ Nizâmî’nin eserinde Leylâ Kays’ın amcasının kızı iken Fuzûlî onları akraba göstermez. Nizamî zifaf ge­cesinde Leylâ’nın İbn Selâm’ı tokatlama­sından bahseder, Fuzûlî ise Leylâ’ya, ço­cukluğundan beri kendisini bir cinin ko­ruduğu ve eğer İbn Selâm kendisine do­kunacak olursa cinin her ikisini de öldü­receği yalanını söyletir. Nizamî, Leylâ ile Mecnûn’u çölde karşılaştırmazken Fuzûlî eserinin en lirik sahnesini çöldeki buluş­ma ile anlatır. Nîzâmî’de olaylar Mecnûn’un ölümüyle sona ererken Fuzûlî iki âşığı cennette buluşturup mezarlarının türbeye dönüştüğünü söyler.