Levon Panos Dabağyan – Türk Cihan Hâkimiyetine Açılan Yol

Levon Panos Dabağyan –
Türk Cihan Hâkimiyetine Açılan Yol

(kitabın dili fazlaca hamasi)

Demir Yaylı lakaplı Dukak Bey’in ölümünden 7 yıl sonra,
henüz 25 yaşlarında iken babasının mevkiine geçti Selçuk Bey

Cent şehrine göç etti,

Yabgu ve Selçuk Bey arasındaki ilk çatışma 936 yılında vuku
bulmuş ve Selçuk Bey’in galibiyetiyle neticelenmiştir.

1007 yılında Selçuk Bey, 108 yaşında, küçük oğlu Aslan’ı
başa geçirdi.

…büyük oğlunun yetim kalmış evlatları Tuğrul ve Çağrı ile
yakından ilgilendi. Ömrünün son yıllarını torunlarının eğitimine vakfetti.

Yabgu Aslan, Gazneli Mahmud tarafından esir edilmiş (1025),
tutsak bulunduğu Kalincar Kalesi’nde 1032’de vefat etmiştir.

Yabgu’nun oğlu Kutalmış Bey

Kuzenlerine karşı kin güdüyordu.

Çağrı Bey’in oğlu Alparslan’ın çocukluk ve delikanlılık çağı
cenk talimleriyle geçti.

Cennt hâkimi Şah Melik,

1 Kasım 1034 tarihinde Selçuklulara karşı ani baskın
yapmıştır.

Selçukluların Gaznelilerle çatışmaları bu tarihten sonra
artmıştır.

23 Mayıs 1040 tarihinde Dandanakan mevkiinde yapılan meydan
savaşında Gazneliler mağlup edildi.

Selçuklu ülkesinin Batı’sı Tuğrul Bey’in, Doğu’su Çağrı
Bey’in kontrolüne verildi.

Tuğrul Bey, 17 Ocak 1055’te Bağdat’a girdi. Büveyhoğulları
saltanatına son vererek Abbasi Halifesini kurtardı.

Sultan Tuğrul, bu seferiyle, İslam dünyasının hamiliğini
fiilen üzerine almıştır. (s. 44)

Sultan Tuğrul’un çocuğu yoktu.

 Selçuklu
prenslerinden Süleyman, Al-Künderi’nin gayret ve telkinleriyle kendini sultan
ilan etti. Kutalmış Bey de isyan edip kendini sultan ilan etti.

Sultan Alp Aslan isyan hareketlerini bastırmak üzere
harekete geçti.

Damgan’da Kutalmış Bey’in ordusunu bozguna uğrattı.

Sultan Alp Arslan, emrindeki askerlerin bir kısmını oğlu
Melikşah’ın yanına vererek onu Aras nehri civarındaki hudut kalelerini
fethetmeye gönderir. Alp Arslan aynı sıralarda Kafkasya’ya yöneldi. 1064
yılında bugünkü Gürcistan topraklarını ele geçirdi.

Aynı yıl Ani kalesini ele geçirdi. Halife Kaim bi Emrullah
ona Fetihlerin Babası unvanını verdi.

Hıristiyan memleketler Ermenileri din kardeşliği mefhumunun
her daim dışında tutarlar. (s. 57)

Afşin Bey

Gümüştekin’le giriştiği çatışmalarda elde ettiği başarılarla
tanınmıştır. Gümüştekin’i öldürdüğü için Alp Arslan’ın öfkesinden çekinmiş,
kendisine bağlı birliklerle Batı istikametine kaçarak, kendi başına fetih
hareketine girişir.

Afşin Bey, Bizas’ın çok güvendiği sınır karakollarını tek
tek ele geçirir. Afşin Bey’in bu başarıları Malazgirt zaferinin yolunu
hazırlamıştır.

Afşin Bey Halep’i üs edinir. 1067-68 yıllarında Bizans’a
bağlı Antakya Dukalığı’na son verdi.

Malatya dolaylarında Bizans’ın ünlü komutanlarından
Filaretos’a bağlı kuvvetleri yok etti. Kayseri’ye girip şehri yağmaları. Yağma
ve talana Karaman ve Konya’yla devam etti.

Afşin Bey, Alp Arslan tarafından affedildiğine dair ferman
alınca askerleriyle birlikte Alp Arslan’a iltihak etti.

İlk görevi Prens Ersıgın’ın yakalanması oldu. Afşin Bey’den
kaçan Prens, Bizans’a bağlı bazı birliklerle çatıştı ve galip geldi. Esir
aldığı Bizanslı kumandan onu ilticaya davet etti. Prens Bizans’a iltihak etti.

Afşin Bey hırs ve öfke içinde Anadolu içlerine akınlar
yaptı. Ege ve Marmara sahillerine kadar indi.

Ermeni kaynaklarında: Oğuzlar ve Peçeneklerle birlikte,
Ermeni kuvvetinin de Sultan Alp Arslan’ın saflarına geçmiş olduklarını açıkça yazmaktadırlar.

Suren Şamlıyan Bey, Savaşa Doğru Tebi Baderazm adlı
eserinde, “Batı dünyası bizleri: Malazgirt meydan Harbi’nde, Türklerin
saflarına yer aldığımız için; kendi tabirleriyle aforoz etmiş ve düşman olarak
tanımışlardır…” (s. 132)

26 Ağustos 1071 akşamı Selçuklu ordusu Malazgirt’te zafere
ulaştı.

Alp Arslan’ın damadı, Karahanlı hükümdarı, Şems ülk-mülk
Nasr Han, Alp Arslan’ın kardeşi olan eşini öldürür. Bundan mütevellit Alp
Arslan, Türkistan seferine çıkar.

Harezm’de bulunan Hana Kalesi komutanı Yusuf Harizmi,
sultanın önünde yere kapandığı bir anda hançerini çıkarı sultanın kalbine
sapladı. Sultan Alp Arslan 25 Ekim 1072de öldüğünde 42 yaşındaydı.

Kral Nabukadnezar;

Kudüs Kralı Yoachim’e karşı bir sefer açmış ve bu sefere,
Doğu Ermenistan Kralı Hıraçya büyük bir ordu ile iştirak etmişti.

Kran Nabukadnezar, Kral Hıraçya’ya esir almış olduğu 10.000
Yahudi’nin yarısını hediye etmişti.

Bu esirlerin arasında meşhur İsrail prenslerinden Şampat da
vardır.

M.Ö. 150-128’lerde aile menşeinin Davud peygambere
uzandığını iddia eden Pakarad Şampa

Ermeni kralı Vağarşak’a müracatla sarat hizmetine girdi.

Ermeni krallarından II. Dikran,

Filistin’e sefer yapmış (M.Ö. 90-36)

Birçok Yahudi esiri ülkesine getirmiştir.

Yahudi, emre itaat etmeyince yurdunda bulunan Yahudileri,
kendi adına inşa ettirmeye başladığı Dikranakerd / Diyarbakır Surları’na sürdü.

Yahudiler,

Pakarad Şampa’nin liderliğinde çoktan teşkilatlanmışlar,

Bizanslı tarihçi Pavatos,

Üçüncü asırda Ermenistan’a iskân etmiş ve kısmen Hıristiyan olmuş
Yahudilerin miktarı, 400.000’i bulmuştu, kaydını geçmektedir. (s. 171)

Aşod Pakraduni, I. Aşod unvanı ile Ermenistan’da 885’te kral
ilan edildi.

Selçuk Bey’in babası Dokak veya Tokak adını taşıyan ve
Temir-Yalık / Demir-Yaylı denilen bir yiğittir ki Oğuzlar arasında bu lakap ile
anılırdı. (s. 201)

Karadağ Yayınları

Mart 2006