Lazzaro Spallanzani Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

21

SPALLANZANI, Lazzaro (1729-1799)

İtalyan biyoloji, fizyoloji ve doğa bilgini. Deneysel biyolojinin 18.yy’ daki en önemli temsilcilerinden biridir.
12 Ocak 1729’da Emilia ilindeki Scandiano’da doğdu, 11 Şubat 1799’da Pavia’da öldü.Reggio kentindeki (Reggio nell’Emilia) bir Cizvit okulunda klasik dil, edebiyat ve felsefe öğrenimi gördükten sonra, 1749’da hukuk okumak amacıyla Bologna Üniversitesi’ne yazıldı. Uç yıl sonra hukuk, ardından felsefe doktorasını tamamlayan Spallanzani’yi baba mesleğinden caydırıp bilimsel araştırmaya yönelten, aynı üniversitede fizik ve matematik profesörü olarak ders veren halasının kızı oldu. Hiçbir geliri olmadığından, yaşamını ve bilimsel araştırmalarını sürdürebilmek için Cizvit tarikatına giren Spallanzani, birkaç yıl sonra papazlığa, 1760’ta rahipliğe yükseltildi ve akademik yaşama atıldıktan sonra da uzun yıllar kilisedeki görevinden ayrılmadı. 1755’te Reggio’ya dönüp, bu kentteki yüksekokullardan birinde iki yıl mantık, metafizik ve Yunanca dersleri verdikten sonra, 1757’de, yeni kurulan Reggio Emilia Üniversitesi’nde uygulamalı matematik ve fizik derslerini, ayrıca ertesi yıl Nuovo Collegio’nun Fransızca ve Yunanca profesörlüğünü üstlendi. 1763’te felsefe ve fizik profesörü olarak Modena Üniversitesi’ne geçen Spallanzani, 1769’da, elli yıldır Avusturya’nın yönetiminde olan Pavia kentini eskisi kadar önemli bir bilim merkezi yapmayı amaçlayan imparatoriçe Maria Theresia’nın çağrısını kabul ederek Pavia Üniversitesi’nde doğa tarihi profesörü oldu ve yaşamının son otuz yılını bu kürsüye adadı. Büyük bir ilgiyle izlenen dersleri ve bilimsel başarılarıyla ününü pekiştirirken, yaz aylarında uzun araştırma gezilerine çıkarak Akdeniz ve Adriya kıyılarından, Alp Dağları’ndan, İsviçre, Balkan ülkeleri ve Türkiye’den derlediği bitki, hayvan, mineral ve fosil örnekleriyle Pavia Üniversitesi’nin Doğa Tarihi Müzesi’ni İtalya’nın en zengin müzesi durumuna getirdi. Bu gezilerinde çağının ünlü doğa-bilimcileriyle tanışan, özellikle Bonnet ve Haller ile ömür boyu sürecek sağlam dostluklar kuran, 1785 Ekim’inde İstanbul’u ziyaret ettiği zaman I.Abdülhamid’in özel konuğu olarak sarayda ağırlanan Spallanzani, yaşamı boyunca yalnız kendi ülkesinde değil tüm Avrupa’da büyük bir üne ve saygınlığa erişmiş, 1768’de Londra’daki Royal Society’nin, ardından Avrupa’nın en gözde akademilerinin üyeliğine seçilmiş ve İtalya’da yaşadığı tüm kentlere anıtsal heykelleri dikilmiştir.