Kul Nesimi Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

79

Kul Nesîmî (ö. 1085/1674’ten sonra) Saz şairi,                           .

Doğum ve ölüm tarihleriyle nereli ol­duğu kesin olarak bilinmemektedir. İsim benzerliğinden dolayı uzun süre Seyyid Nesîmî ile karıştırılan Kul Nesîmi’nin asıl adının Ali olduğu, “Mahlasım Nesîmî is­mim Ali’dir” mısraından anlaşılmaktadır. Soyunun XIV. yüzyılda yaşamış Said Emre’den geldiğini, “Ceddim Saîd Emre’dir. Neslinde saîd olur” mıs­ralarında bizzat kendisi söylemektedir. Kul Nesîmî, “Nesîmî” mahlasını Seyyid Nesîmi’ye duy­duğu hayranlıktan dolayı almış, “Ben ol sâdık kulam ki Ca’feriyem Hakikat söylerem ben Haydarîyem” mısralarıyla da Ca’ferî ve Haydari olduğunu belirtmiş­tir. Onun adından ilk de­fa Sadettin Nüzhet Ergun söz etmiştir. Şair, Seyyid Nesîmi’nin idam edilişini (1418) dile ge­tirdiği bir gazelinde, “İki yüz altmış dört yıldan sonra Bu nazm ile bunu ettim iz­hâr” diyerek 1085 (1674) yılında hayatta olduğunu açıklamakta­dır. Ayrıca Kul Nesîmî’nin bir kısım şiirle­rinin XVII. yüzyılda yazılmış cönklerde yer alması, bu yüzyılda yaşamış başka şairle­rin ona nazireler yazması ve İran’la yapı­lan savaşlarla ilgili bazı tarihî olayların iz­lerine rastlanması onun XVII. yüzyılda ya­şadığı kanaatini kuvvetlendirmektedir. Ba­zı tarihî kaynaklardan, Anadolu’daki Alevî kızılbaş topluluklarının İran şahları lehine başlattıkları ayaklanmalarda Pîr Sultan gibi önemli rol oynayan şairlerden birinin de Kul Nesîmî olduğu anlaşılmaktadır.

İyi bir eğitim gördüğü ve şiirlerinde çe­şitli âyetlerin yer almasından Arapça bil­diği anlaşılan Kul Nesîmî kuvvetli bir şair­dir. Hz. Ali sevgisi, on iki imama bağlılıkla Ca’ferî-Alevî inancı şiirlerinde önemli bir yer tutar. İnsanî aşk şiirlerinde yer verdiği diğer bir konudur. Ayrıca didaktik mahi­yette ve nasihat türünde şiirleri de var­dır. Daha çok aruz veznini kullanan Kul Nesîmî. bu tarz şiirlerinde aynı vezni kul­lanan diğer saz şairlerine göre daha ba­şarılı olmakla beraber asıl şairlik gücünü hece vezniyle yazdığı şiirlerde göstermiş­tir. Dilinin sade. üslûbunun tabii oluşu ve duygularındaki samimiyet şiirlerinin halk tarafından ilgi görmesinin belli başlı se­bepleridir. Seyyid Nesîmî’nin şiirleriyle karışan bazı manzumelerinde bu şairin etkisi açık bir şekilde görülmektedir. Dinî-tasavvufî şiirlerinden birkaçı tekkelerde makam eşliğinde ilâhî olarak okunmuştur. Hece ve aruz vezniyle yazdığı 100’den fazla şiiri Cahit Öztelli tarafından çeşitli cönklerden toplanarak Onyedinci Yüz­yıl Tekke Şairi Kul Nesîmî adıyla ya­yımlanmıştır (Ankara 1969).

TDV İslâm Ansiklopedisi