Kömürcüzade Mehmet Efendi Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

30

Kömürcüzade Mehmed Efendi. XIX. yüzyıl Türk mûsikîsi bestekârı ve icracısı.

Doğum ve ölüm tarihleri bilinmemek­tedir. M. Nazmi Özalp İstanbul’da doğup 1885’te yine burada vefat ettiğinin sanıl­dığını, Yılmaz Öztuna ise 1835 dolayların­da ölmüş olabileceğini kaydetmektedir. Dönemin ünlü musikişinaslarından Şehlevendim Abdullah Ağa’nın kardeşidir. Sa­raya alınarak Enderun’da hıfzını tamam­ladı, burada öğrenim gördü ve kendini yetiştirdi. Sesinin güzelliğiyle dikkat çe­kince Enderun hanendeleri arasına alındı, daha sonra musâhib-i şehriyârîliğe yük­seltildi. III. Selim devrinin (1789-1807) zengin sanat ortamında başlayan görev­leri II. Mahmud döneminde de (1808-1839) devam etti. Zaman zaman IV. Meh-med devrinin (1048-1687) bestekâr ve hanendelerinden Hafız Kömür Efendi ile karıştırılan Kömürcüzâde Hafız Mehmed Efendi, nazarî bilgilere hâkimiyeti ve güç­lü besteleriyle dönemin önemli bir musi­kişinası olarak tanındı ve küme fasılları­nın vazgeçilmez hanendeleri arasında yer aldı. Hamâmîzâde İsmail Dede Efendi, Dellâlzâde İsmail Efendi, Şâkîr Ağa, Çilingirzâde Ahmed Ağa, Suyolcuzâde Salih Efendi, Basmacı Abdi Efendi, Sermüezzin Rifat Bey, Kemânî Mustafa ve Ali ağalar. Neyzen Mustafa İzzet Efendi (Kazasker), Tanburî Nûman Ağa ve oğlu Tanburî Zeki Mehmed Ağa, Tanburî Necib Ağa, Tanburî Keçi Arif Ağa gibi hanende ve sazende­lerle beraber hükümdar huzurunda icra edilen fasıllara katıldı.

Muhtelif güfte mecmualarında Kömür­cü Hafız veya Hafız Efendi adıyla eserleri­ne rastlanan sanatkârın bestelerinde par­lak bir üslûp görülmektedir. İsmail Dede Efendi ile birlikte neveser, hüzzam ve şevkefzâ fasıllarını bestelemiş, şevkefzâ faslı makamın mucidi olan III. Selim’e tak­dim edilmiştir. Ancak sanatkârın hüzzam faslındaki ağır semaisi bugün unutul­muştur. Ayrıca pesendîde faslının beste ve aksak semailerinin Kömürcüzâde, di­ğer eserlerin III. Selim ve İsmail Dede ta­rafından bestelenmesi onun bu alandaki gücünü göstermektedir. Hüzzam faslın­daki, “Aldım hayâl-i perçemin ey mân dîdeme” mısraıyla başlayan ağır remel bes­tesi, beste formunun Türk mûsikisi repertuvarındaki en sanatlı eserleri arasın­da gösterilmektedir.

Çeşitli makam ve terkiplerde murab­ba, semai ve şarkı formlarında yaklaşık yetmiş eser bestelediği söylenmekteyse de bunlardan pek azının notaları günü­müze ulaşabilmiştir. Zamanımıza kadar gelen eserlerinin sayısı Yılmaz Öztuna’ya göre on beş, M. Nazmi Özalp’a göre ise on yedidir. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu repertuvarında on iki eseri kayıtlıdır. Aynı zamanda iyi bir mûsiki hocası olan Meh­med Efendi’nin yetiştirdiği talebeler ara­sında, bilhassa dinî sahada pek çok ilâhi ve na’t meşkettiği Kazasker Mustafa İz­zet Efendi özellikle zikredilmelidir. II. Mahmud’un Mustafa İzzet Efendi için idam emri verdiği günlerde, padişahı ik­na ederek onun affedilip tekrar saraya alınmasıyla sonuçlanan olaylarda KÖmür-cüzâde’nin önemli rolü olmuştur TayyarzâdeAtâ. Hafız mahlasıyla şiirler yazan sanatkârın, “Dil mest olur hoşyâr iken” mısraıyla başlayan bir man­zumesi Ketânî Mehmed Efendi tarafın­dan dügâh makamında bestelenmiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi