Klasik Mantık: Mantığın Konusu ve Yöntemi

Mantığın Konusu ve Yöntemi

Mantık biliminin kurucusu Aristoteles, Organon adlı kitabında mantığın
konularını ortaya atmış ve incelemiştir. Organon 6 kitaptan oluşur: Kategoriler,
Önermeler, Birinci Analitikler, İkinci Analitikler, Topikler ve Sofistik
Deliller.

Aristoteles için zihnin kanunları aynı
zamanda varlığın da kanunları olduğu için metafizik ile yakından ilgilidir.
Aristoteles mantığı, aklın ilkelerini
özdeşlik,
çelişmezlik, üçüncü halin olanaksızlığını temel alan iki değerli mantıktır.

Tasım, Aristoteles mantığının temelini teşkil eder.

Aristoteles’e göre “tümdengelim”, kesin ve
zorunlu sonuç veren bir akıl yürütme yöntemidir.

Doğru akıl yürütme için önce bir kavram
oluşturulur, sonra önerme kurulur ve bu önermeden çıkarım yapılır.

Akıl yürütme, bir önermenin başka bir
önerme kullanılarak doğruluğunun ispat edilmesi işlemidir. Buna bağlı olarak
klasik mantık üç alt kategoriye ayrılır;

1 – kavramlar mantığı

2 – önermeler mantığı

3 – çıkarımlar mantığı

Üçüncü yüzyılda yaşamış olan Ammonius Saccas, Organon’a yine
Aristoteles’e ait olan Retorik ve Poetika ile birlikte Porphyrios’un İsoloji adlı eserini de eklemiştir.

İslam mantıkçıları bu dokuz kitabın her
birini mantığın konusu kabul etmişlerdir.

16. yüzyılda Petrus Ramus mantığı bölümlendirirken
terim, önerme ve çıkarımın yanına metot konusunu da eklemiştir.

19. yüzyıldan sonra yapılan çalışmaların
yeni ve farklı argümanlar ortaya koymasıyla sembolik mantığın temelleri
atılmıştır. Sembolik mantık, klasik mantığın modernize edilmiş versiyonudur.

Mantığın
İlkeleri

Özdeşlik
ilkesi

A, A’dır şeklinde ifade edilir. Bir
önermedeki terim, yapılan işlem ve çıkarımlar boyunca hep aynı anlamı
taşımalıdır. Bu sayede “ağaç ağaçtır, insan da insandır” önermelerine rağmen
“öyleyse ağaç insandır” gibi bir çıkarımı doğru olarak kabul edemiyoruz.

Çelişmezlik
ilkesi

A, A olmayan değildir.

Bir şeyin aynı zamanda hem kendisi hem de
başka bir şey olamayacağını ifade eder. Zihin, birbiriyle çelişik iki önermeden
birini kabul ederse diğerini reddeder. Yani bir insan hem dürüst hem de
politikacı olamaz.

Üçüncü
Halin Olanaksızlığı

A ile A olmayan arasında üçüncü bir seçenek
yoktur.

Bir önerme ya doğru ya da yanlıştır. Bu
ikisi arasında başka bir seçenek yoktur. Sembolik mantığın konu başlıkları
ağırlıkla bu konu etrafında oluşur.

Yeterli
Neden İlkesi

Yeterli neden olmadıkça hiçbir yargının
değer ifade etmeyeceği düşüncesinden hareketle Leibniz tarafından ortaya
atılmıştır. Bir önermenin yeteli nedeni başka bir önermedir. “Bütün
politikacılar yalancıdır” dememize sebep olan önerme “politikaların değişen
şartlar ve çıkarlara göre hareket etmektir” önermesidir.

Akıl
Yürütme Yöntemleri

Herhangi bir akıl yürütmenin mantıksal
geçerliliğini saptamak için öncelikle “ çıkarım” (tasım) biçiminde ifade
edilmesi gerekir. Bir tasım en az iki öncül ve sonuçtan oluşur.

Tümdengelim
(Dedüktif Akıl Yürütme)

Genelden özele ulaşan yöntemdir. Yani bir
bilgi vermez. Biri tümel, yasa, yargı olmak üzere en az iki öncülden yola
çıkılır. Çıkarımın doğruluğu yasa olarak temle alınan önermenin doğruluğuna
bağlıdır.

Tümevarım
(İndüktif Akıl Yürütme)

Öncüllerden hareketle tümel veya tikel bir
sonuca gidilen çıkarımlardır. Önermeler sonuç için yeterli gerekçeyi sağlamaz.
Yani sonuç önermesinin doğruluğu kesin değildir.

Benzetiş
(Analoji)

İki önerme arasındaki benzerliklerden
hareketle o önermeler arasında başka ortaklıklar olabileceği düşüncesine
dayanır. Ortak özellikler ne kadar fazla olursa sonuç önermesinin doğru olma
olasılığı da o kadar fazlalaşır. Analojide sonuç önermesinin doğruluğu hiçbir
zaman kesin değildir. 


Klasik Mantık
Yazar: Prof. Dr. Semiha Akıncı & Prof. Dr. Hasan Ali Ünder
Anadolu Üniversitesi, Yayın Numarası: 2814
Ocak 2013, Eskişehir