Kızılay Tarihçesi, Kuruluşu, Hakkında Bilgi

27

Kızılay. Millî ve milletlerarası yardım kurumu.

İsviçre hükümetinin daveti üzerine on altı devletin katılımıyla 22 Ağustos 1864′-te imzalanan Cenevre Sözleşmesi’ne göre kurulan Kızılhaç Teşkilâtı’nın benzeri ola­rak Osmanlılar tarafından teşkil edilmiş olup amblemi beyaz zemin üzerine kır­mızı aydır. Bu yardım cemiyetinin teşekkülüyle ilgili ilk faaliyet, Salîbiahmer adıy­la andığı Kızılhaç’ın kuruluş çalışmaları için Cenevre’ye delege göndermeyen Os­manlı hükümetinin 5 Temmuz 186S’te Cenevre Sözleşmesi’ni imzaladıktan son­ra 1867’de Paris’te düzenlenen sağlık sergisine ve Milletlerarası Kızılhaç Sıhhi­ye Konferansı’na katılmak üzere görev­lendirdiği Mekteb-i Tıbbiye muallimi Mi­ralay Abdullah Bey tarafından gerçekleş­tirilmiştir. Milletlerarası Yaralılara Yardım Komitesi Başkanlığı, 19 Eylül i 867’de ya­ralılara yardım derneği kurulması konu­sunda Cenevre Sözleşmesi’nin tatbiki için çalışan Abdullah Bey’e yetki vermesi üze­rine Serdârıekrem Ömer Lutfi Paşa’nın himayesinde ve Marko Paşa’nın başkan­lığında geçici bir komite kurulmuş, Ab­dullah Bey komitenin genel sekreteri ol­muştu. 11 Haziran 1868’de imzalanan bir taahhütname ile de Mecrûhîn ve Marzâ-yi Askeriyyeye İmdad ve Muavenet Cemi­yeti resmen teşkil edilmişti.

Bu cemiyetin 1877’ye kadar olumlu bir faaliyet gösterememesi II. Abdülhamid’in himayesinde yeni bir cemiyetin kuruluşu­na yol açtı. Avrupa’da oluşturulan Kızıl­haç’a paralel biçimde hilâli amblem ola­rak alan Osmanlı Hilâliahmer (Kızılay) Cemiyeti 14 Nisan 1877’de faaliyete başla­dı. Cemiyetin ilk başkanı Meclis-i Umûr-ı Sıhhiyye ikinci reisi Hacı Arif Bey idi. Hilâliahmer Cemiyeti, 1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı’nda cephe gerisinde dokuz seyyar hastahane ile İstanbul’da dört hastahane açarak 25.000’den fazla ya­ralı ve hasta askeri tedavi ettirdi. 1897′-deki Türk-Yunan savaşında da iki hasta­hane vapuru kiralayarak yaralı ve hasta askerleri İstanbul’a taşıdı. Cemiyetin var­lığı, hilâli amblem olarak alması yüzün­den Milletlerarası Kızılhaç Komitesi’nce uzun süre kabul edilmedi. Nihayet 1907 Haziranında Londra’da toplanan Millet­lerarası VIII. Kızılhaç Konferansında Be­sim Ömer Paşa’nın (Akalın) gayretleriyle hilâlin amblem olarak alınması resmen onaylandı.