Kıyade Nedir, Ne Demek, Hakkında Bilgi

28

Kıyâde. Câhîliye döneminde Mekke’de ordu kumandanlığı.

Sözlükte “reislik, önderlik ve kuman­danlık” gibi anlamlara gelen kıyâde keli­mesi, Câhiliye devrinde Mekke’de ordu kumandanlığını ve kafile başkanlığını ifa­de etmek için kullanılmıştır. Bütün idarî ve dinî görevlerin Kabe’ye hizmet esasına göre düzenlendiği Mekke’deki vazifeler­den biri olan ve zaman içerisinde müsta­kil bir mahiyet alan kjyâde diğer görevler­de olduğu gibi Kusay b. Kilâb ile başlatılır. İslâmiyet öncesi dönemde kabile toplu­lukları halinde yaşayan bedevî ve hadarî Araplar’ın şeyh adı verilen kabile reisleri seferde ordu kumandanı, hazarda ise ka­bile başkanı olmak üzere her iki vazifeyi de üstlenirlerdi. Bir savaş durumu ortaya çıkınca “ukâb” (kartal) adlı kabile sancağı çıkarılır ve herhangi bir kişi bayraktar ola­rak seçilmezse muhafaza etmekle görevli olan ve bu hususta önceliği bulunan kim­se tarafından taşınırdı. Mekke’ye hâkim olunca kıyâde görevini de üstlenen Kusay’dan sonra bu vazife oğlu Abdüddâr’a veraset yoluyla geçti. Hilfü’l-mutayyebîn neticesinde kı­yâde görevi Abdümenâf b. Kusayy’a inti­kal etti. Abdümenâf’tan sonra başkuman­danlığı Abdümenâfoğulları’ndan Abdüşems üstlendi. Hz. Peygamber’in dedesi Hâşim’in ikiz kardeşi olan Abdüşems. kardeşiyle birlikte Mekke ve Kabe’ye hâ­kim olabilmek İçin yaptığı mücadele ne­ticesinde elde ettiği başkumandanlık gö­revi böylece Abdüşemsoğulları’na geçti. Bundan sonra Mekke’nin fethine kadar Emevîler’in elinde kalan kıyâde görevini sırasıyla Ümeyye b. Abdüşems, Harb b. Ümeyye ve Ebû Süfyân b. Harb üstlendi. Harb b. Ümeyye, Kureyş tarafının I ve II. Ficâr savaşlarında ve II. Ficâr’ın bir saf­hası olan Yevmü Şemta’da Kureyş ile bir­likte Kinâne kabilesinin de başkumandan­lığını üzerine almıştı. Ebû Süfyân’ın. Mekke-Medine mücadelesinde [Uhud, Hen­dek ve Mekke’nin fethi] Mekke’nin hem başkanı hem de kıyâde görevlisi olduğu bilinmektedir. Ebû Süfyân, Bedir Savaşı’nda kervanda bulunduğu için kıyâde vazifesini Utbe b. Rebîa üstlenmiş savaş esnasında ise müşriklerin kumandanlığı­nı Ebû Cehil yerine getirmişti. Mekke’nin fethiyle fiilen sona eren bu görevi, Hz. Peygamber Veda hutbesinde sikâye ve sidâne (hicâbe) dışındaki bütün Câhiliye dönemi görevleriyle birlikte kaldırmıştır.