Kırım Cazıları

Akçaabat ve çevresinde anlatılan bir efsaneye göre,
Kırım Cazıları, Kırım’a gider, orada insanların yüreklerini koparır, kavanozlarda saklarlar.
Daha sonra da çoluk çocuk toplanıp yürekleri yerler.
Kırım Cazılarından bir kız, insanoğluyla evlenir. Bir süre sonra bu kız yemekten içmekten kesilir. Çünkü canı yürek yemek istermiş.
“Ey gidi annemin yemekleri, ey gidi annemin yemekleri” der dururmuş.
Kocası, kadının bu haline dayanamayıp karısını alarak annesine götürür.
Yerler, içerler. Gece olup adam uyuduktan sonra kız, annesiyle birlikte evin gizli bölmesine girer. Uyur gibi yapan adam onları gizlice izler. Gizli bölmede eşiyle annesini kavanozun içinden çıkardıkları et parçalarını yerken görür.
Kavanozdaki etler bittikten sonra ışıkları söndürüp kapıya yönelirler.
“Püsdü handa” diyerek bir anda ortadan kaybolurlar.
Adam onları arar fakat bulamaz. Gizli bölmeye girip kavanozlara bakar, içlerinde insan yüreği olduğunu görür.
Kendi odasına gidip, eşinin dönmesini bekler.
Sabaha karşı kadın gelir.
Adam eşine gördüklerinin ne anlama geldiğini sorar. Kadın gerçekleri anlatır. Aslında Kırım Cazısı olduğunu, akşamları deniz kıyısındaki kayıklara binip, “Püsdi handa” diyerek Kırım’a gittiklerini söyler. Orada insanlarını yüreklerini koparıp topladıklarını ve geri döndüklerini anlatır.
Adam bu olaylardan sonra eşinden boşanır.
Hikâye de böylece biter.


Kırım Cazıları; Kırımdaki pirlerinin buyruğuna girerek, tarlalardaki ürünlerin bereketini çalan, beşikteki bebeklerin canın alan kötü ruhlu kadınlardır. Akçaabat’ta, “Kırım Kocakarısı” ya da “cazi” olarak da bilinirler.