Kilisli Rifat Bilge Hayatı, Edebi Çalışmaları

Rifat Bilge. Türk dili ve edebiyâtı araştırmacısı.Türk dili ve edebiyatının en eski ve önemli yapıtlarının ilk yayımlarını yaparak ün kazanmış bilgin (d. Kilis 1873 – ö. Ankara 1953).

İlköğreniminden sonra Kilis’te Rüştiye’yi bitirdi. Arapça ve Farsça öğrendi; hat sanatında ustalık kazandı. Kilis müftüsü Abdurrahman Efendi’den icazet aldı (1892). İstanbul’da Dârülmuallimin’in İptidaiye, Rüştiye, Âliye bölümlerini bitirerek öğretmen oldu (1898). Bir süre liselerde Türkçe, Arapça öğretmeni olarak çalıştı. Daha sonra İlâhiyat ve Edebiyat fakültelerinde arap edebiyatı okuttu. II. Meşrutiyet’ten sonra birbirini izleyen eserleriyle ün kazandı. Bu dönemde Hukuk Fakültesi’ni de bitirdi. İstanbul kitaplıklarında bulunan Türkçe, Arapça, Farsça orijinal yazmaları, Sahaflar Çarşısı’nda satılan nadir eserleri tutkuya varan merakla inceleyen Kilisli Rifat bu tür eserlerin basımlarını hazırlamıştır. Eski eserlere duyduğu ilgi dolayısıyle eski Türk -İslâm kültürünün en önemli bibliyografya kitabı ve bunu tamamlamak üzere hazırlanan eserler üzerinde de çalışmıştır. Kâtip Çelebi’nin geniş ölçekli ve ünlü bibliyografya eseri Keşfüzzünun ile Bağdatlı İsmail Paşa’nın Zeyi’ini yayıma hazırlayanlardan biri odur. Birinci eseri Şerefettin Yaltkaya ile (1941-1943), ikinci eseri İbnülemin Mahmut Kemal İnal ile birlikte hazırlamıştı. Dil (İbni mühenna lügati, 1919; Ebu Hayyan’ın El İdrak Haşiyesi, 1936), tarih (Esterabadi’nin Bezm ü Rezm’i, 1928), edebiyat (Sultan Veled’in Divanı Türki’si, 1935; Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin 7. ve 8. ciltleri, 1928 Mâniler, 1928), hukuk tarihi (El kavanin -ül-Külliye, 1928) gibi alanlarla ilgili eski eserleri notlar ve açıklamalarla yayımladı. Bazı çeviriler yaptı: Ferhengnamei Sadi, 1927; Gülistan, Bostan, 1943. Türk Dil Kurumu’nun eski kaynakları tarayarak türkçe kelimeleri derleme çalışmalarına katılan Kilisli Rifat 100’den fazla kaynaktan 35 000’den fazla kelime derledi. Bu malzeme Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü’ nde kullanıldı.

Kilisli Rifat’ın Türk kültürüne iki büyük katkısı da (Ali Emirî’nin sahaflardan bulup satın aldığı ve kendisine hazırlattığı) Kâşgarlı Mahmut’un Divanü Lûgat-it-Türk’ü (1917) ile Dede Korkut Hikâyeleri’nin (Dresden yazmasından) (1914) ilk basımlarını yapmış olmasıdır.