Kavurd Bey Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

49

Kavurd Bey (ö. 465/1073) Kirman Selçukluları’nın kurucusu (1048-1073).

Çağrı Bey’in büyük oğludur. Sikkelerde ve bazı eserlerde Karaarslan adıyla da kaydedilir. Dandanakan Savaşı’ndan (431/ 1040) sonra toplanan kurultayda fethe­dilen ve fethedilmesi planlanan ülkelerin idaresiyle ilgili olarak yapılan taksimat sı­rasında Kirman ve civarı Kavurd’a verildi. Kavurd, Sultan Tuğrul Bey’in emriyle ken­dine tâbi Oğuzlar”la birlikte bu bölgeye in­tikal etti. Bazı şehir ve kasabaları ele ge­çirip yağmalayan Oğuzlar, bölgeye hâkim olan Büveyhî Emîri Ebû Kâlicâr’ın adam­ları tarafından geri püskürtüldü (434/ 1042-43)- Bu olaydan birkaç yıl sonra Ka­vurd bizzat sevk ve idare ettiği 5-6000 kişilik orduyla Kuzey Kirman’a hareket et­ti. Selçuklu kuvvetlerine mukavemet ede­meyeceğini anlayan Büveyhîler’in Kirman naibi Behrâm b. Leşkersitân Berdesîr Kalesi’ne çekildi; bir süre sonra eman dileye­rek şehri Kavurd’a teslim etti (440/1048). Selçuklular1! bölgeden uzaklaştırmak için harekete geçen Ebû Kâlicâr yolda Hannâb Kafesi’nde ölünce Büveyhî kuvvetleri geri çekildi. Böylece Kavurd Kirman’da Selçuk­lu hâkimiyetini tesis etti ve Kirman Selçukluları’nın temellerini attı.

O sırada Kirman’ın güneyindeki Germ-sîr bölgesi dağlı Kufs kavminin hakimiye­tindeydi. Kurslar Büveyhîler’in zaafından yararlanarak geniş bir bölgeyi kontrolleri altına almışlardı. Kufs reisinin güvenini kazanan Kavurd hiç beklenmedik bir an­da baskın düzenleyerekGermsîr’i zaptetti (442/1050). Daha sonra Hürmüz Emî­ri Bedr îsâ’nın yardımıyla Uman’ı fethet­mek üzere ilk defa deniz aşırı sefere çıktı. Selçuklular mukavemetle karşılaşmadan Uman’a hâkim oldular. Kavurd Bey daha sonra Sîstan’ı fethetmek üzere oğlu Emî-rânşah’ı görevlendirdi, ancak bu sefer­den bir sonuç alınamadı.

Tuğrul Bey üvey kardeşi İbrahim Yi-nal’ın isyanı sırasında zor durumda ka­lınca Kavurd Bey, Alparslan ve Alp Sun­gur Yâkûtî ile birlikte ona yardıma koştu ve onların yardımıyla İbrahim Yinal mağ­lûp edildi (451/1059). 4S4’te(1062) Şebânkâre Emîri Fazlûye’nin hakimiyetin­deki Fars üzerine yürüyen Kavurd böl­geyi zaptederek Abbasî Halifesi Kâim-Biemrillâh, Tuğrul Bey ve kendi adına hutbe okuttu. Kavurd, Tuğrul Bey’in ölü­mü üzerine (455/1063) bir ara saltana­tı düşünmekle beraber Alparslan’ı Bü­yük Selçuklu sultanı olarak tanıdı ve adına hutbe okuttu. Ancak daha sonra bazı tahriklere kapılarak Alparslan’a tâbi olmaktan vazgeçip Kirman’da sadece kendi adına hutbe okutup para bastırdı (459/1067). Bunun üzerine Alparslan Kir­man’a bir sefer düzenledi. Kavurd af dileyerek sultanın huzuruna çıkınca Al­parslan onu affedip Kirman’ın idaresini yine kendisine bıraktı. Ancak Kavurd Bey daha sonra tekrar saltanat davasıyla ayaklandı (461/1068-69). Alparslan yine Kirman üzerine yürüyerek Berdesîr’de bulunan Kavurd’u kuşattı. Kavurd, Al­parslan’ın kuvvetlerinden bir kısmını kendi tarafına çektiyse de sonuç alama­dı. Alparslan ölüm döşeğinde iken karısı Seferiyye Hatun’un Kavurd Bey ile evlen­mesini ve onun Şîraz’da yerleştirilerek kontrol altında tutulmasını oğlu Meiikşah’a vasiyet etti. Melikşah’ı çok genç ve tecrübesiz bulan Kavurd Büyük Selçuklu tahtını ele geçirmek amacıyla Rey şehri­ne hareket etti. Ancak Melikşah’ın Emîr Sav Tegin kumandasındaki öncü kuvvet­leri Kavurd’un öncü birliklerini bozguna uğrattı. Hemedan yakınlarındaki Kerec’-de meydana gelen asıl savaş Kavurd’un yenilgisiyle sonuçlandı.[4 Şaban 465 / 15 Nisan 1073] Hemedan dağlarına kaçan Kavurd, Emîr Temirek tarafından yaka­lanarak Melikşah’ın huzuruna getirildi. Amcası Kavurd’un ayaklarına kapandığını gören Melikşah onu affetmek istediyse de Vezir Nizâmülmülk buna engel oldu ve Kavurd bir çadırda hapsedildi. Bu sı­rada askerler kazanılan zafere karşılık iktâ ve maaşlarının arttırılmasını istedi­ler, aksi takdirde Kavurd’u tahta çıkarabileceklerini ima edip onun lehinde teza­hüratta bulundular. Bunun üzerine Kavurd hemen o gece öldürüldü. Halka da yüzüğündeki zehiri içmek suretiyle inti­har ettiği bildirildi.[Şaban 465 / Nisan 1073]

İyi bir asker ve akıllı bir devlet adamı olarak tanınan Kavurd halka adaletle mu­amele etmiş, ülkede huzur ve asayişi hâ­kim kılmaya çalışmıştır. Yollarda emniyet kuleleri yaptırmış ve muhafızlar görevlen­dirmiştir. Kirman en parlak devirlerinden birini onun zamanında yaşamış ve bölge­deki Türkmen nüfusu artmıştır. Ülkeyi cami, han, hamam, kervansaray gibi mi­mari eserlerle süslemiş, su kuyuları aç­tırmış ve bendler inşa ettirmiştir. Tiz Limanı’nı tamir ettirerek denizciliğe önem vermiştir. Kavurd’un bastırdığı paraların ayarına çok dikkat ettiği rivayet edilmek­tedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi