KAVRAMCILIK

224

 

KAVRAMCILIK

 

Ortaçağ Skolastiğinin
son dönemlerİn-deRealizm-Nominalizm çatışmasında no­minalizmin içinde yer alan
ve tümellerin (külliler, universelia) kendi başına varlık­ları olmadığım, ancak
zihinde düşünülen soyut varlıklar olarak bulunduklarını, do­layısıyla zihni
tasarımlar olduğunu ileri sü­ren felsefî görüş. Özel olarak Petrus Aba-elardus
(1079-1142)’un tümeller konu­sunda ortaya çıkan felsefesine de kavram­cılık adı
verilmektedir.

Tümel kavramların
varoluştan nasıldır?

Tümel kavramların tek
tek nesneler ile ilişkisi nedir ve bunu nasıl açıklamalıyız? Skolastik felsefe
bağlamında buna şu şe­kilde cevaplar verildiği görülür:

 a) Tümel kavramların nesnelerden Önce ve objektif
gerçeklikleri vardır;

 b) Tümel kavramlar nesnelerden sonra ve objektif
varlıkları yoktur (bu cevaplardan birincisi Realizm, ikincisi Nominalizm
akımını oluşturuyor­du.);

 c) Üçüncü olarak tümel kavramlar ne nesneden önce, ne de
sonradır, fakat nesnededir. Bu üçüncü anlayışı Petrus Abaelardus ileri sürmüş
ve bu anlayışa kavramcılık denilmiştir. Aslında bu anla­yışın kaynağını
Sokrates’e ve Platon’a ka­dar götürmek mümkünse de, gerçek olu­şumu ancak
Skolastik felsefede sözkonu-sudur.

Abaelardus’a göre
tümel tek tek nesne­nin içinde vardır, ama tek tek nesnelerin dışında sadece
kavram olarak bulunmak­tadır. Ayrıca bireylerde varolan tümel, mahiyet olarak
değil, ancak birey olarak vardır. Abaelardus’un görüşü doğrudan nominalizm
olmamakla birlikte ona yak­laşmakta, dolayısıyla kavramcılık nomina­lizmin
içinde kabul edilmektedir. Kav­ramcılık ile duyumcu felsefeler arasında da
belli bir İlişki sözkonusudur. Kavramcı­lık Yeni Çağda bazı filozoflar
tarafından da kabul edilmiştir. Sonraları Aristoteles ve Kant’ın öğretileri de
kavramcılık diye nitelenecektir. Fakat bu niteleme bizi on­ların Skolastik
felsefedeki anlamla aynı ol­duğu görüşüne götürmemelİdir.

Çok özel olarak
kavramcılık hukuk ala­nında da sözkonusu edilmektedir. Hukuk­ta kavramcılık;
hukuki kuralların düzen­lenmesinde kullanılan genel terimleri ve kategorileri
değişmez ve tümüyle belirli anlamlara sahip şeyler olarak ele alır. Hu­kuki
kuralların özel olaylara uygulanması

bakımından akıl
yürütmede basit bir alış­tırma şeklînde de düşünülür. Fakat huku­ki
kavramcılığın, hukukun toplumsal de­ğişmeye uyarlanmasında genellikle bir en­gel
oluşturduğu, hatta adaletsiz kararla­rın bir nedeni olduğu da söylenmelidir.

(SBA) Bk. Gerçekçilik;
Kavram; Nominalizm.