Sosyoloji Sözlüğü

YETÎ

  YETÎ   insanın doğuştan getirdiği psikolojik güçlerin her birine yeti (meleke) denir. Ye­tenek kavramıyla biçim ve anlam yönünden benzerlikleri olsa da aynı değildir. Yetenek kişinin Öğrenmeye dayalı olmayan doğal iş başarma gücü demekken, yeti kavramıyla daha çok insan psikolojisinin irade,...

YENİ ROMAN

YENİ ROMAN   1950 sonrasında Fransız edebiyatında Alain-Robbet Grillet, Nathalie Sarraut, Claude Simon, Michel Buttorgibi romancı­ların öncülüğünde meydana çıkan ve ro­manda neyin anlatıldığından çok, anlatımın şekline, tekniğe önem veren edebî hare­ket! Yeni Roman akımında önemli olanın, dilin işlenişi ve edebî eserde...

YATIRIM

YATIRIM   Genel anlamda yatırımı, tasarrufların ka­zanç elde etmek amacıyla çeşitli alanlarda değerlendirilmesi olarak tarif etmek müm­kündür. Fertler, işletmeler hatta devlet, ge­lirlerinden tüketime harcamadıkları kısım­ları değerlendirmeyi arzu ederler. Tüketime harcanmayıp tasarruf edilen meblağların ise muhtelif şekillerde tutulması mümkün­dür: Nakit, mevduat,...

YEHOVACILIK

  YEHOVACILIK CYEHOVA ŞAHİTLERİ)   Gizli bir teşkilâta sahip dinî, siyasî ve milletlerarası bir gruptur. 19. yüzyılın orta­larında Amerika'da ortaya çıktı (1844). Hı­ristiyan olduklarını ileri sürmekteyseler de Yahudi nüfuzu altında bulunmakta ve onla­rın hesabına çalışmaktadırlar. "Yehova", aslında Yahudilikte Tanrı için kullanılan "Yahve"...

YAŞLILIK

  YAŞLILIK   Bilişsel süreçlerdeki yaşa bağlı değişik­likler üzerinde yapılan araştırmalar, Batı toplumlarındaki yaşlı nüfus arasındaki artı­şın sürmesine paralel olarak güçlenmiştir. Yaşlıların modern bir çevre ile başa çıkabil­meleri ve dolu bir iş ve eğlence hayatı sür­dürebilmeleri için bu değişikliklerin tanınması, anlaşılması...

YAPI

  YAPI   Doğrudan gözlemlenebilir bir "hakikat" anlamında veya fonksiyon ve organizas­yonun soyut bir şeması anlamında kullanı­lışına göre farklı anlamlar yüklenen yapı kavramı deneysel kullanımıyla, ilk anla­mında gözlemlenebilir olguları niteler. Bu olgular "verilmiş"tir ve ekonominin mimarî yönünü oluşturur. Herşeyden önce olgular nicelik...

YANSITMA

  YANSITMA   Bireyin bilinçdışından gelen rahatsız edici dürtülerini, sanki onlar dışarıdan geli-yorlarmış, başkaları tarafından kendisine yönelüliyorlarmış gibi algılayarak bu dür­tülerin baskısından kurtulma çabasına yan­sıtma denir. Yansıtma, yani bireyin kendi­sinde görmek istemediği özelliklen başka­sına yüklemesi önemli ve ilkel bir savunma mekanizmasıdır. Ayrıca kendimizde...

YANLIŞ

  YANLIŞ   Doğru olmayan, veya doğrunun karşıtı olan. Bir kurala, ilkeye uymama durumu. Bu terim çeşitli disiplinlerde çeşitli mana­larda ve en çok da hata, bâtıl, sahte, sakîm, yalan, galat, dalâl, mugalâta vb. kavramla­rın eşanlamlısı olarak kullanılır. Yanlış doğrunun karşıtı olarak...

YALNIZCILIK POLİTİKASI

  YALNIZCILIK POLİTİKASI   Dünya politikasına ve uluslararası so­runlara aktif olarak katılmamayı ve diğer devletlerle ilişkileri en alt düzeyde tutmayı öngören bir dış politika stratejisidir. Yalnızcılık politikası, uluslararası ilişki­lerde, infîrad politikası, ayrı durma politi­kası, izolasyonizm ve Monreo Doktrini kavramlarıyla eş anlamlı olarak...

YALTA KONFERANSI

  YALTA KONFERANSI   II. Dünya Savaşı sonrasında, üç galip ül­ke adına dünyanın yeni çatısını meydana getirmek için F. D. Roosevelt (ABD), J. Stalin (SSCB) ve W. ChuıchilTin (İngilte­re) 4-11 Şubat 1945'tc Yalta'da yaptıkları toplantı. Yalta'da verilen kararların daha önce başka...

YANILSAMA

  YANILSAMA   Bir algı ile algılanan şeyi kaydeden bir cetvel ya da hız ölçüsü gibi güvenilir bir ale­tin göstergesi arasındaki farka yanılsama denilebilir. Bir yanılsama hakkında Önceden bilgi sahibi olsak bile algı kusurumuzun değiş­memesi onun somut bir gerçek olduğunun göstergesidir. Ayrıca...

YAHUDİLİK

  YAHUDİLİK   Yahudi dini. İlahi menşeli olmakla bera­ber günümüzde tamamen ilk orjinini kaybe­den ve dîn olma vasfından ziyade etnik ve kültürel tarihi bir toplumun inançtan bütü­nü. Yahudilik, Babil sürgününden beri milli bir din haline getirilmiş ve bu özelliği günü­müzde çok...

YAKÎN

  YAKÎN   Kesinlikle bilinen, doğruluğu kesin olan, şüphe bulunmayan şey veya bilgi. Daha genel olarak, realiteye, gerçeğe uygun olan ve hiç bir şekilde aksinin olamayacağı­na inanılan şey. Bu manada hak ve doğru­nun ifadesi olan yakın, bilgisizlik, şüphe, taklit, hayal,...

YABANCI YATIRIM

YABANCI YATIRIM   "Yabancı yatırım, sermayeyi, verimlili­ğini artırmak amacıyla kıt olduğu yerlere yönelterek ulusal sınırların ötesinde aşır­mak ve başka ülkelerde faaliyet için ko-numlandırmakür (ya da yatırmaktır)." İster parasal, isterse doğrudan üretim aracı şeklinde olsun, istihsal vasıtası olan yahut verimli şartlar...

YABANCILAŞMA

  YABANCILAŞMA   Yabancılaşma terimi, günlük yaşantıda, bilimde ve felsefede çok değişik anlamlara sahiptir. Günlük ifadesiyle yabancılaşma, insanlardan ve toplumdan uzaklaşma, ayrı düşme, onlar ile bir temas noktasına sahip 1988 sonu itibariyle Türkiye'de Faaliyette Bulunan Yabancı Sermayeli Kuruluşların Sektörlere Dağılımı   ...

VOLONTARİZM

VOLONTARİZM   Latince, irade anlamına gelen "voluntas" kökünden türetilmiş bir kavramdır. Ontolo­jide iradenin, gerçekliğin nihâî teşkil edici­si, temeli olduğunu; iradenin, olayların iza­hında zihin veya akla göre daha evvel veya daha üstün olduğunu ileri süren felsefi bir teoridir. Daha genel anlamda,...

VERSTEHEN

  VERSTEHEN   Genellikle 'anlama' şeklinde çevrilen bu Almanca kavram, pozitivist ve natura I isi sosyolojiye yöneltilen eleştirinin bir parça­sını oluşturur. Verstehcn, sosyolojinin, in­san eylemlerini doğa bilimlerinin yöntem­lerini kopya etmek sureliyle 'dışarıdan' ço-zümleyemcyeceğini öne sürer. Sosyoloji bunun yerine insanların eylemlerine ver­dikleri anlamlan...

VETO

  VETO   "Karşıyım" anlamındaki Lâtince veto kelimesinden gelmektedir. Bir meclisin, bîr kurulun veya benzeri bir organın aldığı ka­rarların ya da çıkarmış olduğu kanunun yü­rürlüğe girmesini önleyen üst makamın kullandığı bir yetkidir. Birçok ülkede ana-yasalarca devlet başkanlarına ve Birleşmiş Milletler Güvenlik...

VARŞOVA PAKTI

  VARŞOVA PAKTI   Varşova'da 14 Mayıs 1955'te sekiz Doğu Bloku devleti arasında imzalanan anlaşma ile kurulan askeri nitelikli bir uluslararası örgüttür, îkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyet­ler Birliği, Doğu Avrupa ülkelerinde Ko­münist partilerinin iktidarı ele geçirmeleri sonucu Çekoslovakya ile Aralık 1943'te, Polonya ile...

VATANSEVERLİK

  VATANSEVERLİK   Vatanseverlik en yaygın anlamıyla, va­tanını sevme ve vatanı için her türlü özveri­de bulunma duygusudur. Ancak, gerçek va­tan topraklarının ne olduğu, kimlerin aynı vatanın insanlan sayılabileceği, bu insanla­rın vatana karşı hangi hizmet ve fedakârlık­ları yapmakla yükümlü olduğu ve vatanse­verlik...

VATANDAŞLIK

  VATANDAŞLIK   Vatandaşlık, din, hukuk, ahlâk, örf, âdet ve larih gibi ortak kültürel unsur ve değer­lerle birbirlerine bağlanan ve muayyen bir toprak parçası (ülke) üzerinde yaşayan in­sanların meydana getirdikleri toplu yaşama düzenine verilen isimdir. Özellikle hukukî ve siyasî literatürde çok kullanılan...

VAHDET-İ VÜCUD

  VAHDET-İ VÜCUD   Bütün mevcudatın mutlak vücûdun-ger-çek varlık sahibinin yani zat-ı Ahadiyet'in isim ve sıfatları olduğu ve onda müstehlik bulunduğu nazariyesi, başka bir deyişle varlıkların özde bir ve tek olduğu inancı, her şeyin tek olan Allah'ın değişik tecellile­ri, zuhurları, taayyünleri...

VARSAYIM

   VARSAYIM   Kesinliği kanıtlanmamış verilerden ha­reketle ileri sürülen geçici yargıya, Önerme­ye verilen isimdir. Varsayım, olgular ara­sında, sınanması henüz yapılmamış geçici bir neden-sonuç bağı kuran Önermelere ve­rilen genel bir kavramdır. Bu anlamıyla varsayım, bilimsel bir metodun aşamaların­dan birisi olarak karşımıza çıkar ve metodo­lojinin...

VAKIF

VAKIF   Bİr malın satılmamak kaydıyla hayır işi­ne bırakılmasını ifade eden bir terimdir, îslâm hukukçuları bir terim olarak vakıfı: "Menfaati ibadullaha ait olmak üzere bir ayn'ı Allah'ın mülkü hükmünde olarak tem­lik ve temellükten ile'1-ebed habs etmekdir" şeklinde tanımlamışlardır. Bu tanıma...

ÜMMET

  ÜMMET   Arapça bir kelime olan ümmet'in sözlük anlamı cemaat, yol, din, kıyamet ve zaman (Cevheri, es-Sıhah; İbn-i Manzur, Lisa-nu'l-Arab.) olan ümmetin ıstılahı anlamı ise " Kendi seçimleri veya bir zorunlulukla aynı yer, aynı zaman veya aynı dîn gibi...

En Çok Okunanlar

Kategoriye Göre Sırala