Kahramanmaraş Medreseleri Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

21

Kahramanmaraş Mimari. Arkeolojik verilerle kısmen aydınlatılmaya çalışılan şehrin ilk dönem­leri hakkında fazla bilgi yoktur. Hareketli geçen tarihî seyir içerisinde VII. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar bu çevrede kuvvetli bir mimari geleneğin kurulamadığı, mevcut­ların da sık sık el değiştirme, istilâ, talan ve yakıp yıkmalarla yok olduğu anlaşıl­maktadır. Daha çok Dulkadırlı Beyliği ile Osmanlı döneminde yaptırıldığı bilinen eserlerin de çeşitli tarihlerde vuku bulan depremlerde yıkıldığı ve özelliklerini yitir­diği görülmektedir.

Medreseler. Medreselerin Kahraman­maraş’ta pek eski örnekleri bulunma­maktadır. Dikkati çeken bazıları ise şun­lardır: Kadı (Begtunlu) Medresesi. Kahra­manmaraş’ın en eski medreselerinden biri olup günümüze ulaşmamıştır. Bu medreseyi Dulkadır beylerinden Nasreddin Mehmed’in yaptırdığı bilinmektedir. Daha sonra Alâüddevle Bozkurt tarafın­dan onarılarak yanına bir de mescid ilâve edilmiştir. Taşmcdrese. Kalenin hemen güneyinde Ulucami yakınında piramidal külâhlı bir türbe, bir mescid ve açık avlu­nun etrafında dizilmiş medrese hücre­lerinden ibaret küçük bir külliye görünü­mündedir. Medresenin üzerinde yapım tarihini verecek kitabe yoktur. Besim Ata­lay’a göre türbede yatan Alâüddevle’nin oğlu Mehmed’in kabir taşında bulunan 928 (1521) tarihi esas alındığında medre­senin XVI. yüzyılın başlarında yaptırılmış olması gerekmektedir. Bugün ortadan kalkmış medreselerden ikisi, yine Alâüd­devle tarafından yaptırılmış Begdûdi­ye (Bektutiye) Medresesi ile İmaret Med-resesi’dir. İmaret Medresesi’nin Hatuni­ye Camii ile aynı tarihte (915/1509) inşa edilmiş olması gerekir. Dulkadırlı Beyi Alâüddevle zamanında yaptırılan Neveviyye Medresesi’nin yanındaki Neveviyye İmareti zamanla medreseyle birlikte or­tadan kalkmıştır.