Kahramanmaraş Evleri, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

19

Kahramanmaraş Mimari. Arkeolojik verilerle kısmen aydınlatılmaya çalışılan şehrin ilk dönem­leri hakkında fazla bilgi yoktur. Hareketli geçen tarihî seyir içerisinde VII. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar bu çevrede kuvvetli bir mimari geleneğin kurulamadığı, mevcut­ların da sık sık el değiştirme, istilâ, talan ve yakıp yıkmalarla yok olduğu anlaşıl­maktadır. Daha çok Dulkadırlı Beyliği ile Osmanlı döneminde yaptırıldığı bilinen eserlerin de çeşitli tarihlerde vuku bulan depremlerde yıkıldığı ve özelliklerini yitir­diği görülmektedir.

Evler. XIX. yüzyıldan kaldığı bilinen ve geleneksel Türk mesken mimarisinin özelliklerini taşıyan evlerin birçoğu yük­sek avlu duvarıyla çevrili alanın ortasında, düzgün kesme taştan yapılmış ve daha az sayıda pencere ile biçimlenmiş bod­rumlar üzerinde yer alır. Bodrumlar ko­yu gölgeleriyle güneş sıcaklığının gideril­diği, aynı zamanda ahır, hela, havuz, merdiven boşluğu, kiler, mutfak, depo gibi birimlerin yer aldığı fonksiyonel bir düzenleme gösterir. Üstte harem, selâm­lık ve odalardan oluşan bir plana uygun nitelikte, genellikle hafif malzemenin kullanıldığı ince duvarlı, zeminleri taş ya da ahşap döşemeli ev tipleri yaygındır. Evlerin sokağa ya da avluya bakan yüzle­rinde güneşin etkisine açık, kışlık gıda ve baharatın kurutulduğu, akşam serinli­ğinde yemeklerin yendiği iki veya üç yanı açıkeyvansı düzenlemelerle zenginleşti­rilmiş balkon ve sofalar hâkim unsurlar­dır. Ayrıca balkon ve cumbalara geniş öl­çüde yer verilmiş, üzerleri dik meyilli ah­şap çatılarla örtülü pek çok ev bulunmak­tadır. Bunlardan Aktar Halil Efendi Evi, Cemil Çiftaslan Evi en tipik örneklerdir. XIX. yüzyıl sonlarındaki Ermeni ayaklan­ması, ardından I. Dünya Savaşı ve Kurtu­luş Savaşı sırasındaki Fransız ve Erme­ni tahribatıyla yangınlar ve depremlere rağmen geleneksel Maraş evleri varlıkla­rını hâlâ devam ettirmektedir.