Kafkaslardan Anadolu’ya Göçler (1877–1900)

Nedim İpek – Kafkaslardan Anadolu’ya Göçler (1877–1900)

(Ruslar) XVIII. yüzyıldan İtibaren her
fırsatta Türklere saldırmışlar ve Türk topraklarını işgal etmişlerdir.

Rusya, işgal ettiği Kirim topraklarında 1783
yılından itibaren camileri kiliseye çevirmiş veya yıkmış, (…) Türk topraklarını
gasp etmiştir.

Türk göçmenlerinin boşalttığı yerlere diğer
yerlerden getirtilen muhacirler iskân edilmiştir. General Potemkin, 70.000 Rus
köylüsünü Kırım’a yerleştirmiştir (s. 98).

Kırım Savaşı ile (1853-1856) Balkanlar’da ve
Anadolu’da Rus yayılışı geçici olarak durdurulunca Rusya, Asya topraklarında
fetih, şiddet ve tazyiki siyasetini artırdı.

Rusya’nın Kafkasya’da takip ettiği
tehcir ve iskân siyaseti sonucu Kafkasya’dan Türkiye’ye 600.000’den fazla
göçmen geldi. Bu sayı Kırım göçmenleriyle bir milyonu aşıyordu (s. 100).

Rusya, tebaasını tek bir millet, tek bir
devlet ve tek bir görüş, yani Panslavizm, Çarlık ve Ortodoksluk çatısı altında
toplamayı amaç edinmişti.

Rus politikası genelde Türk-Müslüman
kitlesini hedef almaktaydı.

Rus kuvvetleri Mayıs 1877rde Ardahan’a girer
girmez, Cenevre Sözleşmesi’nin ruhuna aykırı olarak kasabadaki hastaneye
saldırıp, hasta ve hastabakıcıları katlettiler. Ardahan ve civarındaki
çiftlikler, köyler yağmalandı, kendilerine karşı silahlı mukavemette
bulunduğunu ilân ettikleri halkı yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin
katlettiler. Katliama maruz kalanların sayısı 800’ü aşmaktaydı (s. 102).

Ahmed Muhtar Paşanın aldığı tedbirleri
sayesinde Rus birlikleri Haziran 1877’den itibaren, Kars’a doğru geri çekilmeye
başlamıştı. Hatta Kars, kuşatması da kaldırılmıştı. Ruslar, ricat esnasında
yollan üzerindeki bütün yerleşim merkezlerini yerle bir ederken, buralarda
meskûn Müslüman ve Hıristiyan ahalinin büyük bir kısmı aileleriyle birlikte
esir alındı. Çok sayıda yaşlı, kadın ve çocuk katledildi.

Ruslar, Sohum ve çevresinde de benzer
hareketlerde bulunmuşlardır (s. 103).

(93 Harbi’nde) Rus Ordusu, Derviş Paşa’nın
savunduğu Batum’u ele geçirememişti.

Batum ahalisi Berlin Kongresi Başkanlığına
33.247 imzalı bir protesto göndererek «Ruslara tâbi olmaktansa ölmeyi tercih
ettiklerinden mücadele ve savaşa karar verdiklerini» ilân ettiler.

Kongre üyeleri, halkın isteklerine kulak
tıkayarak Ardahan, Kars ve Batum arazisini Ruslara bıraktılar (s. 104).

Sohum ve havalisinden göç edenler

(1877) Gemilerle Karadeniz’in Anadolu
sahillerine sevk edilen 60.000 Abaza göçmen (…) başta Çarşamba ve Bafra olmak
üzere Trabzon vilayetinin değişik bölgelerine yerleştirilmiştir.

Sohum göçmenlerinin bir kısmı da Karahisar’da
iskân edilmek üzere geçici süreyle Giresun kazasında yerleştirilmişti (s. 109).

Netice itibarıyla, Sohum muhacirlerinin
Trabzon-İzmit arasında kalan geniş sahaya dağıldığı anlaşılmaktadır.

(1878) Batum’da göç, şehir Ruslar tarafından
resmen işgal edilmeden önce başlamış ve 7 Eylüle kadar Batum’dan Trabzon’a göç
edenlerin sayısı 5.500’ü bulmuştu.

Batum ve havalisinden deniz yolu ile gelenler
ilk etapta Trabzon ve Kastamonu vilâyetlerinde iskân edilmeye çalışıldı (s.
111).

1886 yılına kadar, Ordu kazası dahilinde
1.034 hanede 4.254 Batum göçmeni iskân edilerek kurulan köy ve mahallelerde
ihtiyaca göre cami, mescid, mektep ve medrese binaları inşa edilmiştir (s. 112).

1877 yılına kadar göç eden Çerkeş, Kırım ve
Nogay göçmenleri, Arâzî Kanununda belirtildiği üzere bir çift için âlâ yerden
70, evsat yerden 100 ve edna yerden 130 dönüm arazi verilerek
yerleştirilmişlerdir.

Çukurova gibi yerlere gönderilenler buranın
iklimine uyum sağlayamadıklarından Uzun-Yayla ve sair yerlere gitmişlerdi.
Bundan sonra müteferrik olarak gelenlere yeterli miktarda arazi tahsis
edilememiştir. Bu nedenle, bu gibi göçmenlerin bir kısmı yerli ahalinin arazisine
taarruz ederken bir kısmı da «serseri gezerek» sekene-yi kadîmeyi rahatsız etmiştir
(s. 121).

1877’ye kadar, Rusya’dan hicret eden Tatar ve
Çerkesler temettü vergisinden 10, aşardan 3 ve kur’adan 25 yıl muaf
tutulmuşlardı (s. 123).

…aşiret sistemine sahip Gürcü ve Çerkesler,
müteferrik olarak iskân edilmişlerdir. Bu siyasete ters olarak topluca
yerleştirilen Gürcü ve Çerkesler bazı hadiselere sebebiyet verebilmişlerdir.
Bununla beraber, toplu olarak yerleştirilen Tatarların herhangi bir müşkülatına
rastlanmaması üzerine bunların toplu iskânlarına müsaade edilmiştir (s. 132).

1877-1891 tarihleri arasında Sohum
muhacirleri hariç 700.000’den fazla göçmen Rumeli’den Anadolu’ya sevk edilirken
Kuban, Kırım, Kafkasya, Batum, Sohum ve Kars civarından Anadolu’ya en az
300.000 göçmen gelmiştir. Bir başka söyleyişle Türk vilâyetlerinde bir milyondan
fazla göçmen iskân edilmiştir (s. 133).

İpek, Nedim. (1991), “Kafkaslardan
Anadolu’ya Göçler (1877–1900)
,” Ondokuzmayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 1, (s. 97-134)