Kadir Gece­si Nedir -Edebiyat ve Sosyal Hayatta- Hakkında Bilgi

0
49

Kadir gece­sinin Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde ifa­desini bulan önemi, bu gecede yapılan ibadet ve duaların kabul edileceğine, bu geceyi ihya edenlerin günahlarının bağış­lanacağına dair Hz. Peygamber’in açıkla­maları, müslüman toplumlarda ve Özel­likle Osmanlilar’da Kadir gecesinin diğer kandillere göre daha büyük ilgi görmesi­ne, bu arada sosyal hayata yansımasına, örf ve âdetlerin zenginleşmesine vesile olmuştur. Divan edebiyatında Kadir ge­cesi kasidelerin dua kısımlarıyla ramazâniyye, bayramiyye, rubâî ve tuyuğlarda, yeni edebiyatta ise müstakil dinî manzu­meler yanında ramazan ve kandillerle il­gili şiirlerle bu gece indirilmeye başlan­dığından Kur’an’dan bahseden şiirlerde işlenmiştir.

Kadir gecesinin divan şiirinde “leyle-i Kadr, şeb-i Kadr, şâm-ı Kadr” gibi terkip­lerde gerçek ve mecaz anlamlarıyla ve cinas, tevriye, îhâm, îhâm-ı tenâsüb gibi edebî sanatlarla zengin bir kullanım alanı vardır. Gökten rahmet ve bereketin saba­ha kadar yağdığını anlatmak için “nûr-ı Kadr, nûr-ı şeb-İ Kadr”; sevgilinin yerini ifade için “sarây-ı Kadr. kûşe-i Kadr”; sev­giliye kavuşma İçin “Kadr-i visal, Kadr-i vasi” gibi terkipler kullanılmıştır. Kadir gecesinin lütuf ve ihsan gecesi olduğu Şeyhülislâm Yahya’nın, “Gün gibi tulü et­ti bu şeb necm-i hidâyet  lyd etti şeb-i Kadr’e erip ehl-i velayet” beytiyle Nâilî-i Kadîm’in, “Eylemez secde-i eşcâr-ı şeb-i Kadr’i nigâh  Cilve-i kâmet-i kaddinden olanlar agâh” beytinde ifade edilmiştir. Enderunlu Vâsıf bu gecenin bütün insan­lara mağfiret getireceğini, “Bil kadrini zîrâ ki bu şehrin şeb-i Kadr’i Bîşek se-beb-i mağfiret-i âlemiyandır” beytiyle an­latır. Böylece “kıymet” anlamındaki kadr kelimesiyle geceyi belirten Kadirin aynı kökten gelişi çeşitli kelime oyunlarına yol açmıştır. Divan şiirinde çok değerli olan geceler de mecazen “kadr” kelimesiyle anlatılır: “Yârân u mey ü bade buluştuk bu gece el-minnetü lillâh bu şeb Kadr oldu” beytiyle Ahmed Paşa’nın, “Kadr derdim sohbetine her gece olsaydı Kadr lyd derdim devletine olmasa pâyân-ı ıyd” mısraları bu anlayışı aksettirir. Sevgili­nin yüzü, saçı ve gerdanı Allah’ın leyle-İ Kadr’de indirdiği veya değer verdiği kul­larına seyrettirdiği nur gibidir. Bu sebep­le sevgilinin, yüzünü gösterdiği gece ne kadar karanlık olsa Kadir gecesi aydın­lığında ve değerindedir: “Nûr-i hüsnün berk urur zülfün dününde der gören Bir mübarek ayda Kadr olmuş şeb-i yeldâyı gör” (Ahmed Paşa). Şairler memduhlan-na dua ederken gecelerinin Kadir, günle­rinin bayram gibi olmasını dilerler: “Dör­düncüsü hakîkat ere eksik bakmaya  Bayram ola gündüzü Kadr ola gecesi” (Yû­nus Emre); “Gündüzü iyd u gecesi Kadr ola dem-be-dem / Bari1 katında her di­leği ola müstecâb” (Necâtî Bey).

Batı tesiri altında gelişen yeni Türk edebiyatı devresinde de Kadir gecesiyle ilgili şiirler kaleme alınmıştır. İsmail Safâ’nin “Kitâbullah” adlı şiiri Kur’an-Kadir gecesi alâkasını ele alan bir örnektir: “Sa­yende azaldı zulümât-ı beşeriyyet Ben­zer mi fürûğun sönük envârına Bedr”in Caiz sana dense güneşi leyle-i Kadr’in Ey nûr-ı hidâyet”. Rıza Tevfik’in Cünye’de 1351 (1933) yılının Kadir gecesinde yaz­dığı “Kasîde-i Kadriyye”, şairin gurbette geçirdiği bu gecede Fâtih Camii merkezli bir İstanbul hasretini, ‘”Sahîhan gördü­ğüm bir lem’a-i âyât-ı rahmetmiş Mü­barek leyletü’l-Kadr’in ulüvv-i izz ü sâ­nından Güzel İstanbul’un hatırda hâlâ yâdı kalmıştı” mısralanyla başlayarak an­latır. Cumhuriyet dönemi şairlerinden Arif Nihat Asya, Haiit Fahri Ozansoy, Ce­mal Oğuz Öcal, Enver Tuncalp’ın da Ka­dir ve kandil geceleriyle ilgili şiirleri var­dır. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Siyah ve Karanlık” şiirinde olduğu gibi bu devirde birçok şairin ramazanla ilgili şiirlerinde Kadir gecesi motif olarak işlenmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here