Jose Saramago – kopyalanmış adam

Karşımızda duranlarla yüzleşecek cesareti bulamadığımızda suçu, işte böyle uzaktaki varlıklara yükleriz.

Evrendeki tüm insanları aklamanın en iyi yolu, herkes suçlu olduğuna göre kimsenin suçlu olmadığı sonucuna varmaktır.

İşlenen suçlar benzerse, suçu işleyen kişiler de benzerdir.

Neredeyse birlikteydik, zamanın kıyısında.

Ne kadar imkansız görünse de, kaybedildiği sanılan şeyi sözcüklerle dolu bu sessizlik kurtarır, bu sessizlik, üzerinde kürekleri, pusulası, yelkeni ve ekmek sandığıyla sislerin içinde yolcularını arayan bir sala benzer.

yalnız yaşamak, bünyesi alıngan, kırılgan ve esneklikten uzak olan kişiler için cezaların en ağırıdır, fakat ne kadar fena olursa olsun böyle bir durumun insana kriz geçirten ve saç baş yolduran bir dramaya dönüştüğü oldukça nadir görülür.

Derler ya, hayat kaderin cilveleriyle doludur, oysa hayat dünyadaki en aptal şeylerden biridir, birisi bir gün hayata, Aynen devam et, durmadan ilerle, yoldan hiç ayrılma, demiş olmalıdır ve hayat o günden beri aptallaşmış, bize vermekle övündüğü derslerden hiçbir şey öğrenememiş, kendisine verilen emri körlemesine yerine getirmekten başka bir şey yapmamış, önüne çıkan her şeyi devirip geçmiş, geride bıraktığı zarara hiç aldırmamış, bizden bir kez olsun özür dilememiştir.

Türkçeleştiren: Emrah İmre
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
2010