John Armstrong – Nietzsche’den Hayat Dersleri

John
Armstrong – Nietzsche’den Hayat Dersleri


Friedrich Nietzsche

Yaşadığı topluma hâkim değerlerin iyi bir
yaşama engel oluğunu hissetti ve her şeyi dönüştürmek için tek kişilik bir
devrim başlattı.

Dindar bir ailede doğmuştu (babası, amcası
ve dedesi papazdı).

Öğrenim yıllarında Hıristiyanlığın azılı
düşmanı oldu.

Büyük Alman besteci Wagner’le yakın dost
oldu.

Wagner Avrupa’nın yaratıcı hayatını
dönüştürmek istiyordu.

1870’de Almanya, Fransa’ya savaş açtı.
Almanya’nın zaferiyle sonuçlanan bu savaş Alman toplumunun özgüvenini arttırdı.

Kendilerini akıl almaz derecede başarılı
gören insanları eleştirdiğinizde, iyi kötü bir karşılık almanız çok güçtür.
Nietzsche bu dönemde sesini insanlara duyurmaktan (anlaşılmaktan) mustaripti.

Yirmili yaşlarının ortalarında profesör
olarak ders vermeye başladığı Basel Üniversitesi’nden 1879’da emekliye ayrıldı.
Wagner’le bağını kopardı.

Hayatının geri kalanını emekli maaşıyla
idame ettirdi.

1889’da Torino’da Carmen operasını
dinlemeye giderken sahibi tarafından dövülen bir atın boynuna sarıldı.
“Anlıyorum, anlıyorum” nidalarıyla bilincini yitirdi.

Hiç sevmediği ablasının yanına yerleşmek
zorunda kaldı.

Zatürreden mustarip olduğu bir dönemde 1900
yılında vefat etti.

Tüm değerlerin yeniden değerlendirilmesi…

Neyi seversin?

Neye inanırsın?

Bu ve benzeri sorular cevabını
davranışların, alışkanlıkların ve seçimlerinde kendini gösterir.

  1. Ders:
    Olabileceğinizin en iyisi olmak

Niçin olmak istediğimiz insanlara
dönüşmüyoruz?

“…kendi gerçek dehasından kopmuş ve
amaçsızca etrafsa bakınmaktan başka bir şey yapmayan insandan daha yalnız ve
kimsesiz yaratık yoktur.”

Gerçek eğitim özgürleşmedir.

Yapmaya can attığımız şeyler (…)
ulaşılabilir mesafededir.

Ama bu (…) acı, hayal kırıklığı, kıskançlık
ve hüsran dolu bir yoldur. (s. 31)

  1. Ders: Piramitleri
    görmek

Piramitleri görmek gibi bir fırsatı ciddiye
almamız, bunu önemsememiz gerektiği üzerinde duruyor, peki ama niçin?

“Kim hayattan anlık çıkarlar sağlamayı en
az düşünürse, en kayda değer yaşam onunkidir.”

Amaçlarımız her zaman olağanüstü yüce olmak
zorunda değildir. Önemli olan, ne istediğimize dair bir fikrimizin olmasıdır.

“Geçmişi yargılamalı, onu acımasızca
sorgulamalı ve en sonunda mahkûm etmelidir. Her türlü geçmiş mahkûm edilmeye
değerdir.”

“Geçmiş bilgisi yalnızca geleceğe ve
şimdiye hizmet etmesi için istenir; bugünü zayıflatması ya da yaşayan bir
geleceğin altını oyması için değil.”

  1. Ders: Çatışmanın
    üstesinden gelmek

Belki de çatışmayı kabul etmekle kalmayıp
onu sevmeliyizdir.

Nietzsche hayatın kökeninde temel bir
çatışma olduğunu öne sürer: Sonra da Apollon (düzen ve mantık) ve Dionysos
(neşe, eğlence ve kargaşa) mitlerine gönderme yapar.

  1. Ders: Özgürlük ve
    olgunluğa giden yol

Kişisel gelişim son derece dolambaçlı ve
ürkütücüdür (Nietzsche’nin hayatına atıf yapıyor).

  1. Fikir değiştirmek

Nietzsche bir dönem hayranlık duyduğu
Wagner’e hayatının ileri dönemlerinde lanetler eder. Yazar bunu bize fikir
değiştirmek olarak sunuyor.

  1. Ders: Şok terapisinin
    faydaları

Nietzsche metinlerinin okur üzerindeki
sarsıcı etkileri…

  1. Ders: Köle değil
    soylu ol

Önyargıları aşmamız gerekir (bu dahi bir
önyargı değil midir?).

Şikâyet değil rekabet edin…

  1. Ders: Eleştirmekten
    çekinme

Sonuç: Defter tutmak

Nietzsche’nin (…) buradaki hedefi
(Hıristiyanlığa karşı savaşındaki), kararsız ateist olarak gördüğü kimselerdir.

İnancın bitişi (…) bir cinayet kadar sarsar
Nietzsche’yi.

İnanç (…) kişinin ihtiyaçlarına ayna tutar.

Bir inancı çürütmek kendi başına pek bir
yarar sağlamaz; çünkü ardındaki ihtiyaca değinilmemiştir.

Yalnızca çok az düşünce gerçekten kalıcı
olabilir.

“kişi en çok erdemleri yüzünden
cezalandırılır.”

Türkçeleştiren: Azade Aslan

Sel Yayınları

Ağustos 2015