Joan Miro Ferra Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

44

MIRO, Joan (1893-1983)

İspanyol, ressam ve heykelci. İmge niteliğinde kullandığı küçük köşeli biçimler ve çizgilerden oluşturduğu gerçeküstücü yapıtlarıyla tanınmıştır.

20 Nisan 1893’te Barcelona’da doğdu, 25 Aralık 1983’te öldü. 1907-1910 arasında Barcelona Güzel Sanatlar Okulu’nda, İ912’den sonra da bir süre Gali Akademisi’nde öğrenim gördü. İlk sergisini 1918’de Barcelona’da (açtı. 1919’da Paris’e yerleşti. Picasso ile tanıştı ve öncü sanatçılarla, Paris Dadacıları ile ilişki kurdu. 1920’den sonra kışları Paris’te, yazları Barcelona yakınlarında Mantroig’de bir çiftlikte geçirmeye başladı. 1924’te yayımlanan ilk Gerçeküstücü Bildirge’yi imzaladı, ertesi yıl Diaghilev’in Romeo ve Juliet balesinin sahne ve kostüm tasarımlarını yaptı. 1940’ta İspanya’ya döndü. 1941 ’de yapıtları ilk kez New York’ta sergilendi. Bu yapıtları Archile Gorky gibi çağdaş Amerikalı sanatçıları etkiledi. 1944’te seramik çalışmalarına başladı. 1947’de ABD’ye gitti. Cincin-nati’deki Hilton Oteli’nde bir duvar panosu yaptı. Bunu Harvara Üniversitesi’ndeki panosu izledi. 1958’de Paris UNESCO Merkezi için iki büyük seramik pano gerçekleştirdi. 1955-1959 arasında çalışmalarını daha çok seramik, taşbaskı (litograf) ve gravür üstünde yoğunlaştırdı. Bu dönemde hemen hemen hiç resim yapmadı. 1960’ta yeniden resme ağırlık verdi. Avrupa’nın çeşitli kentlerinde toplu sergiler açtı. 1975’te, dostu mimar Jose Luis Sert’in tasarımıyla Barcelona yakınlarındaki Montjuic’te adına bir müze yapıldı.

Miro, sanat yaşamının başlarında Katalon folklorundan esinlendiği konuları fovist bir teknikle işlemiş, Paris’e ilk gittiği dönemde ise gelişmiş bir ilkellikle, Kübizm etkili resimler yapmıştır. 1924 tarihli Sürülmüş Toprak, onun özgün üslubunun ilk örneklerindendir. Bu tür resimler figüratif niteliklerini korumakla birlikte, düz bir zemin üstünde düşsel etkiler yaratan köşeli, ince, sivri biçimleri de içerir. Miro, gerek figüratif, gerekse soyut resimlerinde her zaman Gerçeküstücülük ilkelerine bağlı kalmıştır. Amacı bilinçaltındaki yaratcı güçleri us ve mantığın denetiminden kurtarmaktır. Resimde geleneksel betimleme ve düzenleme biçimlerine tümüyle karşı çıkmış, mantıkdışı fantezilerin anlık anlatımlarını, deneyimlerin gerçekliliği ile birleştirmiştir. Temelde çoğu gerçeküstücünün benimsediği kavram ve teknik sınıflandırmaların dışında kalmayı yeğlemiştir.