Jean Sibelius Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

1897’de Finlandiya senatosunun aldığı bir kararla Sibelius’a önce bir yıllık, daha sonra da ömür boyunca gelir bağlandı. 1899’da bestelediği 1. Senfoni’si ve Finlandiya adlı senfonik şiiri ile ülkesinin en sevilen bestecisi oldu. Finlandiya, Fin halkının Çarlık Rusya-sı’na karşı bağımsızlık simgesi durumuna geldi. Bu yapıda Sibelius’un adı ülkesinin sınırlarını aşarak tüm müzik dünyasında tanınmaya başladı.

Sibelius, İ900’de Paris Uluslararası Sergisi’ne katılan Helsinki Filarmoni Orkestrası’nda yardımcı şeflik yaptı. Ardından çeşitli Avrupa ülkelerinde yapıtlarını çaldırdı. 1914’te ABD’ye gitti. Bu gezisi sırasında Yale Üniversitesi tarafından kendisine onursal müzik profesörlüğü verildi. I. Dünya Savaşı başladığında ilk dört senfonisini bitirmiş bulunuyordu. Bu dönemde, 1903 tarihli Valse triste (Hüzünlü Vals) adlı ünlü yapıtının kazandığı olağanüstü başarıyı tekrarlamak amacıyla hafif, kısa parçalar yazdı. 8 Aralık 1915’te ellinci doğum yıldönümü nedeniyle 5. Senfoni’si ilk kez seslendirildi. O gün, Finlandiya’da ulusal bir bayram günü gibi kutlandı.

1926’ya değin ara vermeden besteler yapan Sibelius’un son yapıtları 7. Senfoni, Tapiola senfonik şiiri ve Shakespeare’in Fırtına oyunu için yazdığı aynı addaki uvertür oldu. Bu tarihten sonra beste yapmadı. Ama 1930’larda da popülerliği tüm dünyada benzeri görülmemiş biçimde artmaya devam etti. Beyin kanamasından ölünceye değin Jârvenpââ’daki evinde, otuz yıl beste yapmadan yaşadı.

Folklor malzemesine doğrudan el atmadan, kişisel yaratılarıyla ülkesini dile getirerek ulusal olabilen Sibelius, bu özelliğinin yanı sıra, romantik, klasik ve izlenimci (empresyonist) tanımlara da uyabilen bir müzik yazmıştır. Sanatının başlangıç döneminde genellikle Borodin ye Grieg, yer yer de Çaykovski’den etkilenmiştir. Gene de, bu dönem ürünlerinde bile kendine özgü dili ve üslubuyla seçkinleşebilmiştir. Romantik müzikten açık izler taşıdığı dönem 1905’e değin sürer.

İlk romantik Fin yaratısı olarak kabul edilen 1892 tarihli Kullervo senfonik şiirinden başlayarak Finlandiya tarihinden, Kalevala destanından ve doğa sevgisinden esinlenen müzik yapıtlarıyla, senfonik şiirin en kusursuz örneklerini vermiştir. Anlatılan konuyu bilmeyen dinleyiciyi de salt müzikle doyurabilen bu yapıtlar Richard Strauss’un ya da Liszt’in senfonik şiirlerini andırır.