Jean Jacques Rousseau Sözleri (Felsefi ve Anlamlı Sözleri)

162

Demokrasi, İktidar, Siyaset…
Gerçek demokrasi hiçbir zaman var olmamıştır ve olmayacaktır da.

Gerçek demokrasi var olabilmesi için, o kadar insanın toplayacak bir yerin olması gerekirdi. Milyonlarca insanı da bir yerde toplayamıyorsanız.Temsili demokrasi ile yetinin.

Devlet büyüdükçe, özgürlük de o oranda küçülür.

Hiç bir şey çıkar gruplarının etkisinden daha tehlikeli değildir.

Politika ve ahlâkı farklı ele alanlar, her ikisini de asla anlayamazlar.

Daimi barışın tesis edilmesi tamamen ülkelerin anlaşmasına bağlıdır. Daimi barışın tesisi tüm ülkeler için yarar sağlar. Barış için uluslararası bir federasyon oluşturulduğunda bu kurum uzun süre yürürlükte kalabilir ve barışı gerçekleştirebilir.

Genel istem yok edilemez.

Kuvvet kimdeyse o hakimdir.

Meyveler herkese ait, toprak ise kimsenin değildir.

Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir.

Bireysel aşkım için dünyayı veririm, özgürlügüm içinde aşkımı veririm

Hayat…
Yaşamak solumak değil, çalışmaktır.

İnsan; düşünmek, sevmek, inanmak için dünyaya gelmiştir.

İnsanlar ömür kısadır derler ama, yine de onu kısaltmak için ellerinden geleni yaparlar.

Bir çok insan matematiğin yasalarını bilir ve güzel sanatların bir çoğunda da beceri sahibidir. Fakat çoğu insan yaşamı yöneten yasalarla, yaşama sanatı denilen o güç sanat hakkında az şey bilirler. Bir insan bir uçak yapabilir ve onunla bütün dünyayı baştan başa dolaşabilir. Fakat nasıl mutlu, başarılı ve memnun olunacağını öğreten o basit sanatın tamimiyle cahilidir. Sanatları öğrenirken, listenin en başına yaşama sanatını, koymayı unutma!…

İyilik…
İyilikten daha büyük bir hikmet bulabilir misiniz?

Büyük iyilikleri tanımak için, küçük kötülükleri tanımamız gerekir.

Mutluluk…
Mutluluk: İyi bir banka hesabı,  iyi bir aşçı, iyi bir sindirim sistemidir.

Mutsuzluk, şüphesiz çok büyük bir öğretmendir, fakat bu öğretmen; derslerini pahalıya ödetir ve faydası da parasına değmez.

Sabır…
Sabır acıdır ama meyvası tatlıdır.

Bir çocuğun ilk öğrenmesi gereken ve ihtiyacı duyacağı şey sabırdır.

Filozof ve Felsefe…
…Yalnız şunu soracağım: Felsefe nedir? En tanınmış filozofların kitaplarında bulduğumuz nedir? Onları dinlerken insan kendini, bir pazar yerinde avaz avaz çağıran bir sürü madrabaz arasında sanır; her biri bana gelin, bana gelen aldanmaz diye bağırır durur. Kimi, cisimlerin mevcut olmadığını, her şeyin tasavvurda yaşadığını iddia eder; kimi maddeden gayrı olmadığını ileri sürer ve Tanrı dünyanın kendisidir der. Birisi ispata kalkar ki dünyada iyilik – kötülük yoktur, hayır ve şer birer kuruntudan ibarettir. Öteki der ki, insanlar birer, canavardır; birbirlerini parçalayıp yemeleri cürüm sayılmaz.

Ey büyük filozoflar, bu faydalı dersleri siz yalnız kendi çocuklarınıza, kendi dostlarınıza verin ne olur! Hem siz fikirlerinizin meyvasını daha çabuk elde edersiniz, hem de bizim çocuklarımız sizin mezhebinize girmek tehlikesinden kurtulmuş olur.

Çeşitli…
Ağır söz veren, hızlı iş yapar.

Şöhret çoğunlukla insanların sağlıksız nefesidir.

Zayıf bir beden aklı zayıflatır.

Çocukluk mantığın uykusudur

Mutlak sessizlik kasvete götürür. O ölümün hayalidir.

Her insan, hayatını korumak için hayatını riske atmak hakkına sahiptir.

Az bilen insanlar genelde büyük gevezedirler, halbuki çok bilen insanlar az konuşurlar.

Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiç bir şey kalbleri birbirine bağlayamaz.

Doğru yolda giden kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer.

Ey yüce gönüllü yalan! Gerçek hiç sana tercih edilebilecek kadar güzel olmuş mudur?

Doğa hiçbir zaman bizi aldatmaz, birbirlerini aldatan her zaman insanlardır.

Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler, onların yerine daha gizli ve tehlikeli olanlarını koyar.
Vazifemizi menfaatlerimizle karşı karşıya getiren ve bizim faydamızı başkalarının zararlarında gösteren durumlardan kaçınılmalıdır. Çünkü böyle durumlarda, ne kadar erdemli bir insan olursak olalım farkında olmadan mağlup oluruz, ruhça adil ve iyi olduğumuz halde hareketlerimizde adaletsiz ve zalim oluruz.

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne bir kardeşim var, ne bir benzerim, ne dostum ne de ait olduğum bir toplum. İnsanlarin en şefkatlisi, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliğiyle dışlandı. bunlar, olanca kinleriyle hassas ruhuma hangi azabın daha çok dokunabileceğini araştırıp beni kendilerine bağlayan bağlari kesip attılar. Onları istemedikleri halde sevebilecektim. Sevgimden ancak insan olmaktan çıkma yoluyla kurtuldular. Mademki öyle istediler, şimdi benim için yabancı, meçhul ve hiçtirler. fakat onlardan ve herşeyden koparılan ben neyim?