James Parkinson Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

45

PARKINSON, James (1755-1824)

İngiliz, hekim. Kendi adıyla anılan sinir sistemi hastalığını tanımlamıştır.

11 Nisan 1755’te Londra yakınlarındaki Hoxton Square’de doğdu, 21 Aralık 1824’te Londra’da öldü. Cerrah olan babasının yanında yetişen Parkinson’ın öğrenim ve ilk meslek yılları üstüne fazla bilgi yoktur. Tüm yaşamı boyunca Hoxton’da çalışmış, ayrıca eczacılık yapmış, kimya ve paleontoloji ile de uğraşarak bu konularda kitaplar yazmıştır. 1817’de yayımlanan An Essay on the Shaking Palsy (“Titremeli Felç Üzerine Bir Deneme”) adlı bir kitapçıkta tanımladığı sinir sistemi hastalığı bugün onun adıyla “Parkinson hastalığı” olarak anılır.

Parkinson’ın, “hasta hareketsiz, hatta desteklenmiş durumdayken bile, azalmış kas kuvvetleriyle birlikte görülen istemsiz titremeler; gövdeyi öne eğme ve yürümekten koşmaya geçme eğilimi; duyulara ve akla ilişkin herhangi bir bozukluk görülmemesi” biçiminde tanımlamış olduğu hastalık, genellikle 50-60 yaşlarında ortaya çıkan bir sinir sistemi bozukluğudur. Hastada, kasların sertleşmesi nedeniyle genel bir hareket yavaşlaması görülür, bu durum bazen hemen hemen tüm hareketleri engelleyecek kadar ileri gider (akinezi). Hasta alçak sesle ve ağır ağır konuşur, yüzü anlamsızdır, elleri para sayma hareketine benzer sürekli bir titremeyle kıpırdar. Öne doğru eğiîmiş olarak, küçük adımlarla ve hızlanarak yürür. Benzer belirtilerin beyin iltihabı, zehirlenme, damar sertliği, darbe ve tümör gibi nedenlerle de ortaya çıkmasına karşın, Parkinson hastalığı terimi, sinir sisteminin yapısal ve işlevsel bozukluğundan kaynaklanan belirtiler tablosu için kullanılır. Bozukluk temel olarak beyin tabanındaki çekirdeklerde, özellikle de boz-maddede odaklanmıştır. Bunun sonucu olarak, dopa-min adı verilen ve sinir hücrelerinde asetil koline bağlı uyarıcı etkiyi engelleyen bir ara maddenin eksikliği ortaya çıkar. Bu uyarıcı etkinin artması da belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Hastalığın tedavisinde uzun yıllar kullanılan antikolinerjik Ülaçlar beklenildiği kadar olumlu sonuç vermeyince cerrahi yöntemlere başvurulmuş ve titremeyi azaltmak amacıyla bazı sinir tellerinin kesilmesi yoluna gidilmiştir. 1960’larm sonlarında kullanılmaya başlanan ve dopaminin öncü maddesi olan “L-Dopa” tedavide olumlu sonuçlar vermişse de istenmeyen yan etkiler ilacın kullanımını büyük ölçüde kısıtlamıştır.

•    YAPITLAR (başlıca): The Chemical Pocket-Book, 1799, (“Kimya Cep Kitabı”); Organic Remains of a Former World, 3 cilt, 1804-1811, (“Eski Bir Dünya’nın Organik Kalıntıları”); An Essay on the Shaking Palsy, 1817, (“Titremeli Felç Üzerine Bir Deneme”); Outlines of Oryctology, 1822, (“Mağara Buluntuları Biliminin Ana Çizgileri”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi