Italo Calvino – Karga Sona Kaldı

Italo Calvino – Karga Sona Kaldı

Bir Gün Öğleden Sonra, Adem

Sanki fincana sütlü kahve koyarmış
gibi…

Bahçıvanlık güzel bir meslek
olmalıydı, çünkü bütün işler tatlı bir yavaşlıkla yapılabilirdi. (s. 9)

Yazık oldu; ben sana bir armağan
vermek istemiştim, sen almadın. (s. 15)

Çıplak Dallar Üstünde Şafak

…herkes onu duysun diye dalı güçlüce
yere vurarak yürümeye başladı. (s. 34)

Patronun Gözü

…patronun gözü atı şişmanlatır. (s.
51)

Uyuntu Oğullar

…gücünü boş yere harcamaya,
yararsızca çabalamaya dayalı bir yaşantıydı onunki… (s. 58)

Kardeşim bencil ve duyarsız bir
oğlandı.

Ben de onun gibi davranıyordum.

Her şey bize sıkıcı geliyordu. (s.
59)

Bir Çobanla Öğle Yemeği

Babamızın her zamanki yanlışlarından
biriydi.

(çocuğu) soframıza oturtmak istedi.

…ama ben insanoğlullarının aralarında
konuşmalarının ne denli güç olduğunu bilirim, sınıflar arasındaki mesafeyi her
an hissederim… (s. 64)

Bagnasco Kardeşler

Ah, der geldiğimde,

Hey, derim ben ve ilk karşılaşma
sözcüklerimizin bunlar oluşunun nedenini de bilemem. Oysa bir başka kentte
burun buruna gelsek, bayram eder, birbirimizin omzuna vurur, “bak hele!” deriz,
ama evimizde durum değişiktir ve hep böyle olagelmiştir. (s. 72)

Kovanlı Ev

Uzaktan görmek güçtür.

Yediğimden fazla çalışmam gerekmiyor,
çünkü kimseyle paylaşacak hiçbir şeyim yok. (s. 78)

Sadece keçilere katlanabilirim, çünkü
onlar insanlarla sıkı fıkı olmayı bilmezler. (s. 79)

…kadınsız olmak bir alışkanlıktan
başka bir şey değil ki. (s. 81)

Kanla Aynı Şey

Şimdi çocukların çevresini kan ve
öfkeyle şişmiş olan bir sessizlik sarmalamış ve sözcükler bu sessizliğin içinde
boğulmuştu. (s. 86)

Kışlada Yazgı

…bir şeyler bitiyordu; savaş mı,
yaşam mı?

…orada umulan ya da korkulan bir
şeyler gizliydi; bu barış ya da ölüm olabilirdi, ama belki de daha gizli ve
düşmanca bir durum söz konusuydu ve bunu şimdiden anlamak olanaksızdı. (s. 99)

Üçünden Biri Hâlâ Yaşıyor

“Ölüm” diye düşünüyordu üç çıplağın
uzunu, “bu sözcüğü daha önce de duymuştum. Acaba ne demekti? Ölüm.” (s. 139)

Yaşam, diye düşündü çıplak adam,
kadim ve mutlu cennetlerin ender olarak anımsanabildiği bir cehennemdir. (s.
145)

Mayın Tarlası

Adam onu saçlarında, ensesinden
yakalayan demir bir el hissetti.

Dolarlar ve Kadınlar

Dolarla iş görseler de saygın
insanlardı. (s. 174)

Bir Yargıcın İdamı

Yargıç Onofrio Clerici uzun zamandan
bu yana İtalyanların kim olduklarını çözmüştü.

Neyse ki başkaları da vardı; düzgün
insanlardı onlar. (s. 212)

İtalyan halkı onun ölümünü görmeye
bile gelmemişti. (s. 218)

Türkçeleştiren: Eren Cendey

Can Yayınları, 2000