İsmet Özel – Neyi Kaybettiğini Hatırla

İsmet
Özel – Neyi
Kaybettiğini Hatırla


Herkes kendi kaybettiğini kendi arasın. Bu
arayışta diğerleri sadece arayanın neyi kaybettiğini hatırlayabilirler. (s. 13)

Ne okumamı tavsiye edersiniz?

Okumayı ciddiye alan kimse böyle bir soru
sormaya gerek duymaz.

Çünkü kitaplar insanı kitaplara götürür.

Dilde neler saklı olduğunu merak edenler,
kültürün neyin taşıyıcılığını yaptığını keşfetme bahtiyarlığına erebilir.

Çıkar ilişkisinde korunabilen sadece
çıkardır.

Çıkar korundukça da olayın kahramanı olan
insanlar kayba uğrar,

Lakin çıkar yani kâr büyür.

Kâr insanlara egemen olur.

Dünya sisteminin Türkiye’de Müslümanlara
karşı zecrî (zorlayıcı) ve cezrî (radikal) tedbirler alması mümkün değil.

(Çünkü) Müslümanlar, açık taarruzun
sistemden gelmesi halinde sistemin neleri boş bıraktığını keşfetmekte
gecikmeyecek.

Modernlik / 60’lı yıllarda bunalıma girdi.
Geçen otuz yılda bunalımını aşamadı.

Uyurgezerleri uyurgezer haldeyken
uyandırmak son derece tehlikeliymiş. Aklî dengesinin bozulmasına sebep
olabilirmişiz.

Öyleyse / kendimiz uyurgezerler arasına
girmeme çabası gösterelim.
(s. 70)

Emperyalizm denetim altında tuttuğu
ülkelerde bir tür demokrasi ve bir tür insan haklarına saygılı düzen istiyor.
Ama bu demokrasi o ülke insanlarının metropol ülkelerdeki insanlarla boy
ölçüşebilecek haklarla donatılmasını değil, metropol ülke insanlarının çevre
ülkelerde kendilerini “evlerinde” hissetmesine imkân verecek bir demokrasi…

Türkiye’de devletin gücünün kaynağı halkın
yani en azından yüzde doksanı Müslüman olduğu dile getirilen halkın güçsüzlüğü,
çaresizliği ve istikametten mahrum oluşudur. (s. 157)

…dünya tohumunun dünyada ürün vereceği
besbelli. Bu besbellilik yüzünden insanların eğilimi kazançlarına bir uhrevi
veçhe kazandırmaya dönüktür; en azından kazançlarının ahirette başkalarına bir
bela açmayacağını düşünmek isterler. Aslen uhrevi olanın hangi dünyevi
hususiyetlere büründüğünü keşfetmeye yönelmek insanlara zor gelir. (s. 163)

…insanlara dünyada ürün verecek tohumu
ekmekten vazgeçmek son derece zor gelir. Çünkü erdemin armağanı erdemin
kendisidir. Biz ise buna her bir ilave olsun isteriz.

Şule Yayınları

2. Baskı, 1996