İsim Koymak, Türklerde, İslam Öncesi Araplarda İsim Koymak

46

İsim Koymak (Tesmiye). Yeni doğan çocuğa veya batıl dinlerden İslam dinine geçen kimseye, İslâmi geleneklere göre isim verme.

Varlıkların birer sembolü demek olan adların ilk defa Allah Teâlâ tarafından Hz. Adem’e öğretildiği bilinmektedir. İlk yaratılan şeyleri tesbite çalışan müfessirler, bu arada adı da söz konusu etmektedirler. Türkler’in İslâmiyet’i kabulünden önce, animist inançta olmalarının ve tabiatta ba­zı varlıklara tapınmalarının etkisi ile, başlangıçtaki Türk isimleri yırtıcı hay­van, kuş ve dış tesirlere dayanıklı mad­delerden seçilmiş, çocuklara Bozkurt, Arslan, Şahin, Doğan, Timur (Demir), Kaya ve Gökhan gibi adlar verilmiştir. Bu adlar çocukluk ve gençlik dönemle­rinde olmak üzere iki safhada verilirdi. Doğumun hemen ardından çocuğa ad verilmez, bir yaşına girdikten sonra. Türk âdetlerine göre büyük bir şölen (toy) yapılır ve bu şölene katılanların en yaşlısı tarafından ad konurdu. Gençlik çağında alınan adlar, gösterilen bir kahramanlıktan sonra, hazırlanan bir toy merasiminde ve ileri gelen şahsi­yetler tarafından verilirdi. Bu durum Dede Korkut Kitabı’nı, “Bir oğlan baş kesmese kan dökmese ad komazlardı” diye anlatılmıştır. (I, 118, 120). Yine bu­rada belirtildiğine göre Bayındır Han’ın oğlu Boğaç, adını bir boğa öldürdükten sonra almıştır. (I, 83).

İslâmiyet’ten önceki Araplar da, haya­tın zorlukları ve özellikle düşman karşı­sında dayanıklı, güçlü ve cesur olması, düşmanın gönlüne korku salması arzu ve düşüncesiyle çocuklarına Gâlib. Zâ­lim, Mukâtil (savaşçı), Esed, Leys (ars­lan). Zi’b (kurt). Hacer (taş), Sahr (kaya) gibi adlar koymuşlardır. Yine bu devrin Arapları’nda her ferdin, adından başka bir de ilk erkek çocuğuna bağlı olarak baba olduğunu belirten bir künyesi, o şahsın kimin veya kimlerin çocuğu ol­duğunu gösteren bir nesebi (bk. ensab) ile o kimsenin doğduğu ve yaşadığı yeri veya mezhebini ifade eden bir nisbe’si. bazan da mesleğini açıklayarak şahsın daha iyi tanınmasını sağlayan bir de lakabı bulunmakta idi. Bunlardan baş­ka, devlet ve ilim adamlarına sultan, imam, şeyh, hacı, hafız gibi mansıplar verilmekteydi.

İlgili Konu:
İslamda Çocuğa İsim Koymak, Müstehab, Helal, Haram, Mekruh İsimler