İshak Ağa Çeşmesi-On Çeşmeler -Beykoz- Tarihçe, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

72

İshak Ağa Çeşmeleri. Gümrük Emini İshak Ağa’nın (ö. 1176/1763) İstanbul’da yaptırdığı çeşmeler.

I. Mahmud devrinde başta gümrük eminliği olmak üzere çeşitli görevlerde bulunan İshak Ağa’nın İstanbul’da beş çeşme yaptırdığı bilinmektedir. Çeşme­lerin dördü Beykoz’da, biri Kireçburnu’n-da bulunmaktadır. Bunlar arasında en muhteşemi. Beykoz Camii’nin (Mustafa Ağa Camii) karşısındaki ulu çınarın altın­da bulunan ve “Onçeşmeler” diye anılan meydan çeşmesidir.

Beykoz İskele Meydanı. Suyu oldukça gür bir kaynaktan beslenen çeşmenin ye­rinde daha eski bir çeşmenin bulunduğu bilinmektedir. Kanunî Sultan Süleyman ve II. Selim’in has odabaşılarmdan Behruz Ağa’nın yaptırdığı bu küçük çeşme­nin üzeri kubbeyle örtülüydü. İbrahim Hakkı Konyalı, Mimar Sinan’a cami, mek­tep, çarşı ve çeşme gibi eserler inşa et­tiren Behruz Ağa’nın bu çeşmeyi de ona yaptırmış olabileceğini ileri sürmektedir. Ancak Sinan’la ilgili tez­kirelerde çeşmenin adı geçmemektedir. Eremya Çelebi Kömürciyan. muhtemelen bu çeşmenin yerine işaret ederek iskele­nin yanında yerden fışkıran su ile Rumca kitâbeli eski bir su haznesi gördüğünü kaydeder.

I. Mahmud, harap durumda olan Bey­koz yakınındaki Tokat Kasrfnı yeniletir­ken Beykoz halkının susuzluktan şikâyet etmesi üzerine Behruz Ağa’nın yaptırdı­ğı eski çeşmenin onarımı için Sadrazam Seyyid Hasan Paşa’yı görevlendirmiş, fa­kat kısa bir süre sonra paşanın azledile­rek sürgüne gönderilmesi üzerine bu gö­rev Gümrük Emini İshak Ağa’ya verilmiş­tir. Mir’ût-i İstanbul’da (1,231) Şair Nevres’in çeşme için kitabe metni olarak yazdığı on kıtahk bir kaside bulunmaktadır. Bu kitabe metninin çeşmeye konulmak üzere hazırlandığı, fakat gelişen olaylar sebebiyle konulamadığı anlaşılmaktadır. Günümüzde mevcut olan kitabede ise İs­hak Ağa’nın adı ve 1159(1746) tarihi yer almaktadır. Celî sülüs hatla tek satır ha­linde yazılan kitabenin hattatı, adı kay­dedilmemiş olmakla beraber İshak Ağa’­nın yaptırdığı diğer bütün çeşmelerin kitâbelerini de yazan Edirneli Emin Efendi’dir.