IRK

346

 

IRK

 

Modern çağlarda pek az
kavram, ırk kav­ramından daha az anlaşılmış ve daha faz­la yanlış kullanılmaya
maruz kalmıştır. Irk hakkında fiziksel antropoloji alanında çok farklı görüşler
ortaya çıkmış ve bu gö­rüşler zamanla değişikliğe uğramıştır. Ör­neğin
Amerika’da 1932 ile 1969 arasında yayınlanan 20 antropoloji ders kitabından
13’ü (% 65’İ), insan ırklarının varolduğu­nu kabul ediyor. 3’ü (% 15’i)
ırkların var olmadığım iddia ediyor, geriye kalan 4′ üy-se bu konuya dokunmuyorlardı
bile. Öte yandan 1970 ile 1979 yılları arasında ya­yınlanan 38 ders kitabından
yalnızca 12’si (ya da % 32’si) insan ırklarının var oldu­ğunu ifade ediyor.
14’ü (% 37’si) ırkların var olmadığını iddia ediyordu; geriye ka­lan 12*si ise
ya konuya ilgisiz kalıyor, ya ırk konusunu zikretmeye değer bulmu­yor, ya da
konu üzerinde uzlaşma bulun­madığına işaret ediyorlardı.

Buradan da anlaşılıyor
ki, Amerika’da insan ırklarının var olduğunun yaygın bi­çimde kabulü
1970’lerden itibaren sarsıl­mış gözükmektedir. Tabii Amerikandaki

durumun bütün
dünyadaki fiziksel antro­poloji çalışmalannca da desteklenmediği ve yapılacak
araştırmaların oralarda so­nuçlar verip vermeyeceği şüphelidir. Ama şurası bir
gerçek ki, ırk konusunda bir konsensüs oluşmasıyla da, ırk kavramı son yapılan
araştırmalarda eleştirel ola-rakyenidensorgulanmaktadır.Bu durum­da bizim de
ırk kavramının anlamını sor­gulamamız ve açıklamamız gerekmekte­dir. Irk,
temelde biyolojiye ait bir kavram olduğundan, onu biyolojik bir kavram ola­rak
açıklamakla işe başlayacağız. Biyolojik Bir Kavram Olarak Irk: Pek çok canlı
türleri coğrafî olarak ve de­ğişen ekolojik hücreler boyunca yayılabi-len
nüfuslara sahiptirler. Bir tür içerisin­de alt-ayrımları bulup çıkartmak amacıy­la
biyologlar, bir türü meydana getiren çe-şitlİ grupları tasnif etmek üzere
alt-türler, ırk ve nüfus (population) gibi terimler kul­lanmışlardır. Böylece,
içerisinde iki ya da daha fazla alt-türün bulunduğu kabul edi­len bir tür
içinde yer alan bir ırk, nüfusla­rı ya da alt-tür kümelerini kapsar. Irk teri­mi
sık sık değişik tarzlarda nitelenmiştif: biyologlar ‘coğrafi ırkları* (ki
alt-türle eşanlamlı sayılabilir); bir tür içerisinde ekolojik olarak
farklılaşmış (nüfusların or­taya çıktığı ‘ekolojik ırkları’ ve yerel atıfta
bulunan ‘mikro-coğrafi ırklar’ı kabul ederler. Her ne kadar ayrıntıda birçok gö­rüş
ayrılıkları varsa da, ırkın geçerli bir bi­yolojik kavram olduğu konusunda
anlaş­ma sağlanmıştır. Klasik olarakbir tür için­deki ırklar arasındaki farklar
onların mor-folojileriyle, yani gözlemlenebilir fiziksel yapılarıyla tesbit
edilegelmiştir. Fakat 1950’lerden sonra biyologlar daha çok tür içindeki
alt-aynmlann genetik kompo­zisyonunu incelemişler ve dikkatlerini morfolojik-olmayan  özelliklere kaydırmışlardır. Bu kalıtımsal
karakterler ana-     jik özelliklere
dayandırıldı; deri rengi, Uz edildiğinde, bir tür içindeki ırklar ve nü-     saç, saç yapısı ve vücut büyüklüğü gibi.
foslar arasında hiçbir katı ve sabit sınırın       Büyük ırklar arasındaki gensel
değişme-mevcut olmadığı ortaya çıkmıştır. Özetle     nin ırk içindeki değişmeye oranla düşük
söyleyecek olursak, ırk biyolojik bir kav-    
olduğu tesbit edildi ve insan ırklarının tas-ramdır. Irklar coğrafi, ekolojik
ve morfo-     nifi İçin biyolojik bir
temel olup olmadığı lojik faktörlerin birleşimi yoluyla ve artan     konusunda kuşkular belirdi. Son yapılan
ölçüde XX. yüzyılın son çeyreğinde, te-    
araştırmalar Zenci ve Kafkas-Mongoloid melde morfolojik olmayan,
biyolojik-kîm-     grupların, birbirinden
günümüzdenyakla-yasal bileşenlerin sayılarındaki sıklıkları-     şık 34.000 ile 110.000 yıl kadar önce ayni­nin
dağılımını analiz etmek yoluyla ayırd    
dıklarını; öte yandan Kafkas ve Mongolo-edilir.                                                        
id grupların ise yaklaşık 15.000 ile 41.000

İnsan Biyolojisinde
Irk:                              yıl
kadar Önce ayrıldıklarını ortaya koy-

Biyolojideki ırk
kavramı, belirttiğimiz gi- muştur. Tabii ki, bu tahminler yeni verile-bi insan
türünün üyelerine de uygulanmış- rin ortaya konmasıyla değişebilir
nitelikte-tır. En azandan İsveçli naturalİst ve siste- dir ve bir takım
varsayımlara dayandınl-matist Linnaeus’un (1707-78) zamanın-     mıştır.

dan beri tüm yaşayan
İnsanlar, biçimsel Kısaca İfade etmek gerekirse, nüfus ge-yönden tek bir türün,
homo-sapiens’in netikçilerinin en modern analitik işlemle-üyeleri olarak
sınıflandırılmışlardır. Bu- ri kullanılsa da, ırk kavramı modern insa-günkü
insanların atası olarak kabul edi- na uyulanabüen bir kavramdır ve bu tür
lenhomo-sapiens, muhtemelen günümüz- uygulamalar höristik (heuristic) değere
den yarım milyon yıl kadar önce ortaya    
sahip bulunmuştur.                               :

çıkmıştır.
Homo-sapiens Eski Dünya’ya       Irk
Kavramının Yanlış Kullanımları ve ve ardından Yeni Dünya’ya yayıldıkça,
in-     Hataları:

santurüdeğisikcografibölgelerdeveeko-
Irk kavramını çevreleyen çeşitli yanlış lojik konumlarda çok sayıda nüfusa
bölün- anlayışlar arasında ‘ırk saflığı’na ilişkin dü. Günümüzde yaşayan
insanlığın çeşitli düşünceler, ırkın melezleşmesinin etkile-büyük ve pek çok
küçük alt- ayrımlara bö- ri, * üstün ve aşağı ırklar*, ırk ve ruhsal
(zi-lündüğü bir durum karşısındayız. Nite- hinsel) farklılıklar, ırk ve kültür
gibi konu-kim nüfuslar morfolojik farklarda göste- lar sayılabilir. Her ne
kadar farklı görüşle-ririer.                                                         
ri temsil etseler de, aşağıda ırk hakkında

Morfolojik özellikler
üzerinde duran fi- , söylenen fikirlerin bu çağdaki fiziksel an-ziksel
antropologlar uzun zamandır insan- tropologlar, insan biyologları ve insan
ge-hğı büyük coğrafi ırklara ayırırlar. Tasnif- netikçilerinin büyük
çoğunluğunun görüş­lerin çoğunluğu üç büyük alt- ayrım oldu- lerini yansıtması
şaşırtıcı olmasa gerektir, ğunu kabul eder: Negroid (siyah ırk), 1- Irk
biyolojiden ödünç alınmış bir kav-Mongoloid (sarı ırk) ve Kafkasoid (Kaf-     ramdır.

kas ırkı). Bazı
araştırmacılar da diğer bü- 2- İnsan topluluklarını incelemenin te yük ırkları
kabul ederler: Ameind ve okyg- mel önemde olduğu bir aşamada morioto nuslu
gibi. Diğer canlı türlerinde olduğu jikveonunnesneHasnifmedayahnrkkaV gibi
homo-sapiens tasnifleri de morfolo-    
ramı, çeşitli canlı türlerini ve Homo sapıtılmıştır. Bu kalıtımsal
karakterler ana- jik özelliklere dayandırıldı; deri rengi, Uz edildiğinde,bir
tür içindeki ırklar ve nü- saç, saç yapısı ve vücut büyüklüğü gibi. foslar
arasında hiçbir katı ve sabit sınırın Büyük ırklar arasındaki gensel
değişme-mevcut olmadığı ortaya çıkmıştır. Özetle nin ırk içindeki değişmeye
oranla düşük söyleyecek olursak, ırk biyolojik bir kav- olduğu tesbit edildi ve
insan ırklarının tas-ramdır. Irklar coğrafi, ekolojik ve morfo- nifi için
biyolojik bir temel olup olmadığı lojik faktörlerin birleşimi yoluyla ve artan
konusunda kuşkular belirdi. Son yapılan ölçüde XX. yüzyıluı son çeyreğinde, te-
araştırmalar Zenci ve Kafkas-Mongoloid meldemorfolojikolmayan,biyolojik-kim-
grupların,birbirindengünüraüzdenyakla-yasal bileşenlerin sayılarındaki
sıklıkları- şık 34.000 ile 110.000 yıl kadar önce ayni­nin dağılımını analiz
etmek yoluyla ayırd dıklarım; öte yandan Kafkas ve Mongolo-edilir.                                                         
id grupların ise yaklaşık 15.000 ile 41.000

İnsan Biyolojisinde
Irk:                              yıl
kadar önce ayrıldıklarını ortaya koy-

Biyolojideki ırk
kavramı, belirttiğimiz gi- muştur. Tabii ki, bu tahminler yeni verile-bi insan
türünün üyelerine de uygulanmış- rin ortaya konmasıyla değişebilir
nitelikte-tır. En azından İsveçli naturalist ve siste- dir ve bir takım
varsayımlara dayandırıl-matist Linnaeus’un (1707-78) zamanın-     mıştır.

dan beri tüm yaşayan
insanlar, biçimsel Kısaca ifade etmek gerekirse, nüfus ge-yonden tek bir türün,
homo-sapiens’in netikçilerinin en modern analitik işlemle-üyeleri olarak
sınıflandırılmışlardır. Bu- ri kullanılsa da, ırk kavramı modern insa-günkü
insanların atası olarak kabul edi- na uyulanabUen bir kavramdır ve bu tür
lenhomo-sapiens,muhtemelengünümüz- uygulamalar haristik (heuristic) değere den
yarım milyon yıl kadar önce ortaya    
sahip bulunmuştur.                               ;

çıkmıştır.
Homo-sapiens Eski Dünya’ya Irk Kavramının Yanlış Kullanımları ve ve ardından
Yeni Dünya’ya yayıldıkça, in-    
Hataları:

santürüdeğişikcoğrafîbölgelerdeveeko-
Irk kavramını çevreleyen çeşitli yanlış lojikkonumlardaçoksayıdanüfusabölün-
anlayışlar arasında ‘ırk saflığı’na ilişkin dü. Günümüzde yaşayan insanlığın
çeşitli düşünceler, ırkın melezleşmesinin etkile-büyük ve pek çok küçük
alt-ayrımlara bö- ri, ‘üstün ve aşağı ırklar*, ırk ve ruhsal (â-lündüğü bir
durum karşısındayız. Nite- hinsel) farklılıklar, ırk ve kültür gibi komı-kim
nüfuslar morfolojik farklarda göste- lar sayılabilir. Her ne kadar farklı
görüşle-rirler.                                                         
ri temsil etseler de, aşağıda ırk hakkında

Morfolojik özellikler
üzerinde duran fi- , söylenen fikirlerin bu çağdaki fiziksel an-ziksel
antropologlar uzun zamandır insan- tropologlar, insan biyologları ve insan
ge-hğı büyük coğrafi ırklara ayırırlar. Tasnif- netikçilerinin büyük çoğunluğunun
görüş­lerin çoğunluğu üç büyük alt-ayrım oldu- terini yansıtması şaşırtıcı
olmasa gerektir, ğunu kabul eder: Negroid (siyah ırk), 1- Irk biyolojiden ödünç
alınmış bir kav-Mongoloid (sarı ırk) ve Kafkasoid (Kaf-     ramdır.

kas ırkı). Bazı araştırmacılar
da diğer bü- 2- İnsan topluluklarını incelemenin te-yük ırkları kabul ederler:
Ameind ve okyg- mel önemde olduğu bir aşamada morf olo-nuslu gibi. Diğer canlı
türlerinde olduğu jik ve onun nesnel tasnifine dayah ırk kav-gibi homo-sapiens
tasnifleri de morfolo-     ramı, çeşitli
canlı türlerini ve Homo sapiens türündeki ilk insanları tasnif etmeye folojik
analizi kimi ırkların üstün, diğerle-yaramışür. Genetik analizin ilerlemesi ve
rinin ise aşağı olduğunu doğrulamayı ba-genetik farklılaşmanın CHnes’in insan
ırk-     saramamıştır.

larının farazi
sınırlarını aştığının keşfedil- 10- Coğrafya ve tarihin rastlantıları ile
mesiyle birlikte, u”k kavramı farkedilir bir bölge, fiziksel çevre ve
iletişim güçlükleri-şekilde zaafa uğradı.                                    nin farklı toplulukların insan
kültürünün

3- Kimi nüfus
genetikçileri ırk kavramı- ilerlemesine ve uygarlığa yaptığı katkıları mn hala
canlı varlıkların genetik benzer- hesaba katmak yeterlidir. İlklerinin
incelenmesinde yararlı bir 11-Kültür, dil ve dünya görüşü belirli ge-amaç
olarak hizmet ettiğini tesbit eder- netîk ya da morfolojik ırki özelliklere
kop-ken, başka araştırmacılar onu ırkı bütü- maz biçimde bağlıdır; örneğin,
insanın nüyle ihmal etmelerine neden olacak ka- gerçek kültürü, bugün evriminin
yönünü dar ihmal edilebilir bir kavram olarak gör- değiştirmektedir. Türün
dünyanın dört düler.                                                         
bir yanına yayılması ve kültürel ve ırki ay-

4- Eğer, bu analizin
amaçları için biz di- rıhğın büyük bölgeler üzerinde kültürel ğer (canlı
türlerinde olduğu gibi) insan ve ırkî anlaşmalara yol vermesi durumları
ırklarının mevcudiyetini kabul, ırkların    
gibi.

mutlak(hk)lar halinde
değil, kendisiyle 12- Saf ırk efsanesinin tamamen yanlış farklı morfolojik ve
genetik özelliklerin olduğu kanıtlanmıştır. Hiçbir saf (genetik farklı nüfuslar
içinde meydana geldiği olarak ya da morfolojik olarak homojen) için
farklılaştığını kaydetmemiz gerekir.       
insan ırkı yoktur ve fosillere bakılacak

5-  Homo-sapiensin genlerinin ezici ço-     olursa, hiç bir zaman da olmamıştır.
ğunluğu tüm insanlık tarafından paylaşıl-      
13- Irk saflığının istenilir bir şey olduğu mıştır; nisbeten küçük bir
oranın, ırkları     fikrini destekleyecek
hiçbir kanıt yoktur, birbirinden farkhlaştıran özellikleri kon-       14- Irk grupları son derece değişken
var-trol ettiğine inanılır.                                     lıklardır;
pek çok özellikler açısından

6- Modern insan
ırklarının oluşumu nis-     irk-içi
değişkenlik, ırklararası değişkenli-beten yeni bir süreçtir ki, onlara
rastla-     ğe oranla daha büyüktür.
Aracılar bir ırk mak   için   zaman  
içinde   muhtemelen     ile ondan sonraki arasında bulunur.
100.000 yıl geri gitmek yeterlidir.                   
15- Tüm ırkların üyeleri tüm diğerleri-

7- Irk ayrımı
uygulamaları, ırk hakkında-     nin, yani
teste tabi tutulmuş olanların tü-ki bazısı açıkça, bazısı da gizli
varsayımla-     münün üyeleriyle
karışacak üreme yetene-rı kesin kabul eder. Bu varsayımlar şunlar-     ğine
sahiptir.

dır:                                                               
16- Irk karışmasının sonucunda ortaya

a) Irklar saf ve
diğerlerinden ayrı varlık- çıktığı varsayılan kötülükler, bilimsel bu­lardır;
b) Bir ırkın tüm üyeleri birbirine değeri haiz değildir; ne kısırlık, ne azalan
benzer şekilde görür ve düşünür; c) Kimi verimlilik, ne de fiziksel bozulmanın
ırk ırklar diğerlerinden daha iyidir.                    karışmasının biyolojik bir
sonucu olduğu

8- İnsan
topluluklarının bilimsel incele-    
kanıtlanmamıştır. Bu tür karışmadan do-mesi bu varsayımları gerekli
kılacak en     ğan bazı istenmeyen
etkiler varsa da, bun-ufak bir kanıt sunmamiştır.                           lar sosyal
(biyolojik değil) olup sözkonu-

9- İnsan
topluluklarının genetik ve mor-     su
toplulukların diğer üyelerinin melezle-

1W

re bakış tarzından
kaynaklanır gözükmek­tedir.

17- İnsan
ırklarının incelenmesi, fiziksel ve genetik özelliklere dayandırılmıştır; zi­hinsel
karakteristikler insan ırklarının tas­nifinde kullanılmamış olup onlar böyle
bir amacı yararlı da bulmamışlarlardır.

18- Bilimsel
incelemeler, farklı insan ırk­larının üyelerinin sahip olduğu türden si­nir
sistemleriyle ilgili genetik olarak belir­lenmiş varyasyonlar, ne de farklı
ırkların üyelerinin gösterdiği davranış kalıplarıyla ilgili herhangi bir
genetik olarak belirlen­miş farklılık.

19- Genetik
faktörlerin zeka seviyesi üzerinde etkili olduğu ve siyah ve beyaz­lar arasında
test sonuçlarında ortaya bü­yük farklılıklar çıktığı yolundaki iddia, bir takım
araştırmalarda ciddi olarak sorgu­lanmıştır. Görülmüştür ki, bu tür iddiala­rın
ortaya atılmasına neden olan farklılık­lar genetik olarak değil, daha büyük bir
oranda çevresel olarakbelirlenmiştir. Jen-sen’in Amerikan zencilerinin beyazlar­dan
zeka bakımından genetik olarak daha düşük olduğu yolundaki hipotezini ortaya
atmasından İtibaren biriken yayınlar, hi­potezin arkasındaki düşüncede gizli
ola­rak bulunan pek çok kusuru ortaya çıkar­dı. Başlıca düşünülen şey, bu
incelemele­rin çoğunun ‘halihazırda ulaşılabilir veri­lerin bu sorunu her iki
yönde çözmeye el­verişli olmadığı’ şeklindedir. Diğer yan­dan bazı
araştırmacılar çevresel hipotezi geliştirmeye  
koyuldular.    Söz   gelimi Scarr, incelemelerinde iki-hathbir
hipote­zi destekleyecek kanıtlar elde etti: karşı-i aştır il ab il ir
topluluklar arasında var olan türden farklılıkları o, kısmen çevresel fak­törlere,
kısmen de kültürel faktörlere at­fetmektedir. Bu eklenen kültürel hipotez
üzerine Scarr “eğitimin evden okula akta-

rılması, muhtemelen zenci
çocuğun işine beyaz çocuktan daha az yaramıştır. Açık­çası, bilgisizliğimizin
bu aşamasında test yapılmış olsa da, zekayı işin içine sokmak haksız bir
davranış olur” demektedir.

(SBA)

Bk. Etnik Grup; Evrim;
Genetik; Irkçılık.