İnşad Nedir, Ne Demek, Hakkında Bilgi

23

İnşâd. Topluluk karşısında usulüne uygun şiir okuma.

Manzum anlatımın ses ve anlam olarak nesre göre daha İşlenmiş ve özenilmiş ol­ması, şiiri yalnız kendisi için okuyanın bile yüksek sesle okuması gerektiği kanaatini ortaya koymuş, bu kanaat, şiirin okunma­sıyla ilgili birtakım kuralların oluşmasına yol açmıştır. İnşâd, topluluk karşısında şiiri bu kurallara göre okuma sanatıdır. Yakın anlamda kullanılan “diksiyon” keli­mesi ise şiirle beraber tiyatro metinleri­nin de “gerekli jest ve mimiklerle okun­ması” mânasına gelir. Bir manzumenin gerçek güzelliği konuya uygun vurgula­ma, tonlama, hatta jest ve mimiklerin dinleyiciye tesir edecek şekilde kullanıl­ması sayesinde ortaya çıkabilir. Şiirin ru­huna hâkim olmak, veznin taktîinde aşı­rıya gitmemek, anlamın gerektirdiği ton­lamayı yapmak, nida, istifham, tecrid ve kinaye gibi sanatların bulunduğu yerler­de bunu hissettirecek şekilde sesin ahen­gini düzenlemek vb. inşadın belli başlı ku­ralları arasında sayılabilir. Bir şiirin etki gücü inşadın başarısına bağlı olduğu için şiir okurken sesle bedenin ahenkli biçim­de hareket etmesi gerekir. Abartılı jest­lerle bağırmaya varan tonlamalar şiirin güzelliğini yok eder.

Şiir, muhtevasındaki duygu, düşünce ve hayallerin muhataba aktarılmasıyla hedefine ulaşır. Bu sebeple tarihin her döneminde güzel inşâda önem verilmiş­tir. Eski toplum ve medeniyetlerin pek ço­ğunda şairin aynı zamanda hatip veya din adamı olması yahut toplumsal törenler­de şiir tegannisi inşadın etkileme özelli­ğiyle yakından ilgilidir. Şiir formunda ifa­de edilen sözlerin toplumu yönlendirme­deki başarısı da ancak güzel inşâd ile mümkündür. Bunun en seçkin örnekleri Câhiliye devrinde Ukâz panayırında gö­rülmüştür.

Osmanlı şairlerinin şiir meclislerinde in­şadın önemli bir yeri vardır. Tezkirelerde sık sık sözü edilen şiir sohbetlerinde münâvebe ile okunan ga­zeller, müşâare fasılları, hiciv, nükte, hezliyyât vb. mizahî manzumelerde inşâd ön plana çıkmış, halk şairlerinin atışmala­rında ve semai kahvehanelerindeki şiir meclislerinde de inşâd bir tür şiir eğitimi olarak görülmüştür. Bilhassa topluluk huzurunda okunan didaktik veya hamasî manzumelerin amacına ulaşması ancak inşadın güzelliğiyle mümkündür. Tanzi­mat yıllarından itibaren bunun daha da önem kazandığı ve Encümen-i Şuarâ gibi şiir meclislerinde divan şiirinin yanında Avrupai tarzda yazılmış şiirlerin de inşâd kaidelerine hassasiyet gösterildiği bilin­mektedir. Eski zamanla­rın içkili şiir sohbetlerindeki inşâd gele­neği bu yıllarda da devam eder ve bu tutum, modern Türk edebiyatı eğitimine güzel şiir okuma ku­ralları şeklinde yansır.

İnşadın nitelikleriyle XIX. yüzyılın son­larında yetişen şairlerin inşâd metotları hakkında en geniş bilgileri Ahmed Râsim verir. Onun “tavr-ı inşâd, tarz-ı inşâd, mehâbet-i inşâd” diye adlandırdı­ğı sesli şiir okuma şekilleri, günümüz İle­tişim araçlarında sesli ve görüntülü ka­yıtlar şeklinde devam etmektedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi