İmran bin Husayn Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi -Sahabi-

55

Ebû Nüceyd İmrân b. Husayn b. Ubeyd el-Huzâî el-Ezdî (ö. 52/672) Sahâbî.

Hayber’in fethi sırasında (7/628) babası, kız kardeşi Hırnık ve Ebû Hüreyre ile bir­likte müslüman oldu; daha önce müslüman olduğu da zikredilmiştir. Hz. Peygamber ile beraber gazvelere katılan İmrân, Mekke’nin Fethinde Huzâa kabile­sinin bayraktarlığını yaptı. Kabilesiyle bir­likte yaşadığı İçin Resûl-i Ekrem ile irtiba­tını sürdürdü: sık sık Medine’ye giderek Hz. Peygamber’den. ayrıca Hz. Ebu Bekir, Osman ve Ma’kıl b. Yesâr’dan hadis riva­yet etti. Oğlu Nüceyd ve azatlısı Atâ ile Hasan-ı Basri, Mutarrif b. Abdullah, Ebû Recâ el-Utâridî. Ebü’t-Esveded-Düelî, Muhammed b. Şîrîn, Abdullah b. Büreyde ve Şa’bî ondan rivayette bulunanlardan bazılarıdır.

Basra şehri kurulunca İmrân, halka dinî bilgileri öğretmesi için Halife Ömer tara­fından buraya gönderildi. Daha sonra Hz. Osman’ın Basra valisi Ziyâd b. Ebû Süfyân’ın isteğiyle Bas­ra kadılığına getirildi. Ancak bu görevi sı­rasında haksızlık yaptığı gerekçesiyle ken­disine itiraz edilmesi üzerine görevinden istifa etti. Bununla beraber fetva vermeye devam ettiğinden fetva ehli sahâbîler arasında zikredilmiştir. İm­rân b. Husayn, resmî görevinden ayrıldık­tan sonra hayatını Basra mescidinde ha­dis okutarak geçirdi ve 52 (672) yılında Basra’da vefat etti. Hasan-ı Basri ondan daha değerli bir kişinin Basra’ya ayak basmadığını söylemiştir. İmrân’ın bu şeh­rin kültür ve idari yapısının sağlam te­meller üzerine oturtulmasında büyük emeği geçmiştir. Siyasî açıdan karışık bir dönemde görev almakla birlikte fitneler­den uzak durmayı başarmış. Emevî ida­resi tarafından resmî görevlere getirilme­sine rağmen Hz. Ali’ye karşı sürdürülen iç savaşta yer almamıştır.

Güzel giyinmeyi seven İmrân’ın, “Allah, kuluna verdiği nimetin işaretinin onun üzerinde görülmesinden hoşlanır” mea­linde bir hadis rivayet ettiği ayrıca kaşına, kılıç kuşanmış bir in­san resmi nakşedilmiş bir yüzük taktığı belirtil­mektedir. Takva sahibi, zeki ve yönetici­lik kabiliyetine sahip bir kişi olduğu bili­nen İmrân özellikle sünnete uymanın zo­runluluğu hususunda pek çok hadis nakletmiştir. Hadis rivayet ettiği meclislerde, haber verdiklerinin bir kısmının Kur’an’-da bulunmadığını söyleyen kimselere ah­kâmla ilgili pek çok ayrıntının Kur’an’da yer almayıp sünnetle belirlendiğini, Hz. Peygamber’in emirlerine uyulmasının Kur’an emri olduğunu söylemiştir. Zehebî onun 180 rivayetinin bulunduğunu kaydetmekteyse de  Ahmedb. Hanbel’in el-Müsned’inde 193 rivayeti mevcuttur. Hadislerinden dokuzu Şahîh-i Buhârîve Şahîh-i Müslim’de müştereken, dördü sadece Buhârî ve dokuzu sadece Müs­lim’de yer almaktadır. Abdurrahman Muhammed Sirâc Dirâsâtü merviyyâti’ş-şahâbiyyi’l-celîl ‘İmrân b. Husayn iî Müsnedi’1-İmâm Ahmed b. Hanbel adıyla bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır.