İlya Meçnikov Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

56

MEÇNİKOV, İlya (1845-1916)

Rus biyoloji ve embriyoloji bilgini. Yabancı maddeleri sindirerek vücudun savunma sisteminde önemli rol oynayan hücreleri keşfetmiştir.

16 Mayıs 1845’te Harkov yakınlarındaki İvanov-ka’da doğdu, 15 Temmuz 1916’da Paris’te öldü. Harkov Üniversitesi’ni iki yılda bitirip, 1864’te Almanya’daki Giessen Üniversitesi’nde Rudolf Leuckart (1822-1898) ile bir yıl çalıştıktan sonra, deniz canlıları konusunda temel araştırmaların yapıldığı Napoli’ye giderek omurgasızların embriyon gelişmesini araştırmaya başladı. Almanya’ya dönüp, Göttingen ve Münih üniversitelerinde hazırladığı tezini 1867’de Rusya’daki St. Petersburg Universitesi’ne sunarak doktorasını alan Meçnikov, bu çalışmasıyla Kari Ernst von Baer Ödülü’nü Aleksandr Kovaleski ile bölüştü. Aynı yıl Odessa Üniversitesi’nde göreve başladı, ertesi yıl St.Petersburg Üniversitesi’ne atandıysa da, 1870-1882 arası gene Odessa Üniversitesi’nde ders verdi. 1873’te ilk karısının ölümü, 1880’de ikinci karısının ağır bir hastalık geçirmesi üzerine iki kez intihara kalkışan Meçnikov, 1882’den 1886’ya değin Messina’daki özel bir araştırma merkezinde, yabancı maddeleri sindirerek yok eden hücreler üzerinde incelemeler yaptı. 1886’da Odessa’daki Biyoloji Enstitüsü’nün yöneticiliğini üstlendi, 1888’de de Paris’e yerleşerek yaşamının sonuna değin çalışmalarını Pasteur Enstitüsü’nde sürdürdü. 1906’da Royal Society’nin Copley madalyasıyla ödüllendirilen Meçnikov, bağışıklığa ilişkin çalışmaları nedeniyle de 1908 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü Ehrlich ile bölüştü.

İlk araştırmalarında, basit yapılı canlıların üstün yapılı organizmalarınkine koşut gelişme evreleri geçirdiğini kanıtlamaya çalışan ve bu yolla Danvin’in evrim kuramını da desteklemeyi amaçlayan Meçnikov, çalışmalarını omurgasızların sindirim sistemi üzerinde yoğunlaştırdı. Bu tür organizmalarda embriyonun gelişmesini incelemek amacıyla 1860’larda başladığı araştırmalarının sonucunda, 1882’de, sonraki araştırmalarına temel oluşturacak önemli bir olayı gözlemledi. Saydam denizyıldızı kurtçuğundaki bazı hareketli hücreler, hayvanın vucuduna giren yabancı maddeleri sarıp yutarak sindirebiliyordu. Meçnikov, bu hücrelerin, sindirim görevi üstlenmiş diğer hücreler gibi embriyonun içderi tabakasından (endoderm) değil ortaderi tabakasından (mezoderm) kaynaklandığını, temel işlevlerinin de organizmayı yabancı maddelerden korumak olduğunu buldu. Yunanca “yutar hücre” anlamındaki “fagosit” terimiyle adlandırdığı bu hücrelerin, kan dolaşımı olan üstün yapılı organizmalarda gene embriyonun ortaderi tabakasından kaynaklanan akyuvarların işlevini yüklendiği görüşünü ortaya attı; özellikle supiresi (Daphnia) ve daha karmaşık yapıdaki çeşitli organizmalar üzerinde yaptığı araştırmalara dayanarak, fagositlerin etkinliği (fagositoz) ile akyuvarların önemli rol üstlendiği iltihaplanma arasındaki koşutluğa dikkati çekti. Vücuttaki doğal bağışıklığın, akyuvarlar ve retiküloen-dotelyal doku hücreleri gibi, bakterileri sindirebilen özel hücrelerce üstlenildiğini savunan Meçnikov, bağışıklığın kimyasal niteliğine ağırlık veren hormon kuramını destekleyen araştırmacılarla uzun yıllar süren tartışmalara girmiş, sonraki bulgular her iki görüşün de bir ölçüde geçerli olduğunu göstermiştir.

Doğal savunma mekanizmaları, bulaşıcı hastalıklar, karşılaştırmalı embriyoloji gibi konularda temel katkıda bulunan Meçnikov, Roux ile birlikte, o güne değin yalnız insanlarda rastlanılan frenginin maymunlarda da görülebileceğini kanıtlamış, böylelikle deneysel araştırmaya açılan bu alanda tedaviye yönelik çalışmalar da yapmıştır. Son yıllarında yaşlanma sürecini araştıran, bakterilerce, özellikle de bağırsaklardaki mikroorganizma florasınca üretilen zararlı maddelerin vücudu yıpratarak yaşlanmaya neden
olduğunu ve ölümü çabuklaştırdığını savunan Meçnikov, dengeli bir beslenme ve düzenli bir yaşam biçimiyle insanların 120-130 yıl yaşayabileceklerini ileri sürmüş, bu amaçla besinde yoğurt ve benzeri süt ürünlerine ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi