II. Kılıçarslan Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

31

Kılıcarslan II (ö. 588/1192) Anadolu Selçuklu sultanı (1155-1192).

Sultan I. Mesud’un büyük oğludur. Ba­bası Elbistan’ı fethedince buraya veliahdı Kılıcarslan’ı melik tayin etti (539/1144). Keysûn (Göksün) ve Maraş’a akınlar dü­zenleyen (541/1147) Kılıcarslan, Bizans İm­paratoru I. Manuel Komnenos’un saldırı­lan ve II. Haçlı Seferi’nin başlaması sebe­biyle başarıya ulaşamadı. Ardından ba­basının Artuklular ve Zengîler’Ie birlikte Kuzey Suriye’deki Haçlılar üzerine düzen­lediği sefere katıldı ve Maraş’ın Haçlılar’-dan alındığı seferde hazır bulundu (544/ 1149). Bir yıl sonra onun da katıldığı se­fer sonunda Keysûn, Behisni ve Ra’bân ele geçirildi. Ayıntab (Antep) ve Tel Bâşir’in kuzeyindeki yeni fethedilen yerleri de Kı-lıcarslan’ın idaresine bırakan Sultan Mesud. Rebîülevvel 550’de (Mayıs 1155) öle­ceğini hissedince ülkeyi üç oğlu arasında taksim etti. Kılıcarslan’ı Konya’da sultan ilân edip tahta çıkardı ve başına taç koyup önün­de eğildi Küçük oğ­lu Şahin Şah’a Ankara, Çankırı ve Kasta­monu’yu, damadı Dânişmendli Yağıbasan’a (Yâkub Arslan) Sivas ve çevresini, di­ğer damadı Dânişmendli Zünnûn’a Kay­seri ve civarını verip Sultan Kılıcarslan’a itaat etmelerini sağladı. Ortanca oğlu Devlefe ise (Dolat) hangi şehirlerin bıra­kıldığına dair bilgi yoktur.

Sultan Mesud’un ölümünün ardından kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı. Dev­let yakalanarak bertaraf edildi. Şahin Şah Ankara ve Çankırı taraflarına kaçtı. Yağıbasan, yeğeni Kayseri hâkimi Zünnûn. Şahin Şah ve diğer Dânişmendli emirleri Kılıcarslan’a karşı ittifak oluşturdular. Bi­zans İmparatoru Manuel de onları des­tekledi. Yağıbasan. Kayseri’yi ele geçirip şehirde yaşayan çok sayıda hıristiyanı kendi hâkimiyet bölgesine şevketti. Bunun üzerine Kılı­carslan Yağıbasan’a karşı yürüdüyse de din adamları araya girip savaşı önlediler. Bir süre sonra Yağıbasan bu defa Elbis­tan’a saldırıp 70.000 kişiyi kendi ülkesine götürünce Kılıçarslan ikinci defa hareke­te geçti. İki ordu savaşa hazırlanırken din adamları yine araya girerek taraflar ara­sında bir antlaşma imzalanmasını sağla­dılar. Antlaşma Kilıcarslan lehine bazı maddeler içeriyorsa da sürgün edilen halkın iadesiyle ilgili bir hüküm yoktu. İbnü’l-Kalânisî, Kılıcarslan’ın Şaban 580 de (Ekim 1155) Aksaray yakınlarında Yağıbasan üzerine hücuma geçtiğini ve Dânişmendliler’i bozguna uğrattığını kay­dederken muhtemelen bu olaydan bah­setmektedir.

Kılıcarslan’ın Dânişmendliler’le müca­delesini fırsat bilen Atabeg Nûreddin Mahmud Zengî, Ramazan 550’de Anadolu Selçukluları’nın hakimiye­tindeki Ayıntab ile Ra’bân’ı ve diğer bazı şehir ve kaleleri ele geçirdi. Ertesi yıl Kilikya Ermeni hâkimi II. Thoros’un kardeşi Stefan Maraş’ı yağmala­yarak tahrip etti. Sultanın bölgeye hareketi üzerine Stefan, Maraş-Elbistan ara­sındaki Pertus Kalesi’ni Selçuklular’a bı­rakıp ilişkilerini düzeltti. Bu olayın ardın­dan Atabeg Nûreddin’e bir mektup gön­dererek babasının belirlediği sınırlara te­cavüz ettiğini söyledi ve ele geçirdiği top­raklan geri vermesini istedi. Nûreddin’-den olumlu cevap alamayınca Ermeniler, Haçlılar, Dânişmendli Zünnûn ve Nûred-din’in kardeşi Nusretüddin Emîr-i Mîrân ile ona karşı bir ittifak oluşturdu. Ayintab’ı zaptedip Ra’ban üzerine yürüdü. Bu sırada Kudüs kralı ile Antakya Prinkepsi Nûreddin’in topraklarına saldırınca Nû­reddin işgal ettiği yerleri Kılıcarslan’a ve­rip Halep’e çekildi (552/1157).