İbrahim Serbestoğlu – Canik Sancağı’nda Tarımsal Kalkınma Teşebbüsü (1860-1870)

İbrahim
Serbestoğlu –
Canik Sancağı’nda Tarımsal Kalkınma Teşebbüsü (1860-1870)

Osmanlı Devleti 19. yüzyılın ortalarından
itibaren ziraat bürokrasisini oluşturarak tarımsal üretimi arttırmayı
amaçlamıştır. Bu bağlamda 1838 yılında Hariciye Nezareti bünyesinde Ziraat ve Sanayi
Meclisi kurulmuştur. Ziraat alanında bir başka kurum ise yine 1840’larda
kurulan Nafia Hazinesi’dir. 1846’dan itibaren Nafia Sermayesi adıyla bütçede de
yer verilmiş olup halkın kredi ihtiyaçlarıyla birlikte yol ve köprü yapımındaki
harcamaların karşılanması planlanmıştır.

1863’te Ziraat Fırkası kuruldu. Ziraat Fırkası,
tarımın geliştirilmesi için çalışmalar yapacaktı.

Tarımsal kalkınmanın devlet politikası haline
gelmesiyle taşra idarecileri deneme yaptıkları veya üretimine başladıkları
ürünleri İstanbul’a bildiriyorlardı.

Halka bazen ücretsiz bazen de düşük ücretle verilen
tohum ve fidanlar dağıtıldı (s. 121).

Canik
Sancağı’nda Tarımsal Üretim

15. yüzyılda buğday ile arpa Canik
Sancağı’nda üretilen önemli tarım ürünleridir. Bunlara 16. yüzyılda gâvers
(surat darısı) ve yulaf da eklenmiştir. Bostan, sarımsak, soğan, meyveyle
birlikte kestane ve fındık da Osmanlı klasik döneminde Canik Sancağı’nda
yetiştiriliyordu. Lazod denilen mısır ise az da olsa yetiştirilmektedir.
Baklagillerden mercimek, nohut ve bakla yetiştirilen diğer tarım ürünleridir.

Osmanlı döneminde Samsun, Bafra ve Ünye’de
yetiştirilen bir diğer ürün de pamuk’tur. …zeytin üretimi ise yalnızca Canik
Sancağı’nın merkezi olan Samsun’da kayıtlara geçmiştir. Su kaynaklarının bol
olduğu bölgede pirinç üretimi için özel düzenlemeler yapılmıştır. Pirinç Arım,
Terme, Samsun, Bafra ve Satılmış’ta üretilmiştir.

Canik Sancağı’nı önemli kılan bir başka tarım
ürünü de keten ve kenevirdir.

19. yüzyılın ortalarından itibaren Canik
Sancağı’nda (…) tütün ön plana çıkmıştır.

19. yüzyılın ortalarında Canik’te pirinç,
zeytin, buğday, arpa, mısır, yulaf, fasulye, elma, armut ve kiraz gibi birçok
ürün yetiştiriliyordu (s. 122-123).

Harita: Canik Sancağı Tarım Ürünleri / BOA,
Y.PRK.BŞK, 68/84

1860’ların başında Amerikan iç savaşı
(nedeniyle) pamuk fiyatları yükseldi.

Meclis-i Meabir bir rapor hazırladı. Rapora
göre dünyanın en çok pamuk üreten ülkesi Amerika, tüketen ülkesi de İngiltere
idi. Amerika ihracatının yarısını pamuktan, İngiltere ise %30’unu pamuk
ürünlerinden karşılıyordu (s. 123).

Osmanlı yönetimi öncelikle yerli pamuğun
ıslahı yoluna gitti. Ardından Mısır ve İngiltere’den Amerikan pamuk tohumu
getirildi.

Canik Sancağı’na teftiş için Meslis-i Vala
azası Ali Rıza Efendi görevlendirildi.

Pamuk üretimi için başta Bafra ve Çarşamba
olmak üzere toplam 1.913 dönüm arazi tespit edildi.

1.913 dönüm arazinin her dönümü için 6’şar
kıyye tohumun kullanılacaktı. Toplam 11,478 kıyye Amerikan pamuğu tohumu
İstanbul’dan talep edildi (s. 124).

Rıza Efendi’nin tarımsal kalkınma adına Canik
sancağında yaptığı projelerin uygulamasında zorluklar yaşanıyordu.

Samsun ve Çarşamba’da ekilip tecrübe edilen
şeker kamışı gayet kuvvetli ve şıralıdır.
Eğer
şeker fabrikası kurulursa şeker kamışı üretiminin bölgenin kalkınmasında
faydalı olacağı öngörülüyordu.

Şeker fabrikasının kurulması için de
tüccardan Kerkiyan Hoca Serkez’le görüşme yapılmıştı.

Sonraki yıllara bakıldığında fabrika kurma
girişiminden olumlu sonuç alınamadığı görülmektedir. Üstelik 1885-1890 yılları
arasında Samsun’daki tarım ürünleri arasında pamuk ve şeker kamışının
bulunmaması da bu iki ürünün üretiminin girişim boyutunda kaldığı anlaşılıyor.

Samsun, Çarşamba, Terme, Ünye, Fatsa ve
Bafra’da ham ipek üretilmektedir.
İpekler
eski mancınıklarla çekildiğinden telleri kalın ve pürüzlüdür (s. 125).

Rıza Efendi ve ekibinin projelendirdiği
ürünler hemen yetiştirilmeye başlanırsa Canik sancağının geliri üç katına
çıkacağı hesaplanıyordu.

Yeni ürünlerin üretimine iki şey mani
olmuştur. Birincisi halkın maruz kaldığı zorluklardı. Çiftçiler, tefeci ve
deruhtecilere borçluydular.

Tefeciler mahsullerini halkın elinden yok
pahasına alıyordu. İkinci engel ise mevcut alışkanlıklardı. Halk yararını görmedikçe
alışkanlıklarını değiştirmiyordu (s. 126).

Serbestoğlu, İbrahim. (2013), “Canik Sancağı’nda Tarımsal Kalkınma
Teşebbüsü (1860-1870)
,” Tarih
Boyunca Karadeniz Ticareti ve Canik
, Cilt: 1, Ed. Osman Köse, Canik
Belediyesi Kültür Yayınları, Samsun