İbn Tufeyl

İbn
Tufeyl
(1006-1185)

Tabib ve fakihtir. İbn Bâcce’nin kitapları
onun eğitiminde önemli bir rol oynamıştır.
Felsefesi
hakkında bilgi edindiğimiz tek eser Hay b. Yakzân’dır. Bu eserde İbn Tufeyl
Fârâbî, İbn Bâcce ve kısmen İbn Sînâ’yı eleştirir.
Sunduğu hikâye çerçevesinde din-felsefe ilişkilerini ve
insanın mutluluğa nasıl ulaşacağını tartışır.

İbn Tufeyl’e göre sadece akıl yürütme ve
araştırma en yüksek yetkinlik derecesine ulaşmak için yeterli değildir. İnsanın
duygu dünyasında yaşamış olduğu manevi tecrübeleri ihmal edilmemelidir. Onun
düşüncesinde müşahede, zevk, huzur ve ruhi tecrübe önem kazanır.
Ona göre Gazzâlî müşahede ve huzur hallerini yaşamış ve
böylece en yüce mutluluğa erip, kutsî mertebelere ulaşmıştır.

Hay
Bin Yakzân

Hay ıssız bir adada hayata gelen bir insanı
temsil etmektedir.

Hay adada, duyu, gözlem, deney, doğayı taklit
ederek, tikel mukayeseler ile akıl yürütmeyle varlığını devam ettirir.

Hay ihtiyaçları ortaya çıktıkça ameli
aklını kullanılır araçlar ve teknikler icad eder. Bu şekilde yaşamına devam
eden Hay varlığı keşfetmeye çalışır. Akıl yürütmeleri sonucunda tabiatı,
evrendeki bütünlüğü, gayeliliği, düzeni ve hikmeti keşfeder.
İbn Tufeyl evreni büyük bir canlı olarak tasavvur eder. Hayy
tabiattan yola çıkarak yaratıcı Tanrı fikrine ulaşır. İbn Tufeyl’e göre
bozulmamış bir insan aklı metafizik âlem hakkında bilgilere ulaşabilir. Hay,
evreni tam bir organik bütünlük olarak kavradığında onun bir yaratana muhtaç
olduğunun da farkına varır.
Hay Tanrı hakkında Onun
en mükemmel varlık olması ve her türlü eksiklikten uzak olması gerektiği
sonucuna varır.

Hay ölüm, öte dünya ve öte dünyadaki
mahiyeti hakkında da muayyen sonuçlara varır. Hikâyede Hay yandaki komşu adadan
gelen Absal ile tanışır. Bu tanışmayla beraber İbn Tufeyl kurumsallaşmış din
ile felsefe ilişkilerini analiz eder.
Hikâyenin
son bölümünde gerçek anlamda bir din felsefesi tahlili yer almaktadır.

Absal dini öğretinin zahiri yönüyle
yetinmeyip bâtınî yönlerini de araştırmıştır. Hikâyedeki Salaman ise Absal’ın
arkadaşı ve dindaşıdır. Fakat Salaman dinin sadece zahiri yönleriyle yetinmekte
olan abid ve dindar bir kişidir. Absal ve Salaman tiplemeleri dinin farklı
anlaşılma ve yaşanma biçimlerini temsil eder. Hayy’ın kendi başına ulaştığı
hakikatlerle Absal’ın sufi tecrübeleriyle ulaştığı yorumlar arasında hiçbir
fark yoktur.



İbn Tufeyl’in Batı’ya etkisi

Latinlerce Abubacer veya Aben Tofal olarak
tanınır.

Spinoza, Hayy bin Yakzan’ı Hollanda diline
tercüme etmiştir.

Hayy b. Yekzân’ın Batı dillerine
tercümesinden sonra İbn Tufeyl, Avrupa’da dini ve felsefî düşüncede devrim
yarattı. Naturalizm ve amprizm cereyanlarının doğuşunda büyük rolü oldu ve
Aydınlanma felsefesine çıkış imkânı sundu.

Emprizmin ve Asosyonalizm’in babası sayılan
John Locke, bu kavramlar üzerine inşa ettiği yeni bilgi teorisini İbn Tufeyl’in
fikirlerine borçludur.

İngiltere’deki “Kuaker” mezhebinin
salikleri bu eseri adeta dini kitapları olarak benimsemişlerdi. David Hume’un,
“Tabii din” teorisinde de İbn Tufeyl’in etkisi görülür.

“Adasal Roman” diye adlandırılan bilimsel
roman türleri, Hayy b.Yekzân’ı örnek alarak almıştır. Bunlar arasında Francis Bacon’ın
Yeni Atlantis’i, Thomas Morus’un Ütopya’sı, Daniel Defoe’nin Robinson Crusoe’su
vardır.



İSLÂM DÜŞÜNCE TARİHİ

Editör: Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar

Anadolu Üniversitesi Yayını, Yayın No: 2070

Eylül 2010, Eskişehir