I. Mustafa Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Ansiklopedik Bilgi

21

I. Mustafa (ö. 1048/1639) Osmanlı padişahı (1617-1618, 1622-1623).

Muhtemelen 1000 (1591-92) yılında ba­bası III. Mehmed’in Saruhan sancak beyi olarak bulunduğu Manisa’da doğdu. Aba­za asıllı olan annesinin adı bilinmemekte­dir. Babasının 1003’te (1595) tahta cülus için Manisa’dan ayrılmasının ardından di­ğer kardeşleriyle birlikte İstanbul’a götü­rüldü. İlk temel eğitimini sarayda aldı. Ken­disinden birkaç yaş büyük olan kardeşi Ahmed’in on dört yaşında tahta çıkması üzerine hanedanın geride kalan tek erkek üyesi olduğu ve yeni padişahın henüz bir erkek vârisi bulunmadığından hayatına dokunulmadı. Bunda III. Mehmed’in on do­kuz kardeşini katlettirmesinin nefretle karşılanmasının da etkisi vardır. Daha sonra padişahın oğulları dünyaya gelince hayatı tehlikeye girdiyse de o sırada saray­daki siyasî çekişme yanında şehzadelerin küçük yaşta olması ve daha o yıllarda be­liren aklî zafiyeti sebebiyle kendisine yöne­lik bir harekete girişilmedi. Bazı yabancı kaynaklarda I. Ahmed’in onu birkaç defa öldürtmeye teşebbüs ettiği fakat vaz­geçtiği kaydedilir. Venedik elçisi Contarini’nin 1612 tarihli bir raporunda padişa­hın bu niyetini ilkinde aniden rahatsızlan­ması, ikincisinde büyük bir fırtına patlak vermesiyle ertelediği belirtilir. Bu dönem­de onun sarayda çok sıkı gözetim altında tutulması psikolojik durumunu daha da sarsmış, aklî dengesinin bütünüyle bozul­masına yol açmıştır.

I. Ahmed’in beklenmedik şekilde genç yaşta vefatı Mustafa’ya taht yolunu açtı. Kaynaklarda, Şeyhülislâm Hocazâde Esad Efendi’nin geçerli veraset usulünün dışı­na çıkarak kaymakam Sofu Mehmed Paşa ile birlikte diğer devlet ileri gelenlerini de yanına çekip I. Ahmed’in büyük oğlu Os­man dururken kardeşini tahta çıkartması mevcut saltanat sisteminde bir değişme olarak yorumlanmış ve şiddetle eleştiril­miştir. Dönemin tarihçilerinden Mehmed b. Mehmed Edirnevî, “ehl-i ilimde tecrü­besiz ve sâdedil” olan şeyhülislâmın gay­retleri sonucu kararın ittifakla alındığını, ancak Osmanlı veraset sisteminde tahtın kardeşe değil oğula mahsus bulunduğunu belirtir. Peçuylu İbrahim ise yetişkin bir şehzade varken bir çocuğun tahta çı­karılmasının halk arasında iyi karşılan­mayacağı düşüncesiyle hareket edildiği­ni ve Kızlar Ağası Mustafa Ağa’nın kendi çıkarı için aklen zayıf olan Mustafa’nın ile­ride düzelebileceği yolunda telkinlerle cü­lus kararını etkilediğini yazar. Ayrıca I. Ahmed’in zevcelerin­den Kösem Sultan’ın kendi oğullarına taht yolunu açmak için Osman’ın padi­şahlığını engellemek maksadıyla Musta­fa’yı tahta çıkaran grubun içinde yer aldı­ğı rivayet edilir.