Hz. Muhammed -Liderliği, Siyasi, Askeri Kişiliği, Liderlik Özellikleri- Hakkında Bilgi

20

Resûlullah’ın peygamberlik misyonu, ferdî ve manevî hayat kadar maddî ve içtimaî ha­yatın da mükemmellik ölçüsünü ortaya koymayı ve her iki alanda İnsanlara kıla­vuzluk yapmayı kapsamaktadır. Müslü­manlar bu inanca sahip olmakla birlikte Kur’an ve Sünnet’in ilkeleri ışığında ma­nevî olgunluğu, erdemli bir ferdî hayat kadar düzenli ve huzurlu bir sosyal hayat için de ulaşılması gereken bir amaç ola­rak gördüklerinden teorik plandaki ilgi­leri daha çok onun ferdî ve manevî haya­ta kılavuzluğu üzerinde yoğunlaşmış ve sîretiyle ilgili literatür de bu yönde geliş­miştir. Batı dünyasında ise din ile hayatın maddî alanlarını birbirinden ayıran yay­gın telakki çerçevesinde peygamberliğin yalnızca ferdî ve manevî hayata kılavuzluk şeklinde kabul edilmesi. Resûl-i Ekrem’in sosyal misyonu ve tarihî rolünün kavran­masında karşılaşılan ciddi zorlukların ba­şında gelmekte ve dolayısıyla Resûlullah sosyal ve siyasal hayata fazlaca yönelmiş görülmektedir. Bir diğer problem de Batı’nın yüzyıllar boyunca karşı karşıya kal­dığı ve savaştığı rakip bir uygarlığın kuru­cusu olarak Hz. Peygamber hakkında Or­taçağ boyunca teşekkül eden ön yargılar­dan ve menfi tasavvurdan hâlâ kurtula­mamış olmasıdır.

Resûl-i Ekrem’in olağan üstü başarısı iki farklı bakış açısına göre izah edilmeye çalışılmıştır. Birincisi, Allah tarafından peygamber olarak seçildiği ve dolayısıyla başarısının ilâhî kaynaklı olduğu, ikincisi başarısının tarihî ve diğer tecrübî sebep­lere dayandığı, özellikle dikkat çekici lider­lik vasıflarının ve karizmatik şahsiyetinin bu konuda etkisinin bulunduğu şeklinde­dir. İlki genelde din âlimleriyle diğer ina­nanların, ikincisi Batılı araştırmacılarla tarihçilerin takip ettiği yoldur. Onun Kur-‘an’da vurgulanan örnek kişiliğiyle ta­rihî kişiliğini yansıtan bu iki yönü bir­biriyle çelişmeyip her biri kendi araş­tırma yolunu ve analiz yöntemini İzle­yen iki ayrı sorgulamayı gerektirir. Al­lah’ın elçisine yardım ve desteği bir mü­min için açık ve tartışılmaz olmakla bir­likte Resûluliah’ın başarısını izahta sahip bulunduğu üstün vasıfları gözardı etmek, onun bir insan olarak büyüklüğünü sade­ce ilâhî mesajı nakleden önemsiz bir va­sıta seviyesine düşürme tehlikesini taşır Bu durumda getirdiği mesajı bizzat anlayıp yaşayarak insanlara gösterme ve toplumu dönüştürme mis­yonunu, sosyal hayattaki kılavuzluk rolü­nü kavramada da zorlukla karşılaşılır.

Hz. Peygamber çeşitli âyetlerde belir­tildiği üzere diğer insanlar gibi bir insan­dır.[İsrâ 17/93; Kehf 18/110; Fussılet 41/6] Fakat insanlara örnek olduğuna [Ahzâb 33/21] yüksek bir ahlâk üzere bu­lunduğuna [Kalem 68/4] Allah’ın lütuf ve esirgemesine nail olduğuna, kendisine hikmet bahsedildiğine[Nisâ 4/113; İsrâ 17/39,87] ilim verildiğine [Bakara 2/I45;Âl-i İmrân 3/61: Ra’d 1 3/37] ka­ba ve kat: yürekli olmadığına [Âl-i İmrân 3/159] insanlardan korunduğuna [Mâide 5/67] ilâhî yardımla desteklendiğine [Enfâl 8/62; Tevbe 9/40; Feth 48/ 3] ilâhî gözetim ve koruma altında bu­lunduğuna [Tûr 52/48] hidayete, dos­doğru yola erdirildiğine [En’âm 6/161; Yâsîn 36/4; Zuhruf 43/43; Feth 48/2; Hac 22/67; Duhâ 93/7] hak ile gön­derildiğine [Bakara 2/119; Nisâ 4/170; Fâtır 35/24] kendisine huzur ve gü­ven duygusu verildiğine [Tevbe 9/26, 40; Feth 48/26] göğsünün açılıp genişletildiğine [İnşirâh 94/1] Allah’ın ve meleklerin ona salât okuduğuna [Ahzâb 33/56] müminlere karşı çok şefkatli ve merhametli olduğuna [Tevbe 9/128] dair âyetler yanında hadis ve siyer kay­naklarında da belirtildiği gibi diğer insan­lardan farklı bir kişilik ve birikime sahip bulunduğu, üstün vasıflarla donatıldığı, başarısının temelinde vahyin bulunduğu ve toplumu bunun kılavuzluğunda yö­nettiği şüphesizdir. Bu çerçevede güçlü ve sağlıklı bir vücut yapısı, derin bir sezgi, anlayış ve kavrayış kabiliyeti, sağlam bir hafıza, etkili hitabet, ihlâs, sabır, cesaret, hilim, cömertlik, haya, iyi geçim, şefkat ve merhamet, vefa, tevazu, adalet, ema­net, iffet, doğruluk gibi üstün niteliklere sahipti.