Hüseyin Kazım Kadri Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

31

Hüseyin Kâzım Kadri (1870-1934) Türk fikir adamı, Türk Lügati adlı eseriyle tanınan müellif.

İstanbul Beylerbeyi”nde doğdu. Babası Trabzon valilerinden Kadri Bey’dir. İlk öğ­renimine Beylerbeyi Sıbyan Mektebi’nde başladı. Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi’ni bitirdi. Mülkiye Mektebi’nin idâdî kısmına kaydolmasına rağmen babasının Aydın vilâyeti defterdarlığına tayin edilmesi üzerine İstanbul’dan ayrılarak ailesiyle İzmir’e gitti. Burada İngiliz Ticaret Mek-tebi’nden mezun oldu. Özel hocalardan Arapça ve Farsça dersleri aidi; fen bilim­leri tahsil etti. Türk Lügati’ni yazmaya karar verdikten sonra Yunanca ve Latince öğrendi. Merak duyduğu ziraatçılık ko­nusundaki bilgilerini geliştirmek için bir ara Almanya’ya gitti.

Hüseyin Kâzım ilk resmî görevine Ay­dın Vilâyeti Muhasebe Kalemi’nde başla­dı (1887). Burada bir yıl kadar çalıştıktan sonra istifa etti. Ailesi İstanbul’a dönün­ce Maliye Nezâreti Mektûbî Kalemi’ne gir­di (1890). Bir müddet sonra Hariciye Nezâ­reti Umûr-ı Şehbenderî Kalemi’ne geçti (1895); bir süre Dârüşşafaka’da astrono­mi hocalığı yaptı. Ardından Tiflis şehben­derliğine tayin edildiyse de annesi rızâ göstermeyince daha Önce çalıştığı mali­yedeki görevine döndü. 1902’de bu göre­vinden de ayrılarak II. Meşrutiyet’in ilânı­na kadar resmî görev almadı. Mücadeleci bir mizaca sahip oluşu sık sık görev değiş­tirmesine sebep oldu. Bir ara Tevfık Fik­ret ve Hüseyin Cahit’le Yeni Zelanda’ya gi­derek bir köy kurup orada yaşamak te­şebbüsünde bulundu; fakat hükümetin durumdan haberdar olması yüzünden bu düşünce gerçekleşmedi. II. Meşrutiyef-ten sonra yine Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit’le Tanin gazetesini çıkardı. Meşru­tiyet’in ilânından önce girdiği İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidara gelmesiyle kendisine birçok görev teklif edildi. Canik (Samsun) mutasarrıflığı ve Beyrut def­terdarlığına tayin teklifini kabul etmedi. Ardından Siroz mutasar­rıflığı (1909), Halep valiliği (1910), İstan­bul şehreminliği (1911) ve İstanbul vali vekilliği gibi görevlere getirildi. 1912’de Selanik valisi oldu. Aynı yılın nisan ayında yapılan seçimlerde Saruhan (Manisa) san­cağı mebusu seçildi. Kısa bir süre sonra tekrar Selanik valiliğine tayin edildiyse de 1912 yılının Ağustosunda bu görevden ayrıldı.